Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/12181 E. 2023/2162 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12181
KARAR NO : 2023/2162
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, reşit olmayanla cinsel ilişki
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanık … müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2019 tarihli 2019/8147 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklardan … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası; … hakkında ise aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası uyarınca mahkumiyetleri talep edilmiştir.

2. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2019/382 Esas, 2019/411 Karar sayılı kararı ile sanıklardan …’in çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca mahkumiyetine; … hakkında çocuğun nitelikli istismarı suçundan kamu davası açılmış ise de fiilin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek mağdurenin şikayetçi olmaması karşısında sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ise çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçu olarak kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2020/1234 Esas, 2021/753 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen beraat hükmü ile sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan düşme hükümlerine yönelik katılan Bakanlık ile katılan … vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine; sanıklar hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri, katılan … vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvuruları açısından yapılan değerlendirmede mağdurenin evi terk etme iradesi bulunmadığından İlk Derece Mahkemesi kararından (B), (D) ve (F) fıkralarının kaldırılmasına, sanıkların 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine, bu suretle istinaf başvurularının hükümlerdeki hukuka aykırılığın düzeltilmesi suretiyle esastan reddine dair karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.09.2022 tarihli ve 9-2021/94510 sayılı, düşme hükmünün temyiz edilemez olması nedeniyle ret; çocuğun cinsel istismarı ile çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçları yönünden onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın tüm suçlamalardan beraat etmesi nedeniyle vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekili Temyiz İsteği
Kararın hatalı olmasına, suçların sübut bulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde on beş yaşını tamamlamış olan mağdure ile aynı iş yerinde çalışan sanık …’in birlikte saat 01.30 sıralarında Sincan taraflarında boş bir tarlada alkol aldıkları, sanık …’in mağdureyi dudağından öpmek, kıyafetlerinin üzerinden cinsel organını dokunmak suretiyle mağdurenin rızasına aykırı olarak cinsel istismarda bulunduğu, iş çıkışı evine gitmeyen mağdureyi ailesine ve yetkili makamlara durumu bildirmeksizin yanında alıkoyduğu; ayrıca mağdurenin 02.07.2019 günü facebook isimli sosyal medya üzerinden mesajlaşarak tanıştığı sanık … ile buluşup Bağlıca taraflarında alkol aldıktan sonra …’nin evine gittikleri, eve geldiklerinde …’nin kapıyı kilitleyerek dışarı alkol almaya çıktığı, eve döndüğünde mağdurenin kıyafetlerini çıkarıp rızası hilafına mağdurenin vücuduna organ sokmak suretiyle cinsel birliktelik yaşadığı, sabaha kadar mağdureyi evde alıkoyduğundan bahisle sanıklar hakkında cinsel istismar ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış,
2. Sanık … Yönünden
a) Her ne kadar sanık … hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmış ise de, mağdurenin kovuşturmadaki değişen beyanı, mağdurenin annesinin kovuşturmada kızının psikolojik sorunları olduğuna dair ifadesi, sanığın cinsel ilişkinin mağdurenin rızasıyla olduğuna dair samimi ikrarları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek atılı çocuğun cinsel istismarı suçunun 5237 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki kapsamında kaldığı, bu suçun şikayete tabi olduğu, şikayet hakkının da on beş yaşını ikmal etmiş olan mağdurede olduğu değerlendirilerek, mağdurenin mahkeme huzurunda şikayetçi olmadığını söylemesi karşısında kovuşturma şartının ortadan kalktığı belirtilerek sanığın bu eylemi nedeniyle 5721 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince davanın düşmesine,
b) Sanık …’nin üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu değerlendirildiğinde, mağdurenin rızası dahi olsa kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğun durumundan ailesini ve yetkili makamları haberdar etmeksizin yanında tuttuğu bu eyleminde kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçu kapsamında değil, 5237 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fırkasında düzenlenen suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu suçta korunanın hukuki yararı velinin aile hukukundan kaynaklanan velayet hakkı olduğu hususu dikkate alındığında ve mağdurenin de annesi katılan …’un şikayetçi olması karşısında sanığın çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.

3. Sanık … Yönünden
a) Her ne kadar sanık … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmış ise de, mağdurenin beyanı dikkate alındığında, cinsel istismar eylemi açısından suçu işlediğine dair kuşku sınırlarını aşan, mahkumiyetini gerektirir yeterli delil bulunmaması nedeniyle sanığın beraatine,
b) Sanık savunması, mağdure ve şikayetçi beyanları dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak suçunu işlediğine kanaat getirilmiş, bu suçta korunanın hukuki yararı velinin aile hukukundan kaynaklanan velayet hakkı olduğu hususu dikkate alındığında ve mağdurenin de annesi katılan …’un şikayetçi olması karşısında sanığın çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan mahkumiyetine karar verildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi, sanık … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen beraat hükmü ile sanık … hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan düşme hükümlerine yönelik yerinde görülmeyen katılan Bakanlık ile katılan … vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine; sanıklar hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri, katılan … vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının değerlendirilmesinde ise, İlk Derece Mahkemesi kararından (B), (D) ve (E) fıkralarının kaldırılmasına karar verilerek, suç tarihinde on beş yaşını tamamladığı anlaşılan mağdurenin hukuken geçerli rızasının bulunması ve evi terk iradesinin olmaması nedeniyle kanuni unsurları oluşmayan çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan beraatlerine hükmetmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; katılan Bakanlık vekilinin yokluğunda verilen ve 27.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen kanunî süre içerisinde 23.06.2021 tarihli, dosyaya özgülenebilecek temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; aynı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmıştır.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık … hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçlarından verilen beraat hükmü yanında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi karşısında sanık … müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünemeyecek olması nedeniyle, beraat ve düşme hükümleri kurulan suçlar yönünden vekalet ücretine hükmedilmesine kanuni olanak bulunmadığı nazara alındığında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediğinin anlaşılması nedeniyle vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle, REDDİNE,

B. Sanık … Müdafiinin Vekalet Ücretine Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 26.05.2021 tarihli ve 2020/1234 Esas, 2021/753 Karar sayılı kararında sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.04.2023 tarihinde karar verildi.