Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/9186 E. 2023/8375 K. 19.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/9186
KARAR NO : 2023/8375
KARAR TARİHİ : 19.09.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1569 E., 2021/2389 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/313 E., 2020/702 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, olmakla yapılan incelemede tespit edilen noksanların ikmali için dosya mahalline çevrilmiş, geri çevirme üzerine dosya dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar kök murisisi …, davalı yan nezdinde çalışması sırasında 06.07.2017 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sebebiyle vefat ettiğini, müteveffanın ölümü ile desteklerini kaybettiklerini, davacıların derin bir acı ve üzüntü içerisine düştüğünü belirterek müvekkillerinden eş…ve çocuklardan …ve … lehine 1.000,00 TL, çocuk…lehine 100,00 TL maddi tazminat ile Eş lehine 150.000 TL, çocukların her biri lehine 80.000,00 TL’şer manevi tazminat ile baba …lehine 80.000,00 TL kardeşlerinin her biri lehine 70.000 TL’şer manevi tazminatın olay tarihi olan 06.07.2017’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesini talep etmişken, davacı vekili 09.07.2020 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat istemlerini çocuklardan…yönünden 18.484,57 TL’ye, … için 1.835,96 TL’ye, çocuk …için 1.418,14 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının zamanaşımına uğradığını meydana gelen kazanın müteveffanın kendi kusuru sonucu meydana geldiğini, müteveffaya kurumları tarafından iş güvenliği ve sağlığı ile ilgili gerekli tüm eğitimlerinin verildiği, müteveffanın tecübeli bir çalışan olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; İlk Derece Mahkemesince bilirkişi heyetince düzenlenen 22.02.2019 tarihli raporda; davalı işveren AŞ’nin % 100 oranında Türkiye Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin %20 oranında kusurlu oluduğu, müteveffa kazalı işçi …’in %80 oranıda kusurlu olduğu belirtilmiş, aldırılan kusur raporda mevzuat uyarınca hangi önlemlerin alınması gerektiği, bunların işverence alınıp alınmadığı ve alınmış tedbirlere davacı işçinin uyup uymadığı hususlarının da ortaya konulduğu, yargısal denetime elverişli, hükme yeterli, açıklayıcı, gerekçeli, olaya ve dosyaya uygun, aynı zamanda yerleşik yargısal kararlara da uyumlu ilgililerin kusur oran ve aidiyetlerini belirtir nitelikte olması nedeniyle hükme esas alındığını, hesap raporunda; davacı eş …’in karşılanmamış zararının bulunmadığından istemin reddine karar vermek gerektiğini, davacı çocuk……’in 18.484,57 TL, davacı çocuk …’in 1.835,96 TL, davacı çocuk ……’in 1.418,18 TL karşılanmamış zararının olduğu hesaplanarak hüküm altına alındığını, manevi tazminat istemleri yönünden ise İş kazasının oluşumunda davacılar desteği ve davalı şirketin kusur durumu, kazanın oluş şekli, kazanın meydana gelmesinde davalı şirketin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerindeki ihmali nedeniyle kusurlu olması, ülkenin ekonomik koşulları, taraf tanıklarının beyanları tarafların sosyo-ekonomik durumu, tazminat tutarının caydırıcılık uyandıran oranda olması, davacıların manevi olarak çektikleri elem ve ızdırabın bir nebze giderilmesi, gerektiği gözetildiğinde davacılar lehine uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerektiği, davacı kardeş …’ın bir dönem müteveffa kardeşiyle aralarında husumet olduğu değerlendirilerek eş…lehine 80.000,00 TL çocukların her biri lehine 60.000,00 TL’şer, Kardeş …e 10.000,00 TL …e 15.000,00 TL ve baba Hasan’a 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalıdan alınarak davacı …’e verilmesine; fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar lehine maddi ve manevi tazminat verilirken murisle aralarında eylemli ve gerçek bir bağ bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, davacıların davalarını ispat edemediklerini, davacıların bu konuda tanık dahi dinletmediklerini, maddi ve manevi tazminatın fazla olduğunu, kaza tarihinden faiz verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından ödenen 86.300,91 TL kıdem tazminatı ve 9.315,17 TL ikramiye ve sosyal hak ödemelerinin tenzil edilmesi