Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2023/4185 E. 2023/3590 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4185
KARAR NO : 2023/3590
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinde bulunulmuş ise de esasen Bölge Adliye Mahkemesince bu suçun bozulmasına karar verip ilk derece mahkemesine gönderdiği, dolayısıyla ortada bu suçtan verilmiş temyize tabi karar bulunmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2022 tarihli ve 2022/383 Esas, 2022/417 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 16.01.2023 tarihli ve 2023/73 Esas, 2023/47 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Tanık …’ın beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğine, mağdure beyanı dışında sanığın cezalandırılması için bir delil bulunmadığına, aralarında husumet bulunduğuna, tehdit suçuna ilişkin bozma kararının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin beyanları istikrarlı olmasına rağmen alt sınırdan ceza verilip zincirleme suç hükümleri uygulanırken artırımın üst sınırdan yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece “…Suç tarihlerinde 12 ve altı yaş gurubunda bulunan mağdurun, sanığın kızı olduğu, ikamette mağdur çocuk, katılanlar …, … ve …’ın birlikte yaşadıkları, sanığın ceza infaz kurumundan tahliye olduktan sonra katılanlar ile birlikte yaşamaya başladığı, sanık, mağdur … ve katılan …’ın aynı odada kaldıkları, sanığın zaman zaman mağdur ile birlikte yattığı, sanığın bu süreçte 4- 5 kez mağdurun kıyafetlerinin alt kısmını ve iç çamaşırını çıkararak mağdur …’nin cinsel bölgesine, göğüslerine ve poposuna dokunduğu, dudağından ve yanağından öptüğü bu eylemlerinin uzun süreli olduğu, 20/01/2022 tarihinde sanığın alkollü olarak ikamete geldiği, mağdur …’nin yanına yattığı, beline dokunduğu, bacaklarının arasını açmaya çalıştığı, mağdurun tek başına yer yatağında yatmak istediği, sanığın bu duruma sinirlenerek mağdur …’yi darp etmeye başladığı, ikamette bulunun katılanlar …, …’ın sanığa engel olmaya çalıştıkları, sanığın katılan …’yu saçından tutarak darp ettiği, katılan …’ı ise eli ile vurmak suretiyle darp ettiği, katılan …’in sesleri duyarak ikamete geldiği, sanığın bu sırada ele geçirmiş olduğu bıçağı katılan …’e salladığı fakat bıçağın katılan …’e isabet etmediği, katılanların durumu kolluk kuvvetlerine bildirdikleri olayın bu hali ile gerçekleştiği sabit görülmüştür.
Her ne kadar sanık aşamalarda alınan savunmalarda, mağdura yönelik cinsel saikle herhangi bir eylem gerçekleştirmediğini, mağdurun özel bölgelerine dokunmadığını, sarılmadığını yalnızca olay günü mağdur …’ye bir kez vurduğunu ve katılan …’ı iteklediğini ifade etmişse de ;
-Olaydan sonra detaylı bir şekilde beyanı alınan mağdurun sanık tarafından kendisine yönelen eylemleri bakımından soruşturma ve kovuşturma beyanlarının uyumlu ve tutarlı olması,
– Katılan …’ın alınan beyanlarında sanığın gece vakti mağdur …’ye yönelik cinsel istismar niteliğinde eylemlerini görmemiş ise de sanığın mağduru defalarca dudağından öptüğünü gördüğüne dair mağdur … anlatımı ile uyumlu beyanları,
-Mağdur ve sanık arasında eylem öncesine dayalı herhangi bir husumet durumunun bulunmaması, zaten mağdurunda böyle bir husumet durumunun farkında olacak yaş ve anlayışta olmaması, annesi ve babasının ayrı yaşıyor olmaları, mağdurun babası ve babasının ailesi ile yaşıyor olması göz önüne alındığından suç isnat etmesi için herhangi bir sebebinin olmaması
– Yine katılan …’ın aşamalarda alınan tutarlı beyanlarında “mağdur …’nin sanık olan babası ile yatmak istememesi üzerine sanığın mağduru darp etmeye başladığını, yine önceki tarihlerde sanığın mağdur …’yi dudağından öptüğünü gördüğünü, …’nin bu durumdan rahatsız olduğunu fark ettiğini, bu durumu annesi olan katılan …’ya anlatmak istediğin fakat anlatamadan 20/01/2022 tarihli olayın meydana geldiğine” dair anlatımları,
