YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7807
KARAR NO : 2023/9190
KARAR TARİHİ : 28.09.2023
…
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/885 Esas, 2021/265 Karar
KATILANLAR : …, …, …
SUÇ : Basit zimmet
HÜKÜMLER : 1)Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli ve 2018/304 Esas, 2019/695 sayılı Kararı ile; zincirleme biçimde basit zimmet suçundan mahkumiyet,
2)Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 05.02.2021 tarihli ve 2020/885 Esas, 2021/265 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.11.2017 tarihli ve 2017/13377 Soruşturma, 2017/3593 Esas, 2017/400 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında basit zimmet suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2018 tarihli ve 2017/311 Esas, 2018/149 sayılı Kararı ile sanık hakkında basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Antalya Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2019 tarihli ve 2018/304 Esas, 2019/695 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme biçimde basit zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.
4. Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.02.2021 tarihli ve 2020/885 Esas, 2021/265 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; eylemin güveni kötüye kullanma suçu kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, katılanların işvereni olan şirketle görüştüğünü fakat belirledikleri süre içerisinde borcun tamamı ödenmediğinden uhdesinde kaldığı iddia edilen paranın hukuki ihtilafa konu olabileceğine, suçun sübut bulmadığına ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlar sebebiyle mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde Antalya Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, katılanların işçilik alacaklarına mahsuben borçlu şirket tarafından ödenen 32.500 TL’yi uhdesinde tuttuğu gibi işçilik alacaklarının 50.000 TL karşılığında kendi adına temlik edilmesini sağladığı kabul edilerek zincirleme biçimde basit zimmet suçundan cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılanlar tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulması yerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.02.2021 tarihli ve 2020/885 Esas, 2021/265 sayılı Kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.