gerektiğini, müvekkiline izafe edilen % 20 kusur oranını kabul etmediklerini, SGK raporu ile heyet raporu arasındaki kusura yönelik çelişkinin giderilmediğini, maddi tazminat hesabına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, özellikle peşin sermaye değerli gelir tenzilatında üçüncü kişinin kusurunun yarısı dikkate alındığından müvekkilinin daha fazla tazminat ödemek durumunda kaldığını, destek payları belirlenirken gelirin %70’inin dağıtılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kardeşler lehine manevi tazminat verilirken murisle aralarında eylemli bağ bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini,kusurun hatalı tespit edildiğini, davacılar lehine hatalı vekalet ücretine hükmedildiğini, davacı … lehine hükmedilen maddi tazminat miktarının talep ile bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, bildirerek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dosya kapsamındaki yazı, bilgi ve belgelere göre; davalı iş veren Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ ne ait maden sahasında 45 YB 2919 plakalı tırın şöförü olan müteveffa işçi …’ in 06.07.2017 tarihinde kullanmakta olduğu tırın dorsesine dozer yüklendikten sonra duran aracı kaymaya başlayarak hareket ettiğini, fark ederek koşup tırın kupasına bindiği, frene basarak aracı durdurmak istediği, sola doğru makas yapan tırın dorsesinin kupaya vurması ile açık olan kapıdan düşüp tekerler altında kalarak vefat ettiği, meydana gelen kazanın iş kazası olduğu, hükme esas alınan 22.02.2019 tarihli kusur raporunun İş Kanunu ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğüne uygun olarak düzenlendiği, davalı işverenin eğimli arazide iş makinesinin yüklenmesine engel olmadığı, aracın park edilmesi sırasında frenleme ve takozlama yapılmasını sağlamadığı, kusura yönelik itirazların yerinde olmadığı, hükme esas alınan hesap raporunda hata bulunmadığı, zira 6098 sayılı TBK 55 inci maddesi gereği ödenen kıdem tazminatı ve sosyal yardımların tazminatlardan mahsubunun mümkün olmadığı, Sosyal Sigorta Kanunu’nun 23 üncü maddesi örneksenerek gelirin %70 inin dağıtılmasında yerleşik Yargıtay uygulamasına aykırılık bulunmadığı, tazminatlara haksız fiil tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin yerinde olduğu ve kaza tarihine göre zaman aşımına uğrayan alacak bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak davacı … lehine hükmedilen maddi tazminat miktarı HMK 26 ncı maddesi gereği talepten fazla olup, 1418,14 TL maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği gibi davacılar lehine maddi tazminat talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT nin 13/1 maddesi gereği 3.400,00 TL vekalet ücreti yerine 3.410,81 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, manevi tazminata yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde ise; 6098 sayılı TBK 56/2 nci fıkrasına göre “…ölüm halinde yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” düzenlemesi gereği davacı eş çocuklar baba ve kardeşler lehine manevi tazminata hükmedilmesi yerinde olup, müteveffa ile davacı kardeş…arasındaki husumetin devam ettiğine dair soyut iddia dışında dosyada bir bilgi bulunmadığı (Yargıtay 21.Hukuk Dairesi’ nin 2019/423 Esas 2019/7558 Karar ) anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmediği gibi, 22.06.1966 tarih ve 1966/7 – 7 Esas Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile Hukuk Genel Kurulu’ nun 24/12/2014 tarihli kararındaki kriterlere göre somut olayda özellikle olay tarihi ve paranın alım gücü gözetildiğinde hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları da TMK’ nın 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesine uygun görülerek HMK 26 ncı maddesine aykırılık ve vekalet ücreti yönünden 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 nci maddesi gereğince kararın kaldırılıp yeniden esas hakkında;
“Davanın kısmen kabulü ile;
1-1.418,14 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalıdan alınarak davacı … (velayeten …’e) verilmesine,
2-60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalıdan alınarak davacı … (velayeten …’e) verilmesine; fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

