YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/3327
KARAR NO : 2023/13508
KARAR TARİHİ : 18.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/694 E., 2020/312 K.
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/4107 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle, 43/1, 86/2. 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2015 tarihli ve 2015/616 Esas, 2015/1414 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.cümle, 43/2, 53 ve 58 maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2 53, 58 maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.12.2015 tarihli ve 2015/616 Esas, 2015/1414 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/7258 Esas, 2019/2926 Karar sayılı kararı ile;
“02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, yaralama suçu yönünden ise, uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 nci ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/694 Esas, 2020/312 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1.cümle, 43/2, 62/1, 53 ve 58 maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 62/1, 53, 58 maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’nun diğer katılan …’ın kızı olduğu, …’ın suç tarihinde sanık …’ın nişanlısı olduğu, olay günü …’nin aracı ile sabah 08.00 saatlerinde nişanlısı olan …’ın evinin önüne giderek aracını diğer araçların geçişine engel olacak bir yere park ettiği, sabah saatlerinde diğer araçların bu hatalı park nedeniyle yoldan geçememeleri üzerine tanık O.A.’nın apartmanın tüm zillerine basarak araç sahibinin aracını çekmesini istediği apartmandan aşağı inen sanığın nişanlısı …’ye katılan …’ın ”böyle araba park edilir mi kimse işine gidemedi” demesi üzerine sanık …’ın katılan …’a eliyle vurduğu ve onu yere düşürdüğü, olayı gören katılan …’ın kızı katılan …’nun ve eşi tanık K.K.’nın aşağıya indiği, sanığın ”siz benim kim olduğumu biliyormusunuz, sizi burdan kaldırtırım” dediği, anlaşılmıştır.
2. Katılanların beyanları dosya arasında mevcuttur.
3. Sanığın, sinirlenerek katılana vurduğunu ancak tehdit etmediğini savunduğu görülmüştür.
4. Katılan …’a ait adli muayene raporunda, basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığının bildirildiği görülmüştür.
5. Tanık O.A.’nın beyanlarında, sanığın katılanı darp ettiğini ve tehdit ettiğini belirttiği görülmüştür.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde basit yargılama usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/694 Esas, 2020/312 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
18.10.2023 tarihinde karar verildi.