YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/19132
KARAR NO : 2011/9981
KARAR TARİHİ : 06.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp Düşünüldü;
Mahkemenin 22.03.2007 tarihli tefhim olunan kararda “…. Katılan yönünden kararın tebliğinden temyiz başvurusunda bulunabilecekleri…” biçiminde karar açıklanmış olup, Yargıtay CGK’nun Dairemizce de benimsenen 07.07.2009 …, 2007/5-81 esas ve 2009/196 sayııl kararında belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayııl CMK’nın 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasa’nın 40.maddesi hükümlerine göre kararda yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Buna rağmen tefhim olunan kararda yasa yolu, süreci, mercii gösterilmeyerek belirtilen yasa maddelerine aykırı davranış olmakla, bu durum 5271 sayılı CMK’nın 40.maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni teşkil edeceğinden, yasa yolu süresinin işlemeye başlayacağından söz edilemeyeceği, katılan vekilinin süresinden sonraki dilekçesi bu nedenle süresinde kabul edilerek, temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK’nın 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair hususlar incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 06.07 .2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.