Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/5865 E. 2023/5609 K. 05.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5865
KARAR NO : 2023/5609
KARAR TARİHİ : 05.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/108 Esas, 2022/451 Karar
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ipoteğin fekki, yoksun kalınan karın tespiti ve tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kusuru ile müvekkilinin zorunlu olarak karşılıklı fesih ettiği tarafı olduğu Eti Gıda A.Ş.’nin Rize ve Artvin distribütörlük sözleşmesinden kaynaklı zararı bulunduğunu, bankanın hatalı blokesi nedeniyle müvekkilinin taahhüt ettiği ödeme ve kredi ödemelerinin yapılmadığını ileri sürerek müvekkilinin yoksun kaldığı kar ve kazancın hesap edilerek davalıdan fesih tarihinden itibaren işletilecek en yüksek reeskont/ticari faizi ile birlikte tahsilini, davalı bankaya ne kadar borçlu olduğunun tespiti ile borçlu olduğu miktara yetecek kadar ipoteğin tespitini ve bu miktarı aşan ipoteklerin söz konusu gayrimenkuller üzerine terkinine karar verilmesini, müvekkilinin blokeye alınan 2.600.000,00 TL’ye işletilmeyen mevduat faizin tahsili ile davalı bankanın sözleşme ile taahhüt etmesine rağmen 2.600.000,00 TL’nin temini amacı ile müvekkilinin değerinin altında satmak zorunda kaldığı ipotekli gayrimenkulün değerinin altındaki satış miktarının tespit edilerek davalıdan bu miktarında gayrimenkulün satış tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont/ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği sürece ilişkin olarak müvekkili bankanın tek eyleminin davacı ile müvekkili banka arasındaki sözleşmelerden doğan yetkiyi kullanmak ve yükümlülüklerini yerine getirmekten ibaret olduğunu, davacı ile dava dışı Eti Gıda A.Ş. arasındaki distribütörlük sözleşmesinin feshine ilişkin müvekkili bankanın dahili ve harici hiçbir etkisinin bulunmadığını, davacının zararın varlığını ve bu zarara müvekkili bankanın ne şekilde sebep olduğunu ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2017/126 E., 2019/424 K. sayılı kararıyla; davacının 6.000,00 TL’lik yoksun kaldığı kâr talebi yönünden, davacı şirketin davalı Banka nezdindeki ticari hesap ekstreleri incelendiğinde banka risklerinin giderek arttığı 2017 yılının başında DTS riskinin 1.400.000,00 TL üzerine çıktığı, aynı yılın 3. ayına kadar tahsilatlarla nispeten riski düşürmüş olsa da bu durumu uzun süre devam ettiremediği, ödeme ve tahsilat süreleri arasında müspet bir oran sağlayamaması nedeniyle nakit sıkıntısı çektiği ve bu sebeple ilave kredi ve yüksek montanlı faktöring işlemlerine başvurduğu, davalı bankanın, davacı müşterisinin mali yapısının bozulmuş olması ve neticesinde oluşan riskin kapatılmasında, mevcut teminatın kullanımıyla teminat açığının oluşması sebebiyle montan bakımından da davacı firmadan bir hayli büyük olan diğer müşterisi olan ETİ’yi korumaya yönelik olarak hukuk kuralları içerisinde hareket etmesi ticaretin doğal akışının gereği olduğu, davacının kendi ticari faaliyetlerinde yaşanan olumsuzluklar dolayısıyla distribütörlük sözleşmesinin feshedildiği haliyle davalı bankanın davacının talebi olan tazminat ile sorumlu olmadığı, davalı bankaya teminat olarak verilen gayrimenkulün ilk olarak değerlerini Sermaye Piyasası Kurulu Lisanslı Bağımsız Gayrimenkul Ekspertiz Firmalarına tespit ettirdiği, davaya konu gayrimenkullerden 17 nolu bağımsız bölümdeki dükkanın 14.05.2015 tarihli ekspertiz değerinin 935.000,00 TL olduğu, bu gayrimenkulün 28.03.2017 tarihinde 1.650.000,00 TL’ye