YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/522
KARAR NO : 2023/3892
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ :İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/565 Esas, 2021/1073 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2016/98 E., 2018/105 K.
BİRLEŞEN DAVA :İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/152 E., 2017/31 K. sayılı dosyası.
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü asıl ve birleşen davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2007’den beri Alaçatı’da balık turnuvası düzenleyerek faaliyette bulunduğunu, ancak davalı tarafın kendisine 29.06.2016 tarihli gönderilen ihtarnamede dava dışı Mamur… Ltd. şirketinden “Alaçatı İnternational Fishing Tournement” markasını devir aldığının belirtilerek, markanın kullanılmamasının ihtar edildiğini, markanın gerçek hak sahibinin turnuvayı baştan beri düzenleyen müvekkili olduğunu, 30.09.2007 tarihinde “alacatıfishing.com” alan adını müvekkilin eşi İlknur İçingir adına aldıklarını, davalının markasal bir faaliyeti bulunmadığını davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2008/72746 numaralı markanın hükümsüz kılınmasını, öte yandan aynı markanın 14. maddeye uygun olarak kullanılmaması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından uzun uğraşlar ve emek verilerek meydana getirilen turnuva ve bu turnuvanın markası olan “alaçatı international fishing tournament” ibareli marka için yoğun reklam çalışmaları yaptığını, 9 senedir bu markayı kullandığını, bilinir hale getirdiğini, davalının markayı kötü niyetle tescillediğini, müvekkiline ihtarname gönderdiğini, ihtarname ile davalı tarafın müvekkilinin uzun yıllardır emek ve uğraş vererek tanınır hale getirdiği markasını 2012 yılında devir aldığını ve kendisi ile yapılan organizasyon işbirliğinin sona erdiğini oysa davalı taraf ile müvekkilinin hiçbir şekilde bir organizasyon birliği olmadığını belirterek kötü niyetle tescillenen 2008/72746 nolu “alaçatı international fishing tournament” markasının kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, kullanılmama hükümsüzlük taleplerinin kabul edilmemesi halinde markanın kötü niyet nedeniyle hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve yersiz olup, markanın dava dışı Mamur Şirketine ait ve kayıtlı iken müvekkilinin, şirketten 19.12.2012’de noter sözleşmesi ile devraldığını, markanın kendilerine ait olduğunu, fiilen dava dışı…’ın kullandığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu markanın sicile 18.11.2009 tarihinde tescil edildiği tarihten itibaren 5 yıldan fazla bir süre geçtiğinden önceliğe dayalı bir hükümsüzlük tartışması yapılamayacağı, markanın 2007 ve 2015 yılları arasında taraflarca birlikte kullanıldığı, 2016-2017 yıllarında ise davalının ferdi olarak düzenlediği etkinliklerde kullanıldığı yönünde deliller bulunduğu, markanın özelliği gereği yaygın ve zamana yayılmış bir kullanımı olmayıp ancak dönemsel kullanımlarında marka sahibinin beklediği sonuçları doğuracağı, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu tespitlerine göre davacı tarafın davalılara göre bağımsız bir tescilsiz önceki tarihli kullanımının söz konusu olmadığı, dava konusu markanın maliki olan Mamor şirketinin yetkilisi…’ın markayı şirket adına kaydettiği ve bilahare …’a devrettiği, dava dışı…’ın davalı Mamor şirketi adına yaptığı işlemlerin hukuka uygun olmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ikinci maddesi gereğince markanın tescilinde dürüstlük kuralına uyulmadığı, kötü niyetle tescil yapıldığı, davacının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarından kaynaklanan bağımsız bir hakkı bulunmamakla birlikte, aynı hükümler çerçevesinde ileri sürülebilir ortak kullanımdan kaynaklanan hakkının davalılarca inkarının kötü niyet oluşturduğu, kötü niyet halinde zamanaşımının dikkate alınmayacağı, markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, … adına kayıtlı 2008/72746 numaralı “Alaçatı InternatıonalInternatıonal Fıshıng Tournamet + şekil” ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının münhasıran ve önceye dayalı hak sahibi olmaması nedeni ile 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, kötü niyetli tescile ilişkin faktörlerin tescil başvurusunun yapıldığı tarihe göre değerlendirilmesi gerektiğini, davalının dava konusu markayı eşinden devralmasının 556 sayılı KHK çerçevesinde tanınan bir hak olduğunu, davalının marka başvurusu ile ilgisi olmadığını, kötü niyetli tescil bakımından başvuru yapan şirket yönünden başvuru tarihindeki deliller itibari ile değerlendirme yapılması gerekirken birleşen dava davalısı şirketin davacının ortak kullanımından kaynaklanan haklarını ihlale yönelik bir fiili olmadığının dikkate alınmadığı, hangi delillere dayanıldığının dahi belirtilmediği, davalının ihtarnamesinin ancak markanın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilebileceği halde davacının ortak kullanımından kaynaklanan haklarının davalılarca inkarı şeklinde olaya ve delillere aykırı sonuca varılmasının kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kötüniyetin varlığı halinde marka hükümsüzlüğü davasının 5 yıl geçtikten sonra açılmasının mümkün olmasına ve asıl davanın davalısının dava konusu markayı birleşen davalı şirketin ortaklarından ve yetkili temsilcisi olan eşinden dava dışı… İyriboz’dan devralmasına, birleşen davalı şirket ile davacının markayı birlikte kullandığının asıl davanın davalısı tarafından bilinmesine göre davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK’nın ncı 8 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.