YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10729
KARAR NO : 2023/3186
KARAR TARİHİ : 21.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/741 – 2015/808
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2014/741 Esas, 2015/808 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.11.2020 tarihli, 2016/168420 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
“Her ne kadar sanık … hakkında “izinsiz kazı yapmak” suçunu işlediği iddia olunarak 2863 sayılı Kanun’un 74/1, TCK’nın 58 ve 53/1. maddelerine göre cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de, tüm dosya kapsamının incelenmesiyle yapılan yargılama neticesinde; sanığın soruşturma aşamasından itibaren üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, ancak sanığın daha önceden bu suçtan tutuklu kaldığı, yargılandığı ve mahkumiyetine karar verildiği tespit edildiğinden, soruşturma aşamasında eylemin sanık tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğinin tespit edilmesi üzerine, suça konu kaçak kazı yapılan yerde ele geçen sigara izmaritleri üzerinde yapılan inceleme sonucu sigaraların sanığa ait olduğunun tespit edilerek sanık hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmış, mahkememizce yapılan değerlendirmede, sanığın soruşturma aşamasından itibaren istikrarlı bir şekilde üzerine atılı suçu inkar ettiği, her ne kadar kazı yapılan yerde bulunan sigaraların sanık tarafından içilmiş olduğu DNA incelemesi ile tespit edilmiş ise de, sanığın burada kazı yapıldığını duyarak gelip alanı gördüğü, zaten yerin hemen bitişiğinde kendi kullanımındaki taşınmaz olması sebebi ile buraya sık sık gelip gittiği şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmış, sanığın olay yerinde kazı yaparken yakalanmamış olduğu, iddia ettiği gibi kendisinin kullanımındaki taşınmazın kazı yapılan yerin sınırında olup kazılan alanın da bu sınıra yakın olduğu mahkememizce yapılan keşifte de gözlemlenmiş, bu itibarla sanığın savunmasının doğru olabileceği değerlendirilmiş, yine keşifte dinlenen tanıkların da yerin kimin tarafından kazıldığına dair bir bilgilerinin bulunmadığı anlaşılmış, tüm bu sebeplerle eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine dair sanık hakkında mahkumiyet kararı verilebilmesi için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar vermek gerekmiştir.”
2. Olay günü saat 15.00 sıralarında kolluk kuvvetlerini arayan … isimli şahsın kendisine ait arazide kazı yapılmış olduğunu bildirmesi üzerine ihbara konu yere giden jandarma görevlilerinin kazı mahallinde kimsenin bulunmadığını, 3 metre derinliğinde ve 2,5 metre çapında kazı yapılmış olduğunu, kazı çukurunun etrafında kazma kürek olmadığını tespit ettikleri, olay yerinde 3 adet sigara izmariti, 1 adet pet bardak ve çikolata kağıdı buldukları, yapılan istihbari çalışmalarda Karadayı lakaplı sanık …’nın 2009 yılında izinsiz kazı yapmak suçundan sabıkasının bulunduğu, sanığın hâlen ekibi ile birlikte define bulmak amacıyla özellikle Keşlik Köyü’nde sarnıç olduğu duyumuyla izinsiz kazılar yaptığı tespit edilerek, suça konu kazıyı da onun yapmış olabileceği ihtimalinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
3. … Sulh Ceza Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2014/183 Değişik iş sayılı kararına istinaden sanıktan alınan kan numunesinden elde edilen DNA profilinin olay yerinde bulunan bir adet sigara izmariti üzerindeki DNA profili ile uyumlu olduğu, diğer iki sigara izmariti üzerindeki DNA profillerinin ise sanık …’dan farklı bir erkek bireye ait olduğu 13.10.2014 tarihli uzmanlık raporu ile tespit edilmiştir.
4. Sanık … savunmasında, iddianamede belirtilen yerde kazı yapıldığı ile ilgili köy muhtarının ve şikayetçi …’in kendisini aradıklarını, kazıya ilişkin bilgisinin bulunup bulunmadığını sorduklarını, daha önce izinsiz kazı yapmak suçundan ceza aldığını, bu yüzden nerede bir kazı yapılsa herkesin kendisinden şüphelendiğini, sabıkası var diye hakkında dava açıldığını, olayı duyunca kazı yapılan yere gittiğini, oturup sigara içtiğini, suça konu yere sınır kendisine ait meyve bahçesi bulunduğunu, kazılan yeri gördüğünü, ancak kesinlikle kendisinin kazmadığını, kimin kazı yaptığını bilmediğini, daha önce burada izinli kazı yapmak istediğini, yakın bir mevkiide hazineye ait bir alanda izinli olarak kazı yaptığını beyan etmiştir.
4. Şikayetçi … keşifte alınan beyanında, kendisine ait arazinin sınırında sanık …’in babasından kalma bahçeleri bulunduğunu, bu nedenle sanığın gidip geldiği yerlerden olduğunu, olayı duyunca sanığın kazı mahalline gidip görmüş olabileceğini, daha önce aynı suçtan sabıkası olduğundan kazıyı sanığın yapmış olabileceğini düşündüklerini ancak kimin yaptığını görmediğini ifade etmiştir.
GEREKÇE
1. Tüm dosya kapsamından, olay günü şikayetçi …’in ihbarı üzerine olay yerine giden kolluk kuvvetleri tarafından tespit edilen kazının sanık … tarafından yapıldığına dair, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilebilmesi için yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesi ile atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2015 tarihli ve 2014/741 Esas, 2015/808 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2023 tarihinde karar verildi.