YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5074
KARAR NO : 2023/4668
KARAR TARİHİ : 26.09.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1028 E., 2022/863 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/22 E., 2019/292 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince …’un davasının feragat nedeniyle, …’nın davasının aktif husumet yokluğundan, … ve …’nın davasının esastan reddine, …’nun davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı … vekili, davacı/asli müdahil … vekili ve davacı/asli müdahil … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili, davacı/asli müdahil … vekili ve katılma yoluyla davacı/asli müdahil … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 166 ada 7 ve 9 parsel sayılı sırasıyla 96.356,42 ve 27.076,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 166 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1996 yılından beri 96356,42 hisse itibariyle, 42155 hissenin …, 18066 hissenin …, 27101,42 hissenin … ve 9034 hissenin …’ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra yargılama sırasında … adına 28.09.2017 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince satış işleminden dolayı tapuda kayden intikal ettirilmiş; 166 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 1996 yılından beri 27076,61 hisse itibariyle, 9038,30 hissenin …, 4519,15 hissenin …, 4519,16 hissenin … ve 9000 hissenin 2010 yılından beri …’ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra yargılama sırasında … adına 28.09.2017 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince satış işleminden dolayı tapuda kayden intikal ettirilmiştir.
2. Davacı … dava dilekçesinde; çekişmeli 166 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 18/96 payı üzerinde fiili kullanımının bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
3. Davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların proje alanı kapsamında olduğunu belirterek, taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine … adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
4. Davacı … vekili dava dilekçesinde; dava konusu 166 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 10.000,00 metrekarelik bölümü üzerinde müvekkilinin zilyetliğinin bulunduğunu ileri sürerek, müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
5. Davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 166 ada 7 parsel sayılı taşınmazın proje alanı kapsamında kaldığını belirterek, kadastro tespitinin iptali ile kadastro tutanağının beyanlar hanesine müvekkili Belediye Başkanlığı adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiş; 166 ada 9 parsel sayılı taşınmaz hakkında aynı nedene dayanarak davaya katılmıştır.
6. Davacı … vekili dava dilekçesinde; dava konusu 166 ada 7 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 10.000,00 metrekarelik bölümü üzerinde müvekkilinin zilyetliğinin bulunduğunu ileri sürerek, müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiş; 166 ada 9 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; Hazinenin yasal hasım olduğunu, … Belediye Başkanlığının taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, proje alanlarının Belediye Başkanlığına devri için işlemlerin devam ettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 166 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki hisseleri taşınmazı 50 yıldan fazla kullanan hissedarlardan satın aldıklarını ve taşınmazın müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
3. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 166 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde öncesinde davacı … zilyet olarak görünüyor ise de, davacının taşınmazdaki 18/96 hissesinin tamamını müvekkiline satarak zilyetliğini devrettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
4. Davalılar …, …, … ve … vekili cevap dilekçesinde; davacı … ile … Büyükşehir Belediye Başkanlığının ayrı tüzel kişilik olduğunu, bu nedenle … Belediye Başkanlığının … adına bir talepte bulunamayacağını, kadastro tespitinin kanun ve yönetmeliklere uygun olduğunu, proje alanı ilan edilen ve devri yapılan taşınmazlardaki hak sahiplerinin haklarının korunmayacağı yönünde bir yasal düzenlemenin bulunmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı …’un kullanımının bulunmadığını, dava konusu taşınmazlar üzerinde müvekkillerinin zilyetliğinin bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “çekişmeli 166 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 2000,00 metrekarelik bölümü ile 166 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 5.975,72 metrekarelik bölümünün …’nun fiili kullanımında olduğu, davacı …’in çekişmeli 166 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki hissesini davalılar ile davacı …’na sattığı, taşınmaz üzerinde davacı …’in fiili kullanımının bulunmadığı, dava konusu taşınmazların 6292 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca … tarafından … Büyükşehir Belediyesi lehine 25.06.2012 tarihli karar ile kabul edilen … 2 nolu Proje Alanı içerisinde kaldığı, ancak taşınmaz üzerinde tespit tarihi ve keşif tarihi itibariyle … Büyükşehir Belediyesinin fiili bir kullanımının bulunmadığı, taşınmazın dava tarihinden sonra Büyükşehir Belediye Başkanlığına devredilmiş olmasının tespit tarihindeki hak sahiplerinin belirlenmesine engel teşkil etmeyeceği, sırf proje alanı belirtmesi yapılmasının fiili kullanım sayılmayacağı, dava tarihi ve tespit tarihindeki durumun dikkate alınması gerektiği, yargılama sırasında 6292 sayılı Kanun gereğince dava konusu taşınmazların Hazine tarafından … Büyükşehir Belediyesi Başkanlığına devredildiği, tapularının oluşturulduğu, itirazların beyanlar hanesindeki şerhlere ilişkin olduğu, kullanım tespitine itiraz davasında, Büyükşehir Belediye Başkanlığının fiili kullanımı bulunmaması nedeniyle tutanakta kullanıcı olarak belirlenmesi imkanının olmadığı, … Belediye Başkanlığının Büyükşehir Belediye Başkanlığını temsil yetkisinin bulunmadığı” gerekçesiyle …’un davasının feragat nedeniyle, …’nın davasının aktif husumet yokluğundan, … ve …’nın davasının esastan reddine, …’nun davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 166 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 27.