YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/5812
KARAR NO : 2012/11806
KARAR TARİHİ : 26.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetlerine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Cavit Çorüm yaralama suçundan yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
1 numaralı hüküm fıkrasında sanık …’un yaraladığı katılanın adının … yerine yazılı şekilde … olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık … Çorüm hakkında belirlenen hapis cezasının 3 yıldan az olması karşısında, 19.12.2006 tarihli 5560 sayılı yasa değişikliğinden önceki mevcut haliyle 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırıkalımasına karar verilmesi olanaklı olduğu halde mahkemece yanılgıya düşülerek “sanığa verilen hapis cezasının süresi nedeniyle“ gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- … hakkında yaralama suçundan yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Yargıtay CGK’nun 13.11.2007 … 2007/8-171 esas, 2007/235 sayılı kararında açıklandığı üzere; 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesi ile bazı koşulların gerçekleşmesi halinde çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması imkanı getirilmiştir. Objektif ve subjektif koşulları olan düzenlemeye göre cezaya ilişkin olanı, mahkemece belirlenen cezanın en çok 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası olmasıdır. Olayımızda bu koşulun gerçekleştiği anlaşılmıştır. Fail bakımından aranan diğer koşullar ise; çocuğun daha önceden kasıtlı bir suç işlememiş bulunması, yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat gelmiş bulunması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibariyle bir cezaya hükmedilmesine gerek görülmemesi ve mağdurun veya kamunun
uğradığı zararın tamamen giderilmesinden ibarettir. Ancak, çocuğun ailesinin veya kendisinin ekonomik durumunun elverişli olmaması durumunda bu koşul aranmayabilir. Yasa maddesinde belirtilen bu koşulların oluşup oluşmadığı ve bu hükmün uygulanıp uygulanmayacağı hakim tarafından her olayda değerlendirilip denetime imkan sağlayacak biçimde kararda gösterilmesi gerekmektedir. Somut olayımızda objektif koşul oluştuğu halde, kararda 5395 sayılı ÇKK nunun 23. maddesinde faile ilişkin olarak öngörülen şartlardan hangisinin ya da hangilerinin oluşmadığına dair mahkemece denetime imkan verecek şekilde bir değerlendirme yapılmadan “sanığın katılanın zararını ödemediği ödeme girişiminde de bulunmadığı” biçiminde yasal gerekçeleri içermeyen nedenlerle redde dair yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair hususlar incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.