Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/245 E. 2023/8508 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/245
KARAR NO : 2023/8508
KARAR TARİHİ : 12.09.2023


MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/157 Esas, 2019/336 Karar

SUÇLAR : Nitelikli zimmet
HÜKÜMLER : 1-Sanıklar … ve … hakkında nitelikli zimmete yardım suçundan beraat
2-Sanık … hakkında zincirleme olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılanlar vekilleri, sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A…. Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.12.2014 tarihli ve 2014/2995 Esas, 2014/2992 Soruşturma, 2014/155 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca 10 kez cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi ve 63 üncü maddesinin uygulanması, sanıklar …,… haklarında zimmete azmettirme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 38 inci maddesi yollamasıyla 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi ve 63 üncü maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

B…. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/21 Esas, 2016/103 sayılı Kararı ile sanık … hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43 üncü maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına, sanıklar .., haklarında zimmete yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 39 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 yıl 3’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
C.Bahse konu hükümlerin katılanlar vekilleri ile sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.09.2017 tarihli ve 2017/3966 Esas, 2017/3890 sayılı Kararı ile eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi, kabule göre de; sanıklar …,… hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmayarak eksik ceza tayini, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının sınırlı uygulanması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

Ç.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2018 tarihli ve 2017/254 Esas, 2018/218 sayılı Kararı ile sanık … hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 43 üncü maddesi uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına, sanık … hakkında zimmete yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına, … hakkında zimmete yardım etme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
D.Bahse konu hükümlerin katılanlar vekilleri ile sanıklar müdafileri ve sanık … tarafından temyizi üzerine Dairemizin 07.03.2019 tarihli ve 2018/11913 Esas, 2019/2810 sayılı Kararı ile sanık … hakkında eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden zimmet suçundan hüküm kurulması, sanıklar …,… ‘in beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
E.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/157 Esas, 2019/336 sayılı Kararı ile sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü ve 52 nci maddeleri uyarınca 9 yıl hapis ve 3.000 tam gün karşılığı 60.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarına, sanıklar … ve … haklarında zimmete yardım etme suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatlerine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan … vekilinin temyiz istemi; sanık …’in zimmet suçundan üst sınırdan cezalandırılması, hakkında lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine, … ve … hakkında verilen beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna,
B.Katılan Hazine vekilinin temyiz istemi; sanıklardan …’in zimmet suçundan cezalandırılmaması ile … ve … hakkında verilen beraat hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna, …’den ele geçen 23.700 TL’nin de kuruma iade edilmesi gerektiğine,
C.Katılan … Tarım ve Orman İl Müdürlüğü vekilinin temyiz istemi; sanık …’in zimmet suçundan üst sınırdan 10 kez cezalandırılması gerektiğine, ses kayıtlarına göre …’in parayı alıp sakladığına, … ve …’in …’i suç işlemeye azmettirip suçun işlenmesinden sonra …’e yardımcı olacaklarını vadettiklerine, suç işlendikten sonra …’in …’i paralarla birlikte Mersin’e götürdüğüne, kendi nüfus cüzdanını …’e verdiğine, …’in de zimmete geçirilen paranın bir kısmını sakladığı nazara alındığında cezalandırılmaları gerekirken beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
D.Sanık … müdafiilerinin temyiz istemi; sanığın suçu işlediğine dair kesin ve somut delil olmadığına, ceza tayininde orantılılık ve gerekçe gösterilmesi ilkesinin ihlal edildiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının yasaya aykırı olduğuna,
E.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; kendini vekille temsil ettiren ve beraat eden sanık hakkında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
F.Sanık … müdafiinin temyiz istemi; kendini vekille temsil ettiren ve beraat eden sanık hakkında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihlerinde … İli Damızlık Koyun-Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı olan sanık …’in, 02/06/2014 tarihi ve öncesinde koruma ve gözetimi ile yükümlü olduğu damızlık hayvan yetiştiriciliği birliği hesabına küçükbaş hayvan sahiplerine ödenmek üzere yatırılan paralardan 980.000 TL ve 1.000 TL’lik meblağları aynı bankada bulunan şahsi hesabına kısımlar halinde havale ettikten sonra nakit olarak çekerek damızlık hayvan yetiştiriciliği birliği hesabından kendi şahsi hesabına aktardığı, 50.000 TL ve 5.000 TL tutarındaki meblağları ise bu hesaptan başka kişilerin hesaplarına göndererek, yine damızlık hayvan yetiştiriciliği birliği hesabından 2010-2013 yılları arasında muhtelif zamanlarda 42.438,40 TL’yi usulsüz olarak kullanarak, ayrıca stopaj vergisinin yatırılması için kendi hesabına 10.000 TL gönderdiği halde söz konusu vergiyi ödemeyerek uhdesinde bulundurduğu kabul edilerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına, sanıklar … ve …’in aşamalarda değişmeyen savunmaları tüm dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde; diğer sanık …’in eylemine iştirak ettiklerine, suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırdıklarına, suç işlemeye teşvik ettiklerine veya suç işleme kararını kuvvetlendirdiklerine ya da
fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacaklarını vadettiklerine, suçun nasıl işleneceği hususunda yol gösterdiklerine, fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağladıklarına dair şüpheden arındırılmış, kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı, sanıklar … ve …’e atılı iddiaların, sanık …’in eylemlerini gerçekleştirdikten sonra elde ettiği menfaatlerden bu sanıkları yararlandırdığı iddialarından ibaret olduğu ancak bu yönde kesin bir delil bulunmadığı gibi kriminal raporda sanık … tarafından paranın sanık …’e teslim edildiğine dair dosyaya sunulan para teslim tutağındaki imzanın da sanık …’e ait olmadığının belirtilmesi karşısında, sanık …’in her defasında farklı iddiaları içeren aşamalardaki tutarsız beyanlarına itibar edilemeyeceği, ayrıca sanık …’in bilgisi dahilinde eşi … tarafından kaydedildiği bildirilen ve yasal delil niteliğinde olmayan sanık …’e ait dosyadaki ses kayıtlarına ilişkin dökümlerin hükme esas alınamayacağı, bu kapsamda savunmaların aksine iddiaların şüpheli kaldığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanıklar … ve …’in atılı suçtan beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar … ve … hakkında verilen beraat hükümleri yönünden;
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekillerinin ve sanıklar müdafiilerinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanıklar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
B.Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmü yönünden;
Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini lüzumu nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
A.Sanıklar … ve … hakkında verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/157 Esas, 2019/336 sayılı Kararına yönelik katılanlar vekilleri ile sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereğince hüküm fıkrasının “A” bendine; “Kendilerini ayrı vekille temsil ettiren sanıklar … ve … için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 5.450,00’şer TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak adı geçen sanıklara verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B.Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2019/157 Esas, 2019/336 sayılı Kararına yönelik sanık … müdafiileri ile katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.