YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3355
KARAR NO : 2023/2232
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2019 gün ve 2018/193 Esas, 2019/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca neticeten 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2019/895 Esas, 2019/1912 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 04.07.2019 tarihli ve 2019/895 Esas, 2019/1912 Karar sayılı kararının Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık müdafileri, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 22.06.2021 tarihli ve 2020/1613 Esas, 2021/4454 Karar sayılı kararı ile “Müsnet suçun oluşumuna etkisi bakımından ilk derece mahkemesince mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının belirlenmesi halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş sorularak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,” nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine 24.11.2021gün ve 2021/164 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca neticeten 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın mağdureye yönelik olarak atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair dosya kapsamında mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları haricinde cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil bulunmadığı gibi mağdureyle tanışıp bir süre arkadaşlık yapan ve onun on beş yaşından büyük olduğunu zanneden sanığın mağdurenin yaşı konusunda esaslı hataya düşmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu madddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin atılı suçtan dolayı uğradığı manevi zararın ağırlığı, sanığın suç kastının yoğunluğu gözetildiğinde sanık hakkında tayin edilen cezada 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim yapılmaması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu olayın; “Sanık … ile katılan mağdure …’ın bir düğünde tanışmış oldukları, daha sonra …’ın kardeşi tanık …’ın sanığın yanında çalışmaya karar verdiği, böylece sanığın katılan mağdurenin bulunduğu ortama rahatça girip çıktığı, hatta katılan mağdure ile sanığın kendi aralarında göstermelik de olsa söz yüzüğü takıldığı, olay günü sanığın temyize gelmeyen diğer sanık …’in ikametine giderek katılan mağdure ve katılan mağdurenin kardeşleri ile birlikte bir şeyler yiyip içtikten sonra on beş yaşından küçük ve akıl sağlığının bozuk olduğunu bildiği katılan mağdure ile geceyi birlikte geçirdikleri ve bu esnada da katılan mağdurenin vajinal bölgesinden olmak üzere 3-4 kez cinsel ilişkiye girdikleri,” şeklinde gerçekleştiği kabul edilmiş;
Mahkemenin bu kabul ve kurulan hükme dair; “Sanık her ne kadar üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, katılan mağdure ve sanığın olay gecesi aynı odada kalmış olmaları, katılan mağdurenin kardeşi Umut’un katılan mağdurenin diğer kardeşi …’a katılan mağdure … ile sanığın cinsel ilişkiye girdiğine dair sesler duyduğunu söylediğinin tanık …’ın beyanından anlaşılması, bozma üzerine yapılan araştırmada hastane doğumlu olduğu kesin olarak tespit edilen katılan mağdurenin erkek kardeşi …’ın sanığın yanında çalışıyor olması, sanığın mağdurenin ailesini ve mağdureyi tanıyacak düzeyde diyalog ve görüşmelerinin olmuş olması, mağdure ile aralarındaki ilişki sebebiyle söz yüzüğü takmış olmaları hususları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın savunması suçtan kurtulmaya yönelik bulunmuş ve itibar edilmemiştir.” şeklindeki gerekçesine binaen sanığın bozma üzerine anılan suçtan yukarıda “I. HUKUKÎ SÜREÇ” başlığı altındaki “4 numaralı kısımda” yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış, bu kapsamda bozma ilamına uygun olarak kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin bozma üzerine verdiği 24.11.2021 tarihli ve 2021/164 Esas, 2021/254 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bafra Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.