YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6713
KARAR NO : 2023/10336
KARAR TARİHİ : 26.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1 Esas, 2016/117 Karar
SUÇLAR : Zincirleme basit zimmet ve resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet, resmi belgede zincirleme sahtecilik suçundan açılan kamu davasında eylemlerin özel belgede zincirleme sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulüyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/117 sayılı Kararının sanık müdafiince temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Sanık hakkında özel belgede zincirleme sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itiraza tabi olup temyizinin mümkün bulunmadığı ayrıca sanığın vaki itirazının merci Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/774 Değişik iş sayılı Kararı ile incelenerek bu hususta gerekli kararın verildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.11.2014 tarihli ve 2014/133586 Soruşturma, 2014/46880 Esas, 2014/2355 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme basit zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 212 nci maddesi delaletiyle 204 üncü maddesinin ikinci, 43 üncü maddesinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/117 sayılı Kararı ile zincirleme şekilde basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan açılan kamu davasında eylemlerin özel belgede zincirleme sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulüyle 5237 sayılı Kanun’un 207 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz dilekçesi, sanığın başka bir görev için dışarıda ya da izinli olduğu zamanlarda tahsilatlar sanığın kullanıcı adı ve şifresi ile yapıldığından eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin şüphe bulunduğuna, yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle eksik inceleme sonucu karar verildiğine, sahte olduğu kabul edilen belgelerin incelenmediğine, usul ve yasaya aykırı olan mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Hastanesi Göğüs Hastalıkları Polikliniğinde muhasebe yetkilisi mutemedi olarak görev yapan sanığın, 16.07.2010-19.03.2014 tarihleri arasında nakit olarak yaptığı bir kısım tahsilatların alındı makbuzlarını kredi kartıyla tahsil edilmiş gibi göstererek toplam 206.633,97 TL’yi uhdesine tuttuğu ve bu şekilde zincirleme basit zimmet suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, zincirleme suç hükümleri uygulanırken fiillerin sayısı ve ağırlığıyla orantılı olmayacak şekilde uygulama yapılarak alt sınır esas alınmak suretiyle eksik cezaya hükmolunması ve yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle özel belgede zincirleme sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik temyiz taleplerine ilişkin olarak dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2015/1 Esas, 2016/117 sayılı Kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen hususlar dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.