YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1621
KARAR NO : 2013/47212
KARAR TARİHİ : 19.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Her ne kadar karar sanığın yüzüne karşı verilmiş se de, kararın açıklanmasında “tefhim veya tebliğden itibaren 7 … içerisinde temyiz edilebileceği” denilmek suretiyle temyiz başvuru süresinin ne zaman başlayacağı konusunda yanıltıcı bilgiye yer verildiği, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilmediği, bu nedenle sanığın temyiz süresinin geçirmesinde 5271 sayılı CMK’nin 40/2 maddesi gereğince kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından kararı süresinde temyiz ettiği kabul edilmiştir.
Sanık 03.01.2011, 11.01.2011, 18.01.2011 ve 27.01.2011 tarihli dilekçeleri ile gerekçeli kararın tebliğini istemiş ve verilen kararlarda gerekçeli kararın tebliğ edildiği her ne kadar kararlarda belirtilmiş se de, tebliğ edilen kararların taleplerinin reddi, tahliye veya infazın durdurulması kararları ile ilgili ek kararların olduğu, hiç bir tebligat belgesinde açıkça mahkemenin 13.07.2010 tarihli gerekçeli kararın tebliğ edildiğini içermediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında verilen 01.04.2011 tarihli yeniden tebligat yapılması talebinin reddi kararı ile 07.04.2011 tarihli itirazın reddi kararlarının kaldırılarak yapılan incelemede,
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak,
Sanık hakkında iki kez sonuç olarak 3.600.00 TL apc verildiği, sanığın ekonomik durumu ve geliri gözönüne alınarak 5237 sayılı TCK’nin 52/4 maddesi gereğince para cezalarının nasıl ödeneceği kosununda herhangi bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19/12/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.