Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/10046 E. 2023/4181 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10046
KARAR NO : 2023/4181
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/201 – 2015/487
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/201 Esas, 2015/487 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun’un 65 inci maddesinin son fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62, 51 inci maddenin birinci ve üçüncü birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.10.2020 tarihli, 2016/93618 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanık müdafinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine, sanığın atılı suçu kasten işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
“Sanığın eyleminin koruma, uygulama ve denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın tadilat yapmak, izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunmak eylemini oluşturduğu, her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı Yasanın 65/1 maddesinden dava açılmış ise de, sanığın eyleminin 2863 sayılı Yasanın 65/son fıkrasında belirtilen izin almaksızın tadilat yapmak, ve izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunmak suçunu oluşturmakla sanığa 2863 Sayılı Yasanın 65/son maddesi gereğince ek savunma hakkı verilmekle, sanığın ilgili kurullardan izin almaksızın duvarlara ve tabana 30 cm yüksekliğinde taşları döşemek suretiyle fiziki müdahalede bulunduğu, her ne kadar eski hale mevcut ise de, suçun tamamlandığı anlaşılmıştır.”

2. Selçuk Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü görevlileri tarafından yapılan kontroller sonunda düzenlenen 06.11.2014 tarihli yapı tatil zaptı ile yapının zeminine ve duvarlarına 30 cm yüksekliğinde işlenmiş taş döşendiğinin tespit edilmesi üzerine sanık hakkında 2863 saylı Kanuna aykırılık suçundan dava açılmıştır.

3. Sanık aşamalardaki savunmalarında, suça konu müdahaleleri yaptığı iş yerinin kendisine ait olduğunu, işyeri olarak kullandığı binanın tescilli olmadığını, etrafında da tescilli yapı bulunmadığını, taşınmazın sit alanında kaldığını bildiğinden dış cephede bir değişiklik yapmadığını, işyerinin içinde gerçekleştirdiği uygulamaların dekoratif amaçlı olduğunu, bu nedenle izin alması gerektiğini düşünmediğini beyan etmiştir.

4. Dosya kapsamında mevcut taşınmaza ait tapu kaydı incelendiğinde, kargir ev ve müştemilatı vasfıyla kayıtlı taşınmazın, korunması gerekli kültür varlığı olduğuna dair 23.10.2001 tarihli şerh bulunduğu, malik kısmında sanığın adının yer almadığı anlaşılmıştır.

5. İzmir I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 17.03.2015 tarihli cevabi yazısında suça konu taşınmazın, İzmir II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 11.02.2004 tarih ve 12390 sayılı kararı ile son şeklini alan ve aynı Kurulun 28.11.2006 tarih ve 2580 sayıl kararı ile Koruma Amaçlı İmar Planı uygun bulunan Şirince kentsel sit alanı içerisinde kaldığı belirtilmiştir.

6. Mahkemece inşaat mühendisi ve fen bilirkişi refakatinde icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan inşaat mühendisi bilirkişi raporunda, keşif günü itibariyle dava konusu dükkân tabanı ve yan duvarlardaki 30 cm yüksekliğindeki dekoratif doğal taş kaplamaların sökülerek eski haline getirildiği belirtilmiş, fiziki dosyada ve Uyap’ta yapılan araştırmada fen bilirkişi raporunun bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV.GEREKÇE
1. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Mahkemece hükmedilen 5 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi ve fıkraları gereğince ertelenmesine engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında, tayin edilen hapis cezasının ertelenmesine kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın savunmasında, suça konu taşınmazın kendisine ait olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla, öncelikle fen ve arkeolog bilirkişiler refakatinde taşınmazda yeniden keşif icra edilip, sanık tarafından gerçekleştirilen müdahalelerin 222 ada 1 parselde kain taşınmazda yapılıp yapılmadığı, taşınmazın bizatihi korunması gerekli kültür varlığı olup olmadığı, müdahaleler nedeniyle taşınmaza zarar verilip verilmediği hususları tereddütsüz şekilde tespit edilerek, taşınmazın tescilli kültür varlığı olmadığının belirlenmesi halinde, dış dünyaya yansımayan ve inşaat mühendisi bilirkişi raporu ile de ortadan kaldırıldığı anlaşılan eylemler nedeniyle sanığın mahkûmiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Selçuk Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/201 Esas, 2015/487 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.