Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/2161 E. 2023/4703 K. 06.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2161
KARAR NO : 2023/4703
KARAR TARİHİ : 06.09.2023

MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/275 Esas, 2020/428 Karar
HÜKÜM : Ret
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacı vekili

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; “SPECTRA” ibareli markanın müvekkili tarafından ihdas ve istimal edilip tanıtıldığını, markanın topluluk markası olarak ve bir çok ülkede müvekkili adına tescilli olduğunu, Türkiye’ye de aynı marka altında ihracat yaptığını, davalının aynı ibareyi ihtiva eden 2007/44647, 2007/16905, 2007/46090, 2007/26629 sayılı markaları adına tescil ettirdiğinin öğrenildiğini, kötü niyetli davalının bu tescillerle müvekkilinin markasından haksız menfaat sağlamayı amaçladığını, yazı fontunda dahi müvekkilinin markalarının fontunu kullandığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2007/44647, 2007/16905, 2007/46090, 2007/26629 sayılı markaların hükümsüzlüğünü talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin tescilden önce de markalarını kullandığını, davacının 10 yıldır müvekkilinin markalarından haberdar olduğunu, davacının daha tescil aşamasındaki itirazlarının reddedilmesine karşılık dava açmadığını, uzun süre sonra açılan davanın kötü niyetli olduğunu, markaların uzun süre piyasada yanyana yaşadığını, sessiz kalmakla hak kaybına uğrayan davacının müvekkilinin ticaretini engellemeyi amaçladığını, müvekkilinin tescillerinin 40 ıncı sınıfı da kapsadığı halde davacının bu sınıfta bir kullanımının ve tescilinin bulunmadığını, tanınmışlık iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka korumasının tescil ile elde edileceği, tescil ve korumada ülkesellik ilkesinin geçerli olduğu, bir marka sahibinin Türkiye’de tescilli olmasa dahi ülkemizde ticari faaliyette bulunması koşuluyla öncelik ve fikri ve sınai haktan kaynaklanan üstün hak sahipliği iddiasına dayanması, tanınmışlık halinde de üçüncü kişilerce gerçekleştirilen başvuruya itiraz ve tescil halinde de hükümsüzlük davası açma hakkının mevcut olduğu, ancak dava konusu markaların başvuru tarihi itibariyle davacı markasının tanınmış olmadığı gibi bu tarihten önce Türkiye’de ticari faaliyet kapsamında markasal bir kullanımı da bulunmadığı, hükümsüzlüğü istenen markayı oluşturan “SPECTRA” ibaresinin fantezi/türetme kelime olmaması, ayrıca 2007 yılında gerçekleşen marka başvurusu tarihlerinde davacı markasının meşhur ve maruf olmadığı, dolayısıyla Türkiye’de ilgili sektörce bilindiği halde marka ticareti, yedekleme, şantaj vb. amaçlarla kötü niyetli olarak tescil ettirildiği hususlarının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 30.11.2022 tarih, 2021/6504 E. ve 2022/8541 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; “SPECTRA” markası üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalının aynı ibareyi kötü niyetle tescil ettirdiğini, bilirkişinin “SPECTRA” markasını 1988 yılında müvekkilince ticarete sokulduğunun belirlendiğini, ibarenin ayırt edici ve güçlü bir marka niteliği taşıdığını, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının müvekkilinin markasının yazım karakterini dahi kopyaladığını ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname) 6 ncı, 8 inci, 42 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,

06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.