YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7105
KARAR NO : 2023/8435
KARAR TARİHİ : 20.09.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/597 E., 2023/813 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/148 E., 2022/88 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.09.2002-26.04.2015 tarihleri arasında davalı …’ın evinde aralıksız olarak 13 yıl boyunca evin bütün işleri ve 2 çocuğuna bakarak çalıştığını, davacının bu çalışması esnasında işveren tarafından yaklaşık olarak 13 yıl boyunca sigortası yaptırılmadan bir fiil çalıştırıldığını, davacının davalı işverenle sigorta için konuştuğunda davalının asla sigorta yapmayacağını istediği yere başvurmasını söyleyerek işten çıkardığını ileri sürerek, davacının davalı işveren yanında 10.09.2002-26.04.2015 tarihleri arasında yatırılmayan eksik sigorta prim günlerinin tesbiti ile bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davaların kamu düzenine ilişkin olup çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatı gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı ile davalı arasında Kanun’un öngördüğü anlamda süreklilik arz eden bir ilişki olmadığını davacının 2002 yılının Aralık ayında bir gün kendiliğinden gelerek ev işlerini görmek üzere bir hizmetli aradığını, kendisinin bu işe talip olduğunu, sigorta da istemediğini, eşinin sigortasının kendisi için yeterli olduğunu beyan ederek işe başladığını, davalı kesin olarak belli olmayan duruma göre başlangıçta birkaç yıl daha düzenli olsa da çocuklarının büyümesi ile birlikte haftada bir veya birkaç günü kapsayan sürelerle davacıyı çağırarak iş gördürdüğünü, 6552 sayılı Kanun’un 01.04.2015 tarihinde yürürlüğe girmesine kadar, İş Yasası’na tabi olmadıklarından davacının çalışma sisteminde ev hizmetlerinde çalışanların sigorta zorunluluğu bulunmadığını, Yasa yürürlüğe girmeden bir süre önce davacının başka birinin yanında sigortalı göstermesi için davalıya baskı yaptığını, davalının böyle bir şey yapamayacağını ancak yeni yasaya göre yapılabileceğini bildirdiğini, davacının 30 Mart Cumartesi günü eve gelerek, tam zamanlı bir iş bulduğunu, o işyerinde ev hizmetinde çalışmayacağını ve buna göre sigorta yapılacağını şayet davalının başka birinin yanında sigorta gösterirse çalışmaya devam edeceğini aksi halde ayrılacağını söylediğini, davalının tekrar açıkça böyle bir şey yapamayacağını söylemesi üzerine davacının düşünüp belki de kabul edeceğini söyledikten sonra evden ayrıldığını ve bir daha gelmediğini, davanın görev, zamanaşımı ve esas yönünden reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacının, davalıya ait ev hizmetleri iş yerinde dava konusu 10.09.2003-26.04.2015 tarihleri arasında ayda 30 gün ve tam zamanlı bir şekilde çalıştığı vicdani kanaatiyle, davacı adına Kuruma bildirimi yapılan dava dışı 1230554 07 01 sicil numaralı …şyerinde 02.03.2013-10.03.2013 tarihleri arasında 9 gün, 5510 sayılı Kanun 4/1-b kapsamında isteğe bağlı sigortalılığı nedeniyle 30.05.2013-28.02.2014 tarihleri arasında 272 gün ve 1211721 07 01 sicil numaral…İnşaat Limited Şirketi iş yerinde 22.05.2014-31.07.2014 tarihleri arasında 70 günlük süreler hariç prime esas asgari ücretle çalıştığının tespitine” dair davanın kısmen kabulü ile davacının 02.03.2013 – 10.03.2013 ve 22.05.2014 – 31.07.2014 tarihleri arasındaki dava dışı iş yerlerinden bildirilen süreler ile 30.05.2013 – 28.02.2014 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalı olduğu sürelere ilişkin dava atiye terk edildiğinden bu dönemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının 10.09.2003 – 26.04.2015 tarihleri arasında; 02.03.2013 – 10.03.2013 ve 22.05.2014 – 31.07.2014 tarihleri arasındaki dava dışı iş yerlerinden bildirilen süreler ile 30.05.2013 – 28.02.2014 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğu süreler dışlanmak suretiyle davalı işverene ait ev hizmetleri iş yerinde dönemin asgari ücreti ile hizmet akdine tabi olarak aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının sigortalılığa esas bir çalışmasının bulunmadığını, davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davacının her ay 30 gün çalışmış gibi hesaplama yapıldığını, kamu tanıklarının hiçbirinin davacının çalışması ile ilgisinin bulunmadığını, sürekli bir çalışmadan söz edilemeyeceğini bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
2.Feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece kabul edildiği üzere davacının davalıya bağlı olarak çalıştığına dair soyut tanık beyanları dışında delil bulunmadığını, karara esas alınan bilirkişi raporuna itirazları olduğunu, kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “tüm dosya kapsamı, Dairemizin yukarıda anılan kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama, davacının alınan isticvap beyanı, kaldırma kararı sonrasında dinlenen bordro tanık beyanları, SGK kayıtları, resmi kurumlardan gelen müzekkere cevapları birlikte değerlendirildiğinde; davacının mahkemece hüküm altına alınan sürelerde davalı nezdinde hizmet akdine bağlı olarak çalıştığı, davacının tespit talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı görülmekle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre” davalı ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ncı maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıdaki yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.