Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/9904 E. 2023/3271 K. 25.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9904
KARAR NO : 2023/3271
KARAR TARİHİ : 25.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/814 E., 2020/575 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 26.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “müvekkilinin uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 23.11.2007-06.05.2009 tarihleri arasında tutuklu kaldığını, yargılama sonucunda beraatine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek, haksız tutuklama tedbiri nedeniyle 300.000 TL maddi, 300.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini” talep etmiştir.

2. Davalı vekili 21.03.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; “davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini” beyan etmiştir.

3. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2018/165 Esas 2019/229 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 8.040 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 23.11.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden tahsiline karar verilmiştir.

4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.11.2019 tarih ve 2019/1701 Esas 2019/960 Karar sayılı kararı ile “Davacının tutuklandığı tarih dikkate alındığında 5320 sayılı Kanunun 6/1. maddesine göre, tazminat talebinin 5271 sayılı CMK’nın 141. – 144. maddeleri hükümlerine göre incelenip karara bağlanması gerektiği ve 5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceğinin belirtildiği, bu kapsamda davacı hakkında verilen İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2010 tarih, 2007/672 Esas – 2010/130 Karar sayılı kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2015/11774 Esas – 2016/7993 Karar sayılı ilamıyla onanmak suretiyle 26.10.2016 tarihinde kesinleştiği, örgüt üyeliği suçunun ise temyiz edilmeden 28.09.2010 tarihinde kesinleştiğine dair şerh düzenlenmiş ise de, tazminat davasının dayanağı olan ceza dava dosyası fiziki olarak celp edilip incelenerek davacı hakkında örgüt üyeliği ve uyuşturucu madde ticareti suçlarından verilen beraat kararlarının hangi tarihlerde kesinleştiği tespit edilerek, 26.02.2018 tarihinde açılan tazminat davasının beraat kararlarının kesinleşme tarihlerini izleyen bir yıl içinde açılıp açılmadığının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/702 Esas 2020/115 Karar sayılı kararı ile davanın süresinde açılmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

6. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2020/814 Esas 2020/575 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir

7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.12.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı … hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan verilen beraat kararının temyiz edilmeden 28.09.2010 tarihinde kesinleştiği; uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan verilen beraat kararının Yargıtay 9. Ceza Dairesine ait 26.10.2016 tarih 2015/11774 Esas, 2016/7993 Karar sayılı Ret-Onama ilamı ile 26.10.2016 tarihinde kesinleştiği, davacının davasını 26.02.2018 tarihinde ikame ettiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davacıya kesinleşmiş kararın tebliğ edildiğine dair dosya içerisinde bir evrak bulunmasa da 5271 sayılı CMK’nın 142/1 maddesi gereğince işbu davanın davaya konu kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde açılmaması sebebiyle, davacının maddi ve manevi tazminat isteminin yasal koşulları oluşmadığından taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; vicdani kanının oluştuğu tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre kararda usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, karar yerinde gösterilen deliller uyarınca oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından davacı vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/102 Esas 2017/297 Karar (İstanbul (Kapatılan) 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/672 – 2010/130) sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 20.11.2007-06.05.2009 tarihleri arasında 1 yıl 5 ay 17 gün gözaltı/ tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 26.10.2016 tarih 2015/11774 Esas, 2016/7993 Karar sayılı ilamı ile 26.10.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltı/tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tâbi olduğu anlaşılmıştır.

Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasındaki “Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.” şeklindeki düzenlemeye göre; davacı hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yapılan yargılama neticesinde davacının beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün yapılan temyiz incelemesi neticesinde 26.10.2016 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının hükmün kesinleşmesinden itibaren açılmasını öngören CMK’nın 142/1. maddesi tazminat istemeye hak sahibi olan kimsenin soruşturma ve kovuşturmanın akıbetini ve kesin sonuca bağlanışını takip ederek dava hakkını gecikmeden kullanması öngörülerek düzenlenmiş olup, somut olayda davanın hak düşürücü bir yıllık süre geçtikten sonra 26.02.2018 tarihinde açılması karşısında davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.06.2020 tarihli ve 2020/814 Esas 2020/575 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.