YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13829
KARAR NO : 2023/21893
KARAR TARİHİ : 03.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/946 E., 2016/16 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kamu davası açıldığı ,Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile eylemin bütün halinde görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu kabul edilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık dilekçesinde, hakkında verilen mahkûmiyet kararını temyiz etmek istediğini belirtmiştir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın şikâyetçiye “Senin babanı sinkaf ederim” diyerek hakaret etmesinin direnme suçunun unsuru olarak kabul edilemeyeceğine, hakaret suçundan ayrı hüküm kurulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
Tebliğnamade sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, genel önleyici kolluk faaliyeti kapsamında şüphelendikleri bir aracı incelemek isteyen görevli polis memuru olan şikâyetçiye, ” O aracı inceleyemezsiniz, aracı size inceletmem, sizi sürdüreceğim” gibi sözlerle engel olmaya çalıştığı, görevli polis tarafından zor kullanılarak ekip otosuna bindirildiği burada da polis memuruna yönelik hakaret ve tehditlerini sürdürerek kül halinde görevli memura görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği, tanık V.K.’nin beyanıyla örtüşen 01.05.2015 tarihli olay tutanağı ve sanık beyanıyla sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Aşağıda açıklanan nedenle tebliğnamadeki, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün onanması yönündeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Vicdanı kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde “Görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “Seçenekli hareketli” ve “Amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “Cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü, somut olayda sanığın, şüpheli gördükleri aracı incelemek isteyen görevli polis memuruna “…aracı size inceletmem sizi sürdüreceğim…” diyerek tehdit yoluyla direndiği gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiş ise de sanığın görevli polis memurunun görev yerini değiştirme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, anılan sözlerin tartışmanın bütünü ve söylendiği bağlam içinde değerlendirildiğinde, görevi yaptırmamak suçunun tehdit unsurunu oluşturmadığı, sanığın gerçekleştirdiği kabul edilen hakaret eyleminin de görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olmadığı gözetilerek yalnızca hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.