Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4352 E. 2023/4727 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4352
KARAR NO : 2023/4727
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/15 E., 2022/39 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16 ncı Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.09.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde davacı … vekili Avukat … ile karşı taraftan davalı Hazine vekili Avukat … geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 27.09.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.3402 … Kadastro Kanunu’nun (3402 … Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, … ili Gebze ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 2740 parsel … 7.738,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kimsenin zilyetliğinde olmayıp, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek “çalılık” vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

2.Davacı … dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın kendisine irsen intikal yoluyla intikal ettiğini ve 30 yılı aşkın süredir zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, davacı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.07.2015 tarihli ve 2014/33 Esas, 2015/95 Karar … kararı ile zilyetlikle kazanım koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16 ncı Hukuk Dairesinin 07.12.2017 tarihli ve 2015/15003 Esas, 2017/8573 Karar … kararıyla yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, taşınmazın daha önce yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılma nedeninin araştırılmadığı gibi taşınmazın niteliği ile ilgili olarak ziraat bilirkişisinden rapor alınmadığı, bir arazinin kullanım süresini ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi olan hava fotoğraflarından da yararlanılmadığı açıklanarak tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı evreye ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları ve tespit tarihine en yakın tarihli uydu fotoğrafları ile komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları, varsa tespitlerine esas vergi kaydı veya tapu kayıtları getirtilip dosya arasına konulması, taşınmazın kadastro sırasında tescil harici bırakılma nedeninin ilgili yerlerden sorulması, bu surette dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılması, taşınmaz başında yapılacak keşif sırasında; yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinde niteliğinin ne olduğu, tespit tarihinden önce kimler tarafından, ne sıfatla ve ne kadar süreyle kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiğinin etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, zirai bilirkişi kurulundan taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, imar-ihyası gereken yerlerden ise hangi tarihte imar-ihyasına başlanıp tamamlandığı ve zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususlarında komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde toprak yapısı, eğimi ve bitki desenini açıklayan taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş ve sınırlarının işaretlendiği fotoğraflar ile desteklenmiş, jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişilerden dava konusu taşınmazın tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait ve üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle taşınmazın niteliği, üzerinde imar-ihya işlemlerine başlandığı ve tamamlandığı tarih ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihini ayrı ayrı belirleyen, fen bilirkişisinden ise keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli krokili rapor alınması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine ve çekişmeli 2740 parsel … taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde, eksik inceleme ile karar verildiğini, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile zilyetlik doğrulandığı halde bilirkişi raporlarında imar ve ihya sureti ile iktisap koşullarının gerçekleşmediği şeklindeki değerlendirmenin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bu kapsamda taşınmaz üzerinde 30 – 40 yılı aşkın süredir mevcut bulunan hayvan ağıllarının hava fotoğrafı incelemesine ilişkin raporda dikkate alınmadığını, bu hususa yönelen itirazlarının da karşılanmadığını, öte yandan dava konusu taşınmazın imar ve ihyaya muhtaç yerlerden olmayıp, bu nedenle yalnızca zilyetlikle iktisap koşullarının göz önünde tutulması gerektiğinin göz ardı edildiğini öne sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazda zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kanun’un 14 üncü ve 17 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili’nin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.100,00 TL avukatlık ücretinin dravacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi