Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/17605 E. 2023/13361 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/17605
KARAR NO : 2023/13361
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2979 Esas, 2022/770 Karar
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZA KONU KARAR : Onama
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 08.06.2023 tarihli ve 2023/1964 Esas, 2023/11405 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2023 tarihli 4-2022/73237 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu,
“Tehdit suçundan ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat hükmünün istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın mahkumiyetine dair kararın temyize tabi olup olmadığı hususu itirazımızın özünü oluşturmaktadır. İncelenen dosya içeriğine göre; … Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08/06/2023 gün ve 2023/1964 Esas, 2023/11405 Karar sayılı ilamı ile hükmün CMK’nun 286/2-d bendi uyarınca kesin olduğundan bahisle temyiz istemlerinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. TCK’nun 106/1. cümlesi, “6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasını” gerektirmektedir. 5271 sayılı CMK’nun 286/2-d fıkrası “(Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 gün ve 2018/71 Esas, 2018/118 Karar sayılı iptal kararı ile yeniden düzenlenen 20/02/2019-7165 sayılı Kanunun 7. Md) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272. maddenin 3. fıkrası kapsamı dışında kalan mahkumiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır. Somut olayda ilk derece mahkemesi tarafından beraat kararı verilmiş ve ilk defa Bölge Adliye Mahkemesi tarafından CMK’nun 272/3 fıkrası kapsamı dışında mahkumiyet karar verilmiş olup, bu hüküm temyize tabidir. Yüksek Yargıtay 6. Ceza Dairesi CMK’nun 286/2-d maddesi uyarınca hükmün temyiz edilmez olduğundan bahisle red kararı vermiş ise de, hükmün temyize tabi olduğu ve temyizen incelenerek bozulması..” gerekçesiyle onama ilâmının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
İtirazla ilgili yeniden değerlendirme yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

5271 sayılı CMK’nun 286/2-d fıkrası “(Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 gün ve 2018/71 Esas, 2018/118 Karar sayılı iptal kararı ile yeniden düzenlenen 20/02/2019-7165 sayılı Kanunun 7. Md) İlk defa Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve 272. maddenin 3. fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak ilk defan CMK’nun 286 ve 272/3. maddelerinde sayılan hallerin kapsamı dışında kurulan mahkûmiyet hükmünün temyize tabi olduğu değerlendirilmiş ve bu nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.

III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği 08.06.2023 tarihli ve 2023/1964 Esas, 2023/11405 Karar sayılı “Red” ilâmının KALDIRILMASINA, itiraza konu Dairemiz kararında yer alan “Gerekçe” ve “Karar” başlıklı paraflarının çıkarılmasına ve aşağıda gösterilen “Gerekçe” ve “Karar” başlıklı paragrafların eklenmesine ve hükmün diğer bölümlerinin aynen KORUNMASINA karar verilerek,

Sanık hakkında katılana yönelik tehdit suçundan Bölge Adliye Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün Dairemizin 08.06.2023 tarihli ve 2023/1964 Esas, 2023/11405 Karar sayılı “Red” kararı ile kesinleştiği ve bu halde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ile gelen dava dosyasında itirazın kabulüne kadar geçen sürenin zamanaşımının hesabında dikkate alınmayacağı gözetilerek, yapılan incelenmede:

“II.GEREKÇE
A. Oluş ve dosya kapsamına göre haksız tahrik koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Kesin Olan Mahkûmiyet Hükmünün Temyiz Edilemeyeceği ve Vekalet Ücretine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden,
İlk derece mahkemesi beraat kararının Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak sanığın tehdit suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, sanık aleyhine kurulan hükmün 5271 sayılı Kanun’un 286. maddesinde sınırlı olarak sayılan temyiz edilemeyen kararlardan olmadığının ayrıca katılan lehine vekalet ücretine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, katılan vekilinin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanığın Bir Anlık Öfkeyle Şikâyetçi Olmak İçin Hattı Aradığını Öldürmekle Tehdit Etmediğini Beraatine Karar Verilmesi, Katılan Vekilinin İse Üst Sınırdan Ceza Verilmesi, Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden,
Katılanın aşamalardaki değişmeyen kararlı beyanları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, sanığın ikrarı dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı anlaşıldığından, belirtilen nedenlerle katılan vekilinin ve sanığın temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde (B ve C) başlıklı paraflarda açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 09.03.2022 tarihli ve 2021/2979 Esas, 2022/770 Karar kararında sanıklar ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, “
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yalvaç Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.10.2023 tarihinde karar verildi.