satıldığı, davacının dava konusu taşınmazlar için düzenlenmiş olan ekspertiz raporuna ya da ekspertiz tutarına itiraz ettiğine dair herhangi bir tespit yapılamadığından düzenlenmiş olan ekspertiz raporunda tespit edilmiş olan gayrimenkul değerinin davacı tarafından kabul edilmiş olduğu, bir banka hesabında depo edilmiş paranın esasen mevduat olarak nitelendirilmesi ve bundan dolayı davacının rızası dışında alıkonan 2.600.000,00 TL ile yine rızası dışında 3. kişi hesabına havale edilen 50.423,00 TL ile birlikte hesapta kaldıkları süre boyunca ve cebren tutulması sebebiyle 12.02.2019 tarihli ek raporda yapılan hesaba göre davacı tarafın davalıdan 21.990,00 TL faiz talep edebileceği, davacının bu talebine ilişkin ıslah ettiği değerin fazlaya ilişkin haklı saklı kalması kaydıyla 1000,00 TL+11.900,00 TL olduğu, ipoteklerin fekki talepleri yönünden de davacı firmanın bankadaki risklerinin teminatı olarak alınmış olan gayrimenkullerden 17 nolu bağımsız bölüm ipoteğinin dava tarihinden önce fek edildiği, diğer geri kalan tüm ipoteklerin ise 03.07.2017 tarihinde yani yargılama aşamasında fek edildiği gerekçesiyle davacının faiz talebine yönelik davasının kabulüne, yoksun kalınan kar, değerinin altında satılan gayrimenkule yönelik tazminat talepleri ile 17 nolu bağımsız bölüm ipoteğinin fekkine yönelik davasının reddine, diğer ipoteklerin dava tarihinden sonra fekki gerçekleştiğinden bu ipoteklerle ilgili dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2019/1070 E., 2020/143 K. sayılı kararıyla; mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, mevcut sözleşmeler ve banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairemizin 11.01.2022 tarih, 2020/1579 E. ve 2022/147 K. sayılı kararıyla taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin 12. maddesi ve Genel Kredi Sözleşmesinin eki olan doğrudan tahsilat sistemi yetki belgesi kredi özel şartlarındaki hükümler ile davadışı Eti Gıda Sanayi ve Tic. A.Ş. ile davalı banka arasında akdedilen Doğrudan Tahsilat Sözleşmesinin 1. ve 2. maddelerindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, davacının davadışı Eti Gıda Sanayi ve Tic. A.Ş.’ye olan borç tutarının makul süreyi aşacak şekilde davacının hesabında alıkonulmadığı ve ayrıca hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının hesabına dava tarihi olan 18.04.2017 tarihine kadar da bloke konulmadığı, mahkemece davacının bu talebine yönelik davasının reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının davalı taraf lehine bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yoksun kalınan kâr, değerinin altında satılan gayrimenkule yönelik tazminat talepleri ile 17 nolu bağımsız bölüm ipoteğinin fekkine yönelik davasının reddine, diğer ipoteklerin dava tarihinden sonra fekki gerçekleştiğinden bu ipoteklerle ilgili dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, işletilmeyen faiz talebiyle ilgili açılmış olan davanın Dairemiz bozma gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın tacirler arası ihtarın şekil şartlarına uyması gerektiğini, davalının ek teminatlar konusunda bu usule uymadığını, davalının keyfi işlemlerinin müvekkilinin sözleşmesinin feshine yol açtığını, aylık kazanca ilişkin tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin kar eden bir şirket olduğunu, alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bankacılık işleminden kaynaklı tazminat, borcu aşan ipoteklerin fekki, yoksun kalınan kar kaybının tespiti ile tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.