YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/17018
KARAR NO : 2023/3958
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
…
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1009 E., 2022/1055 K.
…
…
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/1009 Esas, 2022/1055 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 02.08.2018 tarihli ve 2018/3766 Esas numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında, farklı tarihlerde iş makinelerinin depo kapaklarını kırarak mazot çalması şeklindeki eylemleri nedeniyle hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 143/1, 43/1, 152/1-a, 43/1, 168/1, 142/2-h, 143/1, 43/1, 151/1, 168/1, 53. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davaları açılmıştır
2. Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/741 Esas, 2019/284 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 43, 168/1, 62, 152/1-a, 43, 168/1, 62, 51. maddeleri uyarınca sırasıyla 3 yıl 4 ay hapis ve erteli 4 ay 13 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hırsızlık suçu yönünden aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Anılan mahkûmiyet hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/1869 Esas, 2020/3300 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik olarak, suça konu zararların tamamen giderilip giderilmediğinin tespiti ile kısmî iadenin söz konusu olması halinde katılan kurumun, kısmî iadeye rızası olup olmadığının sorulması gerektiğinin gözetilmemesi gerekçeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/1-e maddesi gereğince hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/98 Esas, 2021/575 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143, 43, 62, 152/1-a, 43, 62. maddeleri uyarınca sırasıyla 10 yıl hapis, 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına, her iki hüküm yönünden aynı Kanun’un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
5. Anılan mahkûmiyet hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/1009 Esas, 2022/1055 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik; sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2018/741 Esas, 2019/284 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/1869 Esas, 2020/3300 Karar sayılı kararı ile duruşma açılmaksızın hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin duruşma açarak karar vermek yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağı bulunmadığı, Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2021/98 Esas, 2021/575 Karar sayılı kararı ile bu karara yönelik istinaf incelemesi yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 tarihli ve 2022/1009 Esas, 2022/1055 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu durumda temyizen incelenen kararın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/1869 Esas, 2020/3300 Karar sayılı bozma kararı olması gerektiği belirlenerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, somut olayda suça konu zararların tamamen giderilip giderilmediğinin tespiti ile kısmî iadenin söz konusu olması halinde katılan kurumun, kısmî iadeye rızası olup olmadığının sorulması gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 25.12.2020 tarihli ve 2020/1869 Esas, 2020/3300 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.