YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3637
KARAR NO : 2023/3191
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli ve 2012/383 Esas, 2014/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üzerine atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekili
Sanığın soruşturma aşamasında tevil yollu ikrarına ve mağdurenin aynı doğrultudaki beyanına ve bu beyanla tutarlı diğer dosya içeriğine rağmen verilen beraat kararının hatalı olduğunu ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; “Sanık mahkememize vermiş olduğu savunmasında mağdure ile kendi rızasına dayalı olarak duygusal yönden arkadaşlık yaptığını, bir kez kendisi ile Tekirdağ’da babasının yazlık evinde birlikte olduklarını bunun haricinde herhangi bir cinsel ilişki olmadığını mağdurenin talebi üzerine çıplak görüntülerini telefonuna kayıt ettiğini mağdureye herhangi bir şekilde uyuşturucu yada uyutucu bir madde içirmediğini kendi rızası ile çektiği görüntüleri başka birileri ile paylaşmadığını ve ayrıca bana bu şekilde iftira etmesinin sebebi mağdure …’in babasının bu olayı öğrenmesidir. O tarihlerde … beni telefonla aradı. Babası …’nin telefondaki tüm görüntüleri ve mesajlarını babasının gördüğünü ve bu nedenle babasının kendisini dövdüğünü, öldürmek istediğini, annesi araya girmese öldüreceğini bunun üzerine kendisi ile Merter’de buluştuklarını elinde sopa olan bir şahsın üzerlerine geldiğini, kendisinin kaçtığını, şikayetçi … ve yanındaki şahıslar tarafından dövüldüğünü ve cep telefonunun alındığını savunmuştur.
Tanık … *** mahkememize vermiş olduğu ifadesinde mağdure … ile sanık arasında duygusal arkadaşlık olduğunu doğrulamış, mağdure ile sanığı Tekirdağ merkezde birlikte gördüğünü, …’in durumunun normal olduğunu, ikisinin de neşeli olduğunu …’de herhangi bir korku hali bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizce getirtilen TİB kayıtlarında mağdure …’in sanığa 3157 mesaj attığı, sanığın mağdureye 2001 mesaj attığın, yine mağdure …’in sanığın 113 kere aradığını, sanığın da mağdureyi 369 kere aradığı tespit edilmiştir.
Katılan mağdure … *** mahkememize vermiş olduğu ifadesinde sanık benimle ilgili görüntüleri internete vereceğini ve askerde olan arkadaşım …’e göndereceğini söyleyerek tehdit ettiği için bende korktum ve sanığın çağrısı üzerine Güngörendeki evine gittim. Rızam dışında tehdit ile benimle ilişkiye girdi. Fiili livata yolu ile ırzıma geçmeye çalıştı. Ben daha önceden bira içmiştim. Ancak sanığın kendi arabasında iken bana verdiği biranın ilaçlı olduğunu zannediyorum. Kendimi tamamem kayıp ettim. Sanık benimle ilgili görüntüleri erkek arkadaşım olan …’e kargo ile gönderdiğini erkek arkadaşım bana söyledi. Ayrıca sanık benimle ilgili çektiği çıplak görüntüleri de bana gösterdi şeklinde beyanlarda bulunmuş ise de ;
Bizzat katılan mağdurenin kendi beyanında sanık ile duygusal arkadaşlıkları olduğunu kabul ettiği, dosyada dinlenilen tanıkların yeminli anlatımlarında sanık ile mağdurenin zora dayalı olmayan rıza ile yapılan bir arkadaşlıkları olduğu,katılan mağdurenin kendisine hap ilaçlı hap içirildiği iddiasının dosyada mevcut 04.12.2012 tarihli ekspertiz raporu ile çürütüldüğü, yine mağdurenin fiili livata yolu ile ırzına geçildiği yada geçilmeye çalışıldığı iddiasının da Bakırköy Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12.11.2012 tarihli ‘ vücuda organ yada sair cisim sokulduğunun tıbbi delillerinin mevcut olmadığı ‘ şeklindeki raporu ile çürütüldüğü;
Bu şekilde dosya içeriğinde sanığın katılan mağdureyi zorla alıkoyduğu ve cinsel istismarda bulunduğuna dair bir delil bulunmayıp, esasen erkek arkadaşının askerde olduğu bir sırada katılan mağdurenin sanık ile rızasıyla cinsel ilişki boyutuna varmayan sevişmesinde mağdurenin 1995 doğumlu olup suç tarihinde 15-18 yaşında olması itibariyle sanığa atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla atılı suçlaradan beraati gerektiği yönünde taktir ve kanaat hasıl olmuştur.” gerekçeleriyle sanık hakkında beraat kararlarının tesis edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı, ilişkilendirildiği ve buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli ve 2012/383 Esas, 2014/341 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2023 tarihinde karar verildi.