YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7014
KARAR NO : 2023/8047
KARAR TARİHİ : 13.09.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/903 E., 2022/2283 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/964 E., 2021/182 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babası …’e ait …no lu mobilya imalathanesi iş yerinde sürekli hizmet akdi ve asgari ücret ile çalıştığını ancak müvekkilini sigorta kurumuna tam gün olarak bildirilmediğini belirterek müvekkilinin davalı işveren nezdinde 15.05.1986 – 15.01.1996 tarihleri arasında sürekli hizmet akdi ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Fer’i müdahil Kurum vekili tarafından 08.12.2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespit davasının hem 506 sayılı Kanun’un 79/8 hem de 5510 sayılı Kanun’un 86/9 maddesinde izah edildiğini, ilgili kanun maddeleri incelendiğinde yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıkları hizmetin yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayacakları öngörüldüğünü, ilgili kanun maddeleri uyarınca davacı 15.05.1986 – 15.01.1996 tarihleri arası günlerini sigortadansaymak istediğine göre hizmetin geçtiği yılın sonu olan 01.01.1997 tarihinden sonra 5 yıl içerisinde açması gerektiğini, kanun gereği 01.01.2002’ye kadar iş bu davayı açması gerekirken bu tarihten sonra dava açıldığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, davalıya ait işyerinin 25.02.1982 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve 08.01.1996 tarihinde kanun kapsamından çıkarıldığı, 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğinden ilgili evrakların imha edildiğini, iş bu işyeri ile ilgili başkaca bilgi ve belgenin müvekkil Kurumda mevcut olmadığı, resmi kurum olan müvekkil Kurum kendisine sunulan resmi beyanlar bilgi ve belgelere bağlı olarak resmi işlemler yapmakla mükellef olduğunu, davacının dava dilekçesinde belirttiği tespit ve tescilini istediği hizmet cetvelinde görülmeyen sürelere ilişkin müteveffa eşinin davalı işyerinde çalıştığına dair kesin kanıt ve belgelerin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenilen bordro tanıkları beyanlarında, davacının iddia edilen tarihlerde davalıların murisine ait iş yerinde kesintisiz ve sürekli çalıştığını beyan etmişlerdir. Bu kapsamda tüm bordo tanıkları dinlenmiş, kolluk araştırması neticesinde tespit edilen komşu iş yeri sahipleri dinlenmiş olup, davalıya ait mobilya iş yerinin mevsimlik çalışmayı ya da ayın belli günlerinde çalışılmayı gerektiren bir iş yeri olmayışı, ve bordro tanıklarının beyanı ile davacının davalı iş yerinde 15.05.1986 – 15.01.1996 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz bir şekilde hizmet akdine dayalı olarak “mobilyacı” olarak çalıştığı, ancak çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirildiği sonucuna varılmakla,
Davanın kabulü ile davacı …’in (TC Kimlik No:58222455542) davalıya ait …sicil no lu iş yerinde 15.05.1986 – 15.01.1996 tarihleri arasında sürekli ve kesintisiz hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili; İlk Derece Mahkemesince usul ve kanuna aykırı karar verildiği, istinaf kararı doğrultusunda yeterli komşu iş yeri tanığı dinlenilmediği, zabıtaca gerekli araştırma yapılmadığı, istinaf sonrası dinlenen tanıkların bir kısmının davacı ve davalılarla yakın akraba olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleri ile yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından 6100 sayılı HMK’nın madde 353/1-b.1 hükmü gereğince feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı işveren nezdinde 15.05.1986 – 15.01.1996 tarihleri arasında sürekli hizmet akdi ile asgari ücret ile çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile
2. 506 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.