YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9967
KARAR NO : 2023/4557
KARAR TARİHİ : 18.09.2023
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1190 E., 2021/1568 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kağızman Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/299 E., 2020/258 K.
Taraflar arasındaki Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
DAVA
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; … ili … ilçesi … Yaylası köyünde 106 ada 13 parsel sayılı taşınmazın daha evvel Maliye Hazinesi adına kayıtlı iken, davalı adına tescilinin yapıldığını, 2007 yılında kesinleşen kadastro tespitlerinde eski tapu kaydına uyulmaksızın ve yeterli inceleme yapılmaksızın davalılar adına senetsizden tespit ve tescilinin yapıldığını, dava konusu taşınmaz ile ilgili vergi kaydına rastlanmadığını, Hazineye ait taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, ayrıca zilyetlik için gerekli yasal şartların oluşmadığını, komisyon tarafından taşınmazın bulunduğu durum yeterince araştırılmadan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup olmadığı gözardı edilerek davalılar adına senetsizden tespit yapılmasının yerinde olmadığını ileri sürerek taşınmazın kaydının ve davalı taraf adına yapılan tespitinin iptali ile Hazine adına tescilini aksi takdirde mera olarak özel siciline kaydını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun’un 16/B maddesinde belirtilen kamu orta mallarından mera vasfını taşımadığı, dolayısıyla TMK’nın 713/1 inci maddesi gereğince özel mülkiyete konu olabilecek nitelikte bulunduğu, halihazırda zilyet olduğu anlaşılan maliki ve onun ceddi tarafından 50 yılı aşkın süredir tarla vasfında kullanıldığı, davalının kadastro tespiti sonucunda sahip olduğu mülkiyet hakkını ortadan kaldıracak hukuki bir sebep bulunmadığı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak ve eksik araştırma yapıldığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve müvekkili idare lehine hüküm kurulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hazine tarafından tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasına dayalı davanın, tesbitin kesinleştiği 15.01.2007 tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 25.08.2017 tarihinde açıldığından Hazinenin tapu iptali – tescil talebinin hak düşürücü süre nedeniyle dinlenme olanağı bulunmadığı; davacı idarenin mera iddiasına yönelik istinaf istemine gelince, çekişmeli taşınmazın mera sayılan yerlerden olmadığı, tarla vasıflı taşınmazlardan olduğu, komşu parsellerin aynı nitelikte olduğu, tasarruf sınırlarının bulunduğu, mera yaylak ve kışlak çalışmasının bulunmadığı, usulünce yapılan mera araştırmasında kadim mera niteliğinde olmadığı belirlenerek hüküm kurulmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığından, davacı idarenin bu yöne ilişkin istinaf istemininde dinlenemeyeceği gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı Hazine adına ihdasen tesis edilmiş tapu kaydına tutunmak suretiyle açılan kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın mera olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir
2. İlgili Hukuk
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü, 14 üncü , 16/B, 20 nci maddeleri,
2. 4721 sayılı … Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi,
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kadastro sonucunda, Kars ili, Kağızman ilçesi, Günindiyaylası köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 13 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle Nurettin Dağ adına tespit ve tescil edilmiştir.
3. Davacı Hazine tapu kaydına tutunmak suretiyle tapu iptali ve tescili isteğinde bulunmuş ise de, Hazine tarafından özel mülk iddiasıyla açılan davaların 3402 sayılı Kanun’un 12/3 üncü maddesi uyarınca hak düşürücü süreye tabi olduğu, somut olayda davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı; davacı idarenin mera iddiasına yönelik olarak ise, çekişmeli taşınmazın mera sayılan yerlerden olmadığı, taşınmazın tasarruf sınırlarının bulunduğu, taşınmazın bulunduğu yörede mera, yaylak ve kışlak tahdidinin bulunmadığı, usulünce yapılan mera araştırmasında kadim mera niteliğinde olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
4. Öte yandan, davalılar vekili Av. …’ın davalılardan … dışındaki tüm davalıların vekili olmasına rağmen karar başlığında yalnızca davalı … vekili olarak gösterilmesi isabetsiz ise de, bu husus bozma konusu yapılmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun değişik 13 üncü maddesinin j bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.