3-1.835,96 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalıdan alınarak davacı … (velayeten …’e) verilmesine,

4-60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalıdan alınarak davacı … (velayeten …’e) verilmesine; fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

5-Davacı …’in maddi tazminat talebinin reddine,

6-80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalıdan alınarak davacı …’e verilmesine; fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

7-18.484,57 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalıdan alınarak davacı … …’e verilmesine,

8-60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalıdan alınarak davacı … …’e verilmesine; fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

9-60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalıdan alınarak davacı …’e verilmesine; fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

10-10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalıdan alınarak davacı …’e verilmesine; fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

11-15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalıdan alınarak davacı …’e verilmesine; fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

12-40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalıdan alınarak davacı …’e verilmesine; fazlaya ilişkin taleplerin reddine,” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline %20 kusur verilmesi kabul edilemeyeceğini, iş sağlığı ve güvenliği dahil her türlü eğitimin verildiğini, kusur raporunda neden sonuç ilişkisinin kurulmadığını, illiyet bağının davacı eylemi ile kesildiğinin gözetilmediğini, işçinin aracı yeterli önlem almadan çalışır vaziyette terk ettiğini, akabinde hareket halindeki araca binmeye çalıştığını, SGK müfettişi raporunda müvekkiline %10 kusur verilmişken bu raporda %20 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin kazada hangi önlemi aldığı belirtilmeden kabullerle kusur verilmesinin hatalı olduğunu, davacının davasını ispat edemediğini, %80 sigortalı kusuruna rağmen hükmedilen manevi tazminatların çok yüksek olduğunu, faiz hükmünün hatalı tesis edildiğini, kıdem tazminatı ile ikramiye ve sosyal haklar ödendiğinin hesap raporunda gözetilmediğini, davacı kardeşler ile müteveffa sigortalı arasında gerçek bağ araştırılmadan manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maddi tazminat hesabında desteğin %70 gelirinin davacılara ayrılacağı kabulünün hatalı olduğunu, çocuk …için hükmedilen tazminatta talep aşıldığını, çocuk…için gelir bağlanıp bağlanmadığı araştırılıp tenzil edilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat alacaklarına hak kazanıp kazanamadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 366 yollamasıyla uygulanan 348 inci maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri, ile dava yığılmasına ilişkin 110 uncu maddesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Hükümleri ile araç işletilmesine ilişkin 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu maddeleri ile Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417/3, 49, 50, 51, 52, 53, 55 ve 56 ncı maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16, 19 ve 21 inci maddeleri ve manevi tazminat miktarının tayin ve tespiti noktasında 26.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır.

3. Değerlendirme
A) Davalı vekilinin, davacı … lehine hükmedilen manevi tazminat haricinde, diğer davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3.Davacı vekilinin müvekkilleri lehine talep ettiği maddi ve manevi tazminat miktarları ile İlk Derece Mahkemesi kararı ve iş bu kararın istinaf edilmesi ile yeniden esas hakkında hüküm tesis eden Bölge Adliye Mahkemesi kararında hükmedilen maddi ve manevi tazminatlardan davacı … haricindeki davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatların birbirlerinden bağımsız ve ayrı ayrı olarak Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 78.630,00 TL’lik kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

B) Davalı vekilinin davacı … lehine hükmedilen manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; hükme esas alınan kusur raporundaki tespitlerin dosya kapsamı ve Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen karardaki gerekçelerin de yerinde olması nedeniyle, davalı vekilinin anılan hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin davacı … lehine hükmedilen manevi tazminat haricinde, diğer davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi manevi tazminat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin davacı … lehine hükmedilen manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

3. Davalıdan tahsil edilen peşin temyiz ve karar harcından temyiz incelemesine tabi hükümle ilgili tahsil edilmesi gereken harcın mahsubu ile 1.481,28 TL harcın istem halinde davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.