Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/7707 E. 2023/4153 K. 18.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7707
KARAR NO : 2023/4153
KARAR TARİHİ : 18.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/192 E., 2015/773 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12. 2015 tarihli ve 2015/192 Esas, 2015/773 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 3 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.10.2020 tarihli ve 2016/68763 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin sanığın kusurunun tali kusurlu olmasına rağmen verilen temel cezanın fazla olduğuna, mahkemece alınan bilirkişi raporunun keşif üzerine alınmadığına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık … ‘ın sevk ve idaresindeki … plaka sayılı otomobiliyle 22.03.2015 günü saat 19:00 sıralarında gece vakti, Çanakkale yönünden İzmir istikametine seyir halindeyken 23. km ye geldiğinde 2. Nizamiye Hava Lojmanları karşısına geldiğinde aracı ile ışıklı kavşaktan geçişini yaparken aracın ön sol ve ön cam kısımları ile lojmandan çıkarak yolun karşısına geçmeye çalışan …’e çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir.

2. Kaza tespit tutanağı ve mahkemece trafik bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “hızını kavşağa yaklaşırken azaltmamak” kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu, ölen yaya …’in 2918 sayılı Kanun’un 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerdeki geçitlerde yayalar için ışıklı işaret olduğu halde bu işaretlere uymamak” kuralını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

3. Sanık aşamalarda alınan savunmalarda trafik lambasının yeşil ışığının kendisine yandığını, hızının 70-80 km hızla gittiğini, iki yayanın karşıdan karşıya yolun solundan sağına doğru geçmek üzere olduklarını gördüğünü aracını yavaşlattığını sellektör yaparak uyardığını ve manevra olarak sağa doğru aracı kaçırdığını ancak kazaya engel olamadığını beyan ettiği, tanık …’ ın beyanlarında ablası ile karşıdan karşıya geçmek üzereyken bir aracın hızla gelerek ablasına çarptığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tali kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirim uygulanma gerekçesinin yerinde olduğu anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Kaza tespit tutanağı ile trafik bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunun kesin bir şekilde tespit edildiği, gerekli delillerin toplandığı, oluşa ilişkin şüphe bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının, mahkemece lehe hükümlerin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında, sanığın suç işleme hususundaki eğilimine göre ileride suç işlemekten çekineceği konusunda Mahkemece kanaat oluşmaması gerekçe gösterilerek sanık hakkında verilen hapis cezasının seçenek yaptırımlarına çevrilmemesine, ertelenmemesine ve verilen cezaya yönelik olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin soyut ve dosya kapsamı ile uyumlu olmayan gerekçelerle karar verilmesi hukuka aykırı bulunuş ve bozma sebebi yapılmıştır.

4.Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin, 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemesinde hukuka aykırılık bulunmuştur.

5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaralı bentlerle açıklanan nedenlerle Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12. 2015 tarihli ve 2015/192 Esas, 2015/773 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2023 tarihinde karar verildi.