Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/3661 E. 2023/7438 K. 12.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3661
KARAR NO : 2023/7438
KARAR TARİHİ : 12.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/705 E, 2016/181 K.
SUÇLAR : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümleri gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu,temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.11.2015 tarihli iddianamesi ile başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 16.03.2016 tarihli kararı ile katılana yönelik eylemi nedeni ile sanık hakkında; başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istekleri;
1. Kararın usûl ve Yasa’ya aykırı olduğuna,
2. Katılanın beyanları dikkate alınmadan karar verildiğine,
3. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği nedenlerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın,ev arkadaşı olan katılana ait Halkbank A.Ş’den verilme banka kartını gizlice aldığı ve daha önceden şifresini bildiği bu kart ile katılanın rızası olmaksızın toplamda 800,00 TL para çekmek suretiyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın 1, 2 ve 3 nolu Temyiz Sebeplerinin İncelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın,ev arkadaşı olan katılanın birlikte kaldıkları ikamette bulunmadığı esnada katılana ait Halkbank A.Ş’den verilme 4475 ….8664 nolu banka kartını gizlice aldığı ve daha önceden şifresini bildiği banka kartıyla Türkiye İş Bankası’na ait … Petrol Ürünleri İzmit ATM’sinden saat 20:56’da 50,00 TL ve 250,00 TL, saat 20:57’de 200,00 TL, saat 21:27’de 200,00 TL ve Belsa Plaza İzmit ATM’sinden ise saat 23:53’te 100,00 TL olmak üzere 5 kez toplamda 800,00 TL para çektiği, katılanın banka kartıyla para çekmek için ATM’ye gittiğinde hesabında yetersiz bakiye bulunduğunu öğremesi üzerine olaydan haberdar olduğu ve katılanın zararının giderilmediği iddia olunan somut olayda;
Her ne kadar sanık savunmasında suçlamayı kabul etmeyerek katılanın kartı kendi bilgisi ve izni dahilinde, şifresi ile birlikte erzak almak amaçlı para çekmesi için kendisine verdiğini beyan etmiş ise de; katılana ait banka kartıyla paranın çekildiği İş Bankası’na ait ATM cihazlarına ait güvenlik kamera görüntülerinde işlem saatlerinde sanığın kartı takıp işlem yapmak suretiyle para çektiğinin tespit edilmesi, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları ve nakit çekiminin farklı zaman dilimleri ve farklı ATM’lerde değişik miktarlarda yapılmış olması, katılanın sanığa suç isnat etmesi için aralarında herhangi bir husumet bulunmaması karşısında sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik bulunduğu anlaşılmış ve üzerine atılı başkasına ait banka ve kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği sabit görülerek sanığın 1, 2 ve 3 nolu temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Diğer Yönlerden;
Sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında suça konu banka kartıyla aynı bankanın farklı ATM cihazları kullanarak aynı gün farklı zaman dilimlerinde para çekim işlemi gerçekleştirmesi nedeniyle hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun’a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık görülmemiş ise de;
Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan hüküm kurulurken, temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının, alt sınırın üstünde belirlenerek hükümde çelişkiye neden olunması kanuna aykırı görülerek, 5320 sayılı Yasa’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR
Sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz itirazının incelenmesinde;
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenle Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 16.03.2016 tarihli kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan 30 günün 5 güne,62 nci maddesi uygulanmak sureti ile belirlenen 25 günün 4 güne, 52 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 liradan hükmolunan 500,00 TL adli para cezasının ise 20,00 TL’ye indirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının,Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.