YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/43388
KARAR NO : 2012/12390
KARAR TARİHİ : 28.03.2012
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkemenin mahkumiyete dair sanığın yüzüne karşı tefhim olunan kararda yasa yolu “temyizi kabil olmak üzere…” biçiminde tefhim olunmuştur. Yargıtay CGK’nun Dairemizce de benimsenen 30.01.2007 …, 2007/3-9 esas ve 2007/18 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasa’nın 40. maddesi hükümlerine göre kararda yasa yolu, süresi, mercii ve şeklinin açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Buna rağmen tefhim olunan kararda yasa yolu, süresi ve şekli gösterilmemiş olup belirtilen yasa maddelerine aykırı davranılmış olmakla, bu durum 5271 sayılı CMK’nın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni teşkil edeceğinden ve bu durumda yasa yolu süresinin işlemeye başlayacağından söz edilemeyeceğinden, sanığın 08.02.2010 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek, sonraki işlemlerinin hukuki değerden yoksun olduğunun tespitiyle yapılan incelemede;
Dosya kapsamındaki sanığın adli sicil kaydına göre Sivrice Asliye Ceza Mahkemesince 25.12.2002 tarihinde verilen 34-88 sayılı hükmün 28.01.2003 tarihinde keşinleştiği anlaşılmakla; sanık hakkında TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması temyiz edenin sıfatına ve aleyhe temyiz olmadığına göre bozma sebebi yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;Ancak,
1-5271 Sayılı CMK’nın 191/3-b maddesine aykırı olarak iddianame okunmadan sanığın sorgusu yapılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-Sanığa 765 sayılı TCK’nın 456/4 maddesi uyarınca tayin edilen 2 aylık temel ceza suçun kardeşe karşı işlenmesi ve silahla işlenmesi nedeniyle aynı yasanın 457. madde uyarınca ayrı ayrı 1/3 oranında artırılırken her seferinde 20 … ilave edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza belirlenmesi,
3-01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı kanunun 122. maddesi ile 647 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış olup aynı kanunda süresinde ödenmeyen para cezalarına ilişkin gecikme zammı öngörülmemesine göre gecikme zammı uygulanması olanağı bulunmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.