Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/1216 E. 2023/4715 K. 07.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1216
KARAR NO : 2023/4715
KARAR TARİHİ : 07.09.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/242 Esas, 2021/1370 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/392 E. – 2019/482 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin oluşturduğu ve “pişmiş kil bazlı, kahverengimsi, kızıl renkli, mat seramik” anlamlarına gelen “TERRAKOTTA” ibaresinin okunuş şekli ile kullanımı olan “TERAKOTA” ibaresinin tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, başvuruya davalı şirket tarafından adına tescilli markalara dayalı olarak yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığınca reddedildiğini, davalı yanca bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından, davalıya ait “TERA” ibareli marka ile müvekkili başvurusu arasında karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesiyle kabul edildiğini ve başvurunun reddine karar verildiğini, işbu kararın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa (6769 sayılı Kanun), TÜRKPATENT’in daha önce tesis ettiği kararlarına, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili başvurusu ile redde mesnet marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal bakımından benzerlik bulunmadığını, marka işaretleri benzemediğinden, markaların kapsamlarındaki malların benzer olup olmadıkları yönünden bir inceleme yapılmasına da gerek olmadığını, müvekkilinin tüm ürünlerinde üretici firma detayı bulunduğundan tüketicilerin ilgili markanın müvekkiline ait olduğunu algılayabileceklerini, davalı şirketin davalı Kuruma yaptığı ilk itiraz reddedildikten sonra itirazın yeniden incelenmesi talebinin haklı görülerek marka başvurusunun reddine karar verilmesinin çelişkili olduğunu, müvekkilinin markalarına yaptığı yatırımlarını artırdığı bir süreçte davalı şirketin müvekkilinin büyümesinin önüne geçmek ve tekel haline gelmeye çalışmak saikiyle yapmış olduğu itirazın kötü niyetli bulunduğunu, davalı Kurumun verdiği kararın, idare hukukunun “eşitlik” ve “idarenin kararlarında istikrar”, Medeni Kanun’un başlangıç hükümlerinde yer verilen hak ve nesafet ilkelerine ve Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-6720 sayılı kararının iptaline, marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, dava konusu edilen YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkiline ait “TERA” ibareli marka ile başvuru markasının tescili talep edilen sınıflar bakımından birebir örtüştüğünü, bu iki markanın satış aşamasında alkollü içecekler reyonunda raflarda yan yana yer alacağını, bu nedenlerle tüketicinin bu iki markayı mutlak suretle karıştıracağını ve tüketici nezdinde “TERAKOTA” ibareli markanın müvekkili şirkete ait olduğu intibaının oluşacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu marka başvurusu ile davalı şirketin dava konusu YİDK kararı ile redde mesnet alınan 2005/02908 tescil numaralı markası arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu, YİDK’in 17.08.2018 tarih ve 2018/M-6720 sayılı kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin marka başvurusu ile redde mesnet gösterilen marka birbirinden farklı iken hükme dayanak gösterilen söz konusu bilirkişi raporunda, markaların birbirine benzer olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğunu, müvekkilinin başvurusuna konu ibarenin “pişmiş kil bazlı, kızıl renkli, mat seramik” anlamlarına gelen “TERRAKOTA” ibaresinin okunuş şeklinden yola çıkılarak oluşturulduğunu, redde mesnet “TERA” ibaresinin ise “milyonlar, birden çok” anlamlarına geldiğini, marka işaretleri arasında anlamsal farklılıkların bulunduğunu, görsel ve işitsel olarak da marka işaretlerinin farklı olduklarını, ayrıca karıştırılma ihtimali değerlendirilirken ürünlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin dikkate alınmasının gerektiğini, dava konusu markaların alkollü içeceklere ilişkin olduklarını ve bu ürünlerin tüketicilerinin dikkat ve özen düzeylerinin yüksek bulunduğunu, tüm bu hususlar gözetildiğinde müvekkil başvurusu ile redde mesnet markanın karıştırılmayacağını, kaldı ki müvekkilinin piyasaya sürdüğü ürünlerinde, markasının yanında ticaret unvanı olan “SARPER” ibaresine de yer verdiğini, bu hususun da markaların ayırt edilmesine katkı sağlayacağını, yerel mahkemenin emsal nitelikte sundukları Yargıtay kararlarını dikkate almadan haksız ve hukuka aykırı bir şekilde davanın reddine karar verdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “TERAKOTA” ibareli başvuru ile redde mesnet “TERA” ibareli marka arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan “TERA” ibaresine dava konusu başvuruda da aynen yer verildiği, her ne kadar davacı tarafça marka işaretlerinin anlamlarının farklı olduğu ileri sürülmüş ise de dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere söz konusu markaların kapsamlarındaki ürünlerin ortalama tüketicilerince anılan ibarelerin anlamlarının yaygın olarak bilinmeyeceği, dolayısıyla anlamsal farklılığın markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini bertaraf etmeyeceği, yine davacının, markasının yanında ticaret unvanını da kullandığı ve bu durumun karıştırılma ihtimalini engelleyeceği ileri sürülmüş ise de iltibas değerlendirilmesinde fiili kullanımların değil tescil edilmek istenen ibarenin dikkate alınması gerektiğinden, bu iddianın da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.