YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12392
KARAR NO : 2023/4486
KARAR TARİHİ : 19.09.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/4 E., 2019/53 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz ve tapu iptali tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili Yeşilyurt ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 1059 parsel … 515.814,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliğinde kadastro tutanağı düzenlenmeksizin ihdasen Hazine adına tescil işlemi yapılmış, dava konusu taşınmazın orman olarak sınırlandırması yapılan arazilerin içinde kalması nedeniyle tespiti yapılmamıştır.
2. Davacı dava dilekçesinde; orman kadastro ekiplerince … Köyünde yapılan çalışmalar sonucunda on dönümlük arazisinin orman sınırları içine alındığını, bu yerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kendisine ait olduğu iddiasıyla, tesbitinin iptali ile kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2013 tarihli ve 2012/11 Esas, 2013/26 Karar … kararı ile davanın kabulüne, 11.04.2013 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile yeşil renkte gösterilen 5.633.99 m2’lik yerin 1059 nolu orman parselinden tefriki ile davacı … adına ayrı bir parsel numarası ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … İdaresi vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.09.2014 tarihli ve 2014/4394 Esas, 2014/7878 Karar … kararıyla; “…Yörede 24.12.1987 tarihinde tamamlanmış kadastro çalışmasında dava konusu taşınmaz orman sahası olarak bırakılmıştır. Orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları ise 3302 … 31.08.1956 tarihli ve 6831 … Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 … Kanun) ile değişik 6831 … Orman Kanuna göre yapılmış ve 09.04.2009 tarihinde ilân edilmiştir. Şöyle ki, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması çalışmalarının sonuçları 09.04.2009 tarihinde ilân edilmiştir. Davacının, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kendisine ait olduğu iddiasıyla 01.10.2009 günü dava açtığı, dava tarihi itibariyle yörede önceden yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmadığı anlaşıldığına göre davanın 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 1 inci maddesi uyarınca orman niteliğinin belirlenmesine ilişkin yapılacak resmi belgelere dayalı araştırma ile çözüme kavuşturulması gerekir. Dava bu hali ile orman kadastrosuna itiraza ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme ve araştırma, taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirleme noktasında yeterli değildir. İlk Derece Mahkemesince alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın 1952 tarihli memleket haritasında renksiz ve işaretsiz olarak gözüktüğü belirtilmesine rağmen en eski tarihli hava fotoğrafı getirtilerek taşınmazın konumu belirlenmemiştir. Bundan ayrı; dava, altı aylık sürede gerçek kişi tarafından açılan orman kadastrosu çalışmasına itiraz davası olduğuna göre, mahkemece orman tahdidine itiraz yönünden bir karar verilmesi, tescil talebi yönünden ise görevsizliğe karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde tescil hükmü kurulması da usûl ve kanuna aykırıdır. O halde, mahkemece; eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, getirtilen harita ve fotoğraflar, çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği taktirde dava konusu edilen 1059 parsel … taşınmaz zaten orman olarak tapuda kayıtlı olduğu için davanın reddi ile yetinilmeli, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığının belirlenmesi halinde ise taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması şeklinde hüküm kurulmalı, tescil talebi yönünden ise görevsizliğe karar verilmelidir…” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı, davaya konu taşınmazın tarım alanı olduğu, yapılan bilirkişi incelemesinin doğru yapılmadığı gerekçeleri ile hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, orman kadastrosuna itiraz ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 225,45 TL’nin temyiz edenden alınmasına,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.