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda (7/E) harfi ile gösterilen 5.975,72 metrekarelik bölümünün ayrı parsel numarası verilerek beyanlar hanesine, “…’nun kullanımında” olduğuna dair şerh verilmesine; taşınmazın kalan 90.380,70 metrekarelik bölümünün “39540,68 hissenin …, 16945,60 hissenin …, 25420,68 hissenin … ve 8473,74 hissenin …’ın kullanımında” olduğuna dair şerh verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline; 166 ada 9 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.000,00 metrekarelik bölümünün ayrı parsel numarası verilerek beyanlar hanesine, “…’nun kullanımında” olduğuna dair şerh verilmesine; taşınmazın kalan kısmının 25.076,61 hisse itibariyle “9038,30 hissenin … , 4519,15 hissenin …, 4519,16 hissenin …, 9000 hissenin …’ın kullanımında” olduğuna dair şerh verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … vekili, davacı/asli müdahil … vekili ve davacı/asli müdahil … vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı … vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu 166 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 18/96 hissesinin zilyetliğinin müvekkilinde olduğunu, müvekkilinin dosyaya ibraz edilen zilyetliğin devri sözleşmelerindeki imzaları reddetmesine rağmen mahkemece inceleme konusu yapılmadığını, dava konusu taşınmazın öncesinde Yargıtay incelemesinden geçen kararıyla 18/96 hissesinin zilyetliğinin müvekkiline aidiyetinin kararlaştırıldığını, bu karara diğer zilyetlerin itiraz etmediğini, yerel bilirkişi beyanları çelişkili olduğu halde bu çelişkilerin giderilmediğini, dinlenen tanıkların taraflı beyanda bulunduklarını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davacı/asli müdahil … vekili istinaf dilekçesinde: çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin hatalı olduğunu, taşınmazların proje alanı kapsamında kaldığını, yargılama sırasında dava konusu taşınmazların 6292 sayılı Kanun uyarınca müvekkili idareye tapuda kayden satıldığını ve kullanım hakkının müvekkili idareye ait olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davacı/asli müdahil … vekili istinaf dilekçesinde; keşifte dinlenen davacı tanıklarından … ile … ’ın gösterdikleri alanların kısmen/tamamen çakıştıklarını, müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmazların öncesi itibariyle 1956 yılında yapılan kadastro çalışmalarında fundalık vasfıyla tespit dışı bırakıldıkları, çok sayıda gerçek kişinin aynı mevkiideki muhtelif taşınmaz bölümleri için tescil davaları açtıkları, bilahare orman kadastro çalışmalarının başlamasıyla, sözkonusu davaların Kadastro Mahkemesine aktarıldığı, yargılama sonucu kısmen gerçek kişiler adına tescil, kısmen orman olarak tescil edildikleri, muhtelif bozma kararları üzerine, … Kadastro Mahkemesinin 2008/2 Esas 2008/25 Karar sayılı 07.05.2018 tarihli kararla, “…1344,….1346,…” parsellere ilişkin müdahil davacı orman idaresinin davasının kabulüne, sözkonusu taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verildiği, gerek belirtilen dosya kapsamındaki belirlemelere, gerek istinaf incelemesine konu dosyada toplanan delillere göre, yerel mahkemece nizalı parsellerde kullanım iddialarının yasanın amacına uygun şekilde değerlendirildiği ve sonucuna göre karar verildiği, taşınmazların proje alanında olması nedeniyle …’na devrinin hak sahipliği tespitine engel olmamasına, sırf proje alanında gösterilmesinin belediye lehine şerh verilmesini gerektirmeyeceğine, fiili kullanıcılar belirlenerek şerh verildiğine, davacı … bakımından öncesi itibariyle kullanımında bulunan kısmın devredildiği mahallinde yapılan keşif ve tanık beyanlarıyla belirlendiğine, davacı …’nun devralmak suretiyle kullanımında bulunduğu bildirilen kısım tanık beyanları ve teknik bilirkişi raporuyla tespit edildiği” gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili, davacı/asli müdahil … vekili ve katılma yoluyla davacı/asli müdahil … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B.Temyiz Sebepleri
1. Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacı … vekili temyiz dilekçesinde: istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Davacı/asli müdahil … vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve müvekkilinin fiilen kullandığı alanın 9.008,96 metrekare olarak belirlenerek İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacıların kullanım haklarının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi, 6292 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekili, davacı/asli müdahil … vekili ve davacı/asli müdahil … vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70’er TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15’er TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.