YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5083
KARAR NO : 2023/4044
KARAR TARİHİ : 17.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/256E., 2016/113 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Manavgat 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 23/03/2016 tarihli ve 2015/256 Esas, 2016/113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24/09/2020 tarihli ve 2016/275123 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Süre tutum dilekçesi ile temyiz talebinde bulunan sanığın temyiz sebebi; Kararın hukuka aykırı olduğundan ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü;
Olay tarihinde saat 06:50 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki … plakalı kamyonetle sürücü belgesi olmadığı halde Aksu ilçesinden Serik ilçesine seyir halinde iken mağdur … ve ölen …’ın kamyonetin kasa kısmında oturdukları, dosyamızda tanık olarak beyanlarına başvurulan …, …’ın kamyonetin şoför mahalinin yan tarafında bulunan yolcu koltuklarında oturdukları, sanığın Çandır Mahallesi – Pınarcık Mahallesi yolu üzeri Tütünlük Mevkiine geldiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıktığı ve yolun sağında bulunan şarampole aracın devrilmesi sonucu meydana gelen kazada kamyonetin kasa bölümünde oturan müteveffa …’nin kazaya bağlı boyun kırığıyla gelişen solunum durması sonucu vefat ettiği ve yine kamyonetin kasa bölümünde oturan mağdur Fuat’ın 16/09/2015 tarihli adli raporla sabit olduğu üzere basit tıbbi müdahale ile iyileşir nitelikte yaralandığı belirtilmiştir.
2.Sanık sürücü aşamalardaki savunmalarında, on beş senedir … kullandığını ancak ehliyetinin bulunmadığını, yoldaki seyri esnasında ne olduğunu anlayamadan aracın yoldan çıktığını, tekerinin su kanalına girdiğini ve aracın devrildiğini, üzgün olduğunu beyan etmiştir.
3.Katılan …, sanığın kullandığı aracın hızlı gittiğini birden devrildiğini şikayetçi olduğunu katılmak istediğini beyan etmekle hakkında katılma kararı verilmiştir.
4.Katılan …, kazayı görmediğini oğlu olan …’ın yaralanması nedeni ile şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmekle hakkında katılma kararı verilmiştir.
5.Aşamalarda tanık sıfatı ile dinlenen … ve …, aracı sanık sürücünün kullandığını aracın içerisinde yolcu olarak bulunduğunu, sürücünün aracı hızlı kullandığını ve direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesi bir anda geldikleri istikamete dönerek devrildiğini, … ve …’ın aracın arka kasası içerisinde bulunduklarını beyan etmişlerdir.
6.Kaza tespit tutanağında gün durumunun gündüz, açık hava kuru zemin olduğu, hız sınırının 70km olduğu ve sanık sürcünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) 52/1-b maddesinde düzenlenen araçların hızlarını aracın teknik özelliği ile görüş, hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uyarlamamak maddesini ve sürücü belgesiz … kullanmaya ilişkin aynı Kanunun 36/3-a maddesini ihlal ettiği belirtilmiştir.
7.Soruşturma aşamasına ait, dosyanın tevdi üzerine düzenlenen 25/09/2015 tarihli tek bilirkişi raporunda ve kovuşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 11/02/2016 tarihli heyet raporunda, “Sanık sürücü … idaresindeki kamyonet ile seyir halindeyken yola gereken dikkatini vermediği, dikkatsiz ve tedbirsiz şekilde seyrettiği, seyrini aracının teknik özelliklerini, mevcut yolcu sayısını ve yol şartlarını dikkate alarak kaplama içinde kalacak şekilde sürdürmeye yeterli özeni göstermediği ve idaresindeki aracın sağ ön tekerinin sağdan yoldan çıkarak su kanalına düşmesi ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile sevk ve idare hatasıyla sebebiyet verdiği kazada, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından kaynaklı asli kusurludur.” denmiştir.
8.Ölen şahsın kesin ölüm sebebini belirleyen, Serik Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16/09/2015 tarihli ölü muayene tutanağında, kişinin ölümünün trafik kazasına bağlı boyun kırığı sonucunda gelişen solunum durması sonucunda meydana geldiği belirtilmiştir.
9.Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Süre tutum dilekçesi ile temyiz talebinde bulunan sanığın mahkumiyet kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden,
Olay ve olgular kısmında yer verilen bilirkişi raporu ile meydana gelen kazada asli ve tam kusurlu bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Manavgat 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 23/03/2016 tarihli ve 2015/256 Esas, 2016/113 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.