YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4984
KARAR NO : 2023/3447
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/419 E. , 2016/257 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli, 2015/419 Esas ve 2016/257 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 22.09.2020 tarihli onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
Bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine,
Ölenin görme ve işitme duygularında zaafiyet olması nedeni ile kazanın meydana geldiğine, sanığın kusurunun bulunmadığına
İlişkindir.
B. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.”Sanık …’in üzerine atılı taksirle ölüme neden olmak suçundan yapılan yargılamada sanık … olay günü maktulu görmediğini, kırmızı ışıkta kurallara uygun olarak durduğunu, durduğu yer ile kaldırım arasında bir metre mesafe olduğunu, trafik yoğunluğu olduğunu, aracın hareket ettirmeye başladığı sırada aracın bir şeyin üstünden geçtiğini fakat kaza yaptığını anlamadığını, kurallara uyduğunu, kazanın maktulun kusuru nedeniyle meydana geldiğini savunmuş ise de, mahallinde yapılan keşif ve ATK’nın hazırlamış olduğu rapor da sanığın olay mahallindeki kavşağa yaklaşırken görüş alanını yeteri kadar kontrol etmeden sağ tarafında seyir eden maktulu emniyetli mesafede seyir etmeyerek maktulun ölümüne neden olacak şekilde dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı … kullandığına dair rapor değerlendirildiğinde sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak maktulun taksirle ölümüne sebebiyet vererek üzerine atılı suçu işlediği sabit kabul edilmiştir. Sanık hakkında cezalandırılması cihetine gidilirken suçun işleniş biçimi, sanığın asli ve tek kusurlu olması nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak hapis cezası hükmedilmiş, sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyo ekonomik durumu yargılama sürecindeki pişmanlığı, katılanların halen şikayetçi olduğu, katılanların zararını halen gidermediği değerlendirildiğinde TCK’nın 50/4. Maddesine gereğince uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yer olmadığına karar verilerek hüküm kurulmuştur…” şeklindedir.
2.Sanık sürücü … 10.06.2015 tarihli ifadesinde ”…Tofaş kavşağından Bafra Alaçam yoluna dönmek istedim. Tofaş kavşağında kırmızı ışıkta durdum. Yeşil ışık yandığında hareket etmeye başladım. Kavşakta benim önümde de başka araçlar vardı. Daha Alaçam yolu istikametine doğru manevra yapmadan kavşağa doğru çıktığımda yaklaşık 10 metre hareket edip kavşaktan 3-5 metre kadar uzaklaştığımda kamyonun sağ arka lastiğinin bir kasisin üzerinden geçer şekilde hareket ettiğini hissettim. Hemen kamyonu durdurdum. Aynadan baktığımda kimsenin yanında bulunmadığı bir hurda arabası vardı. Kamyondan aşağı indim. Aracın sağ arka tarafına doğru baktığımda kamyondan kısa bir mesafe arkada yerde bir şahsın yattığını gördüm…kavşakta ışıkların olduğu yere gelirken ve ışıklarda durduğum esnada aracın etrafında vefat eden şahsı hiç görmemiştim…” demiştir.
3.Kaza Tespit Tutanağında, kamyon sürücüsünün hız limitinin 50 km/s olduğu mesmun mahalde seyir halinde iken, ışıklı kavşağa geldiğinde, yeşil ışığın yanması ile sağ yan tarafındaki dört tekerlekli el arabasını süren yayaya, sağ arka tekerlek ve yan kısımları ile çarpması nedeni ile 2918 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesinde yer alan sürücü kusurlarından, “kaplamanın dar olduğu yerlerde geçiş önceliğine uymama” ve 67 nci maddesinde yer alan “.. taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmak..” kuralını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu yönünde görüş verilmiştir.
4.Kovuşturma aşamasında keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda özetle “…incelenen olay yeri CD görüntülerinden … trafiğinin yoğun olduğu, sol şeritte aynı istikamette giden araçların olduğu, kırmızı ışıkta araçlar beklemekte iken, sağ tarafta hurda el arabası ve sürücüsü yayanın görüldüğü, yolun diğer bağlantı yollarına göre dar olması nedeni ile kamyon sürücüsünün zorunlu olarak sağa manevra ile birlikte durmayarak yeşil ışıkta geçmek ister iken kamyonun sağ arka tekeri ile yayaya çarptığı olayda; el arabası sürücüsünün taşıt yolunun en sağının kullandığından (KTK madde 139) kazaya etkisi olmamış ve kusursuz olduğu; kavşağın fiziki yapısı itibari ile dar olması nedeni ile kusurlu olduğu, bu nedenle yolun bakım ve onarımından sorumlu olan Kuruluşun asli derecede kusurlu olduğu; sanık sürücünün ise 2918 sayılı Kanunun 47 inci maddesinde belirtilen sürücünün dikiz aynası ile aracın arka ve yan kısımlarını kontrol etmediği, dalgın ve dikkatsiz davranışından dolayı bu kazanın oluşumunda tali derecede kusurlu olduğu yönünde görüş verilmiştir.
5.Adli Tıp İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporunda “…sanık sürücü … yönetimindeki kamyon ile seyri sırasında olay mahalli kavşağa yaklaştığında görüş alanını yeterince kontrol etmeden seyrettiği, bu suretle sağ tarafında aynı istikamete seyir halinde olan el arabası ile el arabası sürücüsünü farketmeyip el arabasının uzağında emniyetli mesafede seyrini sürdürmediği, seyri esnasında tehlikeli şekilde el arabasına yaklaşarak çarpışmaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışlarıyla asli kusurludur. Ölen … ise sürücülüğünü yaptığı el arabası ile yolun sağını takiben seyir halinde iken geriden gelip aynı istikamete seyir halinde olan kamyonun sağ arka tekerlek ve arka kısımlarıyla aracına ve kendisine çarptığı kazada alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığından atfı kabil kusuru bulunmamaktadır..” şeklindedir.
6.Sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasına eklenmiş ve sabıkasız olduğu görülmüştür.
IV. GEREKÇE
A.Sanık Müdafiinin Kusura Yönelik Temyiz İtirazları Yönünden;
Dosya içinde mevcut olan kaza anını gösterir CD kayıtlarının fotoğraflanmasında,”.. saat 09:32 sıralarında, … trafiğinin yoğun olduğu tofaş kavşağı denilen 7 metre genişliğindeki tek yönlü yolda, sanığın idaresindeki kamyonun görüntüye girdiği, olay yeri ışıklı kavşakta önündeki 4 aracın, yolun en sağındaki el arabası sürücüsünü geçerek ışıklarda durduğu, yeşil ışığın yanması ile birlikte araçların hareket ettiği ve sanığın duraklamadan yeşil ışıkta geçmek ister iken, kamyonun sağ arka tekerinin kasisten geçer gibi kalkarak indiği…” şeklindeki tutanak ile sanığın beyanları ve olay yerinin özellikleri dikkate alındığında, sanığın görüş alanını yeteri kadar kontrol etmeden sağ tarafında seyir eden öleni emniyetli mesafede seyir etmeyerek, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı … kullandığı, Adli Tıp İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporu ile kaza tespit tutanağındaki kusur raporunun, olaya ve tüm dosya kapsamına uygun olduğu görülmekle; sanık müdafiinin yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiği yolundaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
B.Katılanlar Vekilinin Usul ve Yasaya Aykırı Diğer Hususlar Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli, 2015/419 Esas ve 2016/257 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.