YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2901
KARAR NO : 2023/3434
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
…
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1370 E., 2023/99 K.
…
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/290 E., 2022/433 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, ölen babasından dolayı aldığı ölüm aylığının boşandığı eski eşi ile birlikte yaşadığından bahisle kesildiğini ve ödenen aylıkların da borç olarak tahakkuk ettirildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığını ileri sürerek ölüm aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, ödenen aylıklar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yapılan denetim sonucu davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini, Kurumca yapılan işlemlerde hukuka aykırı bir yön bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum denetmelerince yapılan inceleme ve tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu, bununla birlikte denetmenin bir kısım ifadelerden yola çıkarak davacı ile eski eşinin birlikte yaşadığı kanaatine vardığı ancak mahkememizce celp edilen adres kayıtları, seçim kayıtları ve diğer abonelik bilgileri baz alındığında davacı ile eski eşinin birlikte yaşadıklarına ilişkin herhangi bir resmi ve yazılı emarenin bulunmadığı, dinlenen davacı tanıklarının davacı ile eski eşinin ayrı yaşadıklarını beyan ettikleri, denetmene ifade veren … ile …’ın da ifadelerinde davacı ile eski eşinin birlikte yaşayıp yaşamadıklarını bilmediklerini söyledikleri, hatta tanık …’in davacının evinin, kendi dükkanının üst katında olduğu, 17 yıldır bu dükkanı çalıştırdığını, davacının evinin kapısını bir kere yukarıdan su aktığı için çaldığını, bunun dışında bunların evine çıkmadığını beyan ettiği, davacının evinin bulunduğu … Mahallesi Muhtarı …’nın da beyanın da açıkça davacının 2006 yılından beri aynı zamanda kendisine komşu olarak oturduğunu, davacının yanında başka bir erkek görmediğini ve duymadığını, boşanmış olduğunu bildiğini, biri ile yaşasa mutlaka kulağına geleceğini beyan etmesi karşısında davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığına yönelik herhangi bir delil bulunmadığı, kurum denetmenin yapmış olduğu incelemenin de bu itibarla yetersiz olduğu, bu sebeple kurum işleminin iptali gerektiği ve davacının taleplerinde haklı olduğu kabul edilip davacının davasının kabulü ile, davacının babasından aldığı ölüm aylığının kesilmesine ilişkin davalı kurum işleminin İptali ile davalı kurumca kesilen ölüm aylığının kesilme tarihinden itibaren davacıya yeniden bağlanarak ölüm aylıklarının kesilme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin ve ölüm aylığının iptali sebebiyle davacının kuruma herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; müfettiş raporunun aksinin yazılı delillerle kanıtlanamadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; yaptırılan kolluk araştırması sonucunda davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşamadıklarının tespit edilmesi, davacı ile boşandığı eşinin farklı adreslerde kayıtlı bulunmaları ve farklı adreslerde oy kullanmış olmaları, boşandıktan sonraki dönemde fiilen birlikte yaşamaya devam ettiklerini gösterir güç ve nitelikte somut, yeterli ve inandırıcı hiçbir delil bulunmaması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Kurumun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvurusu ile aynı sebepleri belirterek, davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 1 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Kurumca yersiz ödeme tahakkuk ettirilen dönemde davacının eski eşinin ikamet ettiği adreslerden zabıta araştırması ile komşu tanıklar tespit edilerek, davacının eski eşi ile birlikte yaşayıp yaşamadığı konusunda beyanları alınmalı, ayrıca mahalle muhtar ve azaları dinlenilmeli, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin medula kayıtları celp edilerek, davalı ve eski eşinin hangi adresleri bildirdikleri incelenmeli, elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan … ile Üyeler …, … ve …’ün oyları ve oyçokluğuyla, 30.03.2023 tarihinde karar verildi.
(M)
…
KARŞI OY GEREKÇESİ
1. Somut uyuşmazlıkta, davacı kadın 2005 yılında eşinden boşanmıştır. Davacı-karşı davalı kadına boşanma kararı verildikten sonra ölen babasından dolayı bağlanan yetim aylığı 2020 yılında yapılan denetim sonrası fiili birliktelik nedeni ile 2008-2019 yılları için 5510 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesi uyarınca ödenen aylıkların yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarılmıştır.
2. Dairemizin 07.10.2021 tarih ve 2021/7072 Esas, 2021/11762 Karar sayılı ilamında yazılan karşı oy gerekçelerimde belirttiğim gibi davacı boşandığında 506 sayılı kanun yürürlüktedir. 5510 sayılı Kanun’un 5754 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik geçici 1 inci maddesi uyarınca kesilmede 506 sayılı Kanun uygulanmalıdır. Anılan kanunda ise boşanılan eş ile birlikte yaşama olgusu bir kesilme nedeni olarak düzenlenmemiştir. 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinden önce gerçekleşen boşanma olgusuna uygulanması olanağı, önceye etki yasağı nedeni ile olanaklı değildir.
3. Çoğunluğun önceye etki yasağı ilkesine aykırı olarak, lafzi yorum ve sigortalı aleyhine yorumu benimseyerek, sonradan gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak salt birlikte yaşama ve boşanan eşin desteğini alma koşulunu yeterli kabul etmesi, Kanunun ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçelerine aykırıdır.
4. Açıklanan bu gerekçelerle mahkeme kararının bu gerekçe ile onanması gerekirken, fiili birlikteliğin araştırılması yönünde bozulması görüşüne katılınmamıştır.