-Yine katılan …’nun bahse konu istismar teşkil eden eylemleri mağdur …’nin kendisine anlattığına dair aşamalarda alınan beyanları,
-Yaralama eylemine ilişkin mağdur …’nin anlatımları ile uyumlu kati hekim raporu yine mağdur için yaralama eylemi sonrası çekilen fotoğrafları ile bu hale mağduru kendisinin getirdiğine dair sanığın ikrar içerir duruşma esnasında alınan beyanı,
-İstismar eylemine dair mağdurun psikolog eşliğinde ve farklı aşamalarda alınan uyumlu ve tutarlı beyanları,
-diğer yaşı büyük katılanlara yönelen yaralama eylemleri bakımından alınan doktor raporları,
-Bahse konu istismar eyleminin ortaya çıkış şekli ile tüm dosya kapsamı itibariyle mahkememizde oluşan vicdani kanaat durumu;
birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suçtan kurtulmaya yönelen ve inkara dayalı olduğu anlaşılan savunmalarına itibar edilmemiş, yukarıda açıklanan hususlar, katılanların uyumlu ve tutarlı beyanları, alınan doktor raporları ile dosya kapsamındaki delil durumu itibariyle sanığın üzerine atılı Çocuğun Cinsel İstismarı ve katılanlara yönelen kasten yaralama suçlarını işlediği sabit görülmüş ve cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Cezanın Belirlenmesi
Yukarıda yapılan açıklamalar dahilinde sanığın üzerine atılı sabit görülen eylemler bakımımndan;
– Cinsel İstismar Suçu Bakımından;
Sanığın kızı olan mağdur katılana karşı sarkıntılık düzeyini aşan ancak organ sokma boyutuna da ulaşmayan üzerine atılı cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sübut bulan eyleminden ötürü 5237 sayılı TCK’nın 103/1-3.cümle maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Öncelikli olarak, sanığın dosyaya yansıyan eylemlerinin işleniş şekli, organ sokmaya yönelen bir hareketinin gözlemlenmemesi sebebiyle TCK.103/2,35 madde hükümlerinin uygulanamayacağı ve sübut bulan ve ancak sarkıntılık boyutunu aşan eylemlerin TCK.103/1-1 kapsamında olduğu değerlendirilmiştir.
Buna göre, sanığın atılı suçu işleyiş şekli, babasının eyleminden ötürü mağdurun içerisinde bulunacağı durum, bahse konu eylemlerin mağdurun günlük yaşamında ve geleceğinde ve psikolojisinde oluşturabileceği etki ile sanığın kastının yoğunluğu nazara alınarak takdiren ve teşdiden belirlene miktar üzerinden hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yine mağdurun sanığın kızı olduğu gözetilerek sanığa verilen cezada 5237 sayılı TCK’nın 103/3-c maddesi uyarınca kanunen yarı oranda arttırım yapılmıştır.
Ayrıca sanığın sübut bulan eylmelerini, mağdur beyanında ve katılan …’ın ifadelerinde de belirtildiği ve dosya kapsamı ile uyumlu görüldüğü üzere, bahse konu eylemleri farklı tarihlerde aynı mağdura karşı gerçekleştirdiği ve bu şekilde eyleminin zincirleme suç kapsamında olduğu anlaşılmakla TCK.43/1 maddesi uyarınca ve mağdurun ve …’ın itibar edilen beyanları doğrultusunda sanığın mağdura karşı gerçekleştirdiği eylem sayısı da dikkate alınarak verilen cezada takdiren 1/3 oranında arttırım yapılmasına karar verilmiştir.
Mükerir sanığın sabıka durumu ve bir daha suç işlemekten pişmanlığına dair olumlu kanaatin oluşmaması sebebiyle sanık hakkında TCK.62 maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA karar verilmiş, temel ceza tayin ve tespit olunmuştur.
Son olarak, sanığa verilen netice ceza miktarları, sanığın engel sabıkalarının bulunması, sanığın suç işlemekteki ısrarı göz önüne alındığında yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaat oluşmadığından sanığa verilen ceza bakımından yasal koşullar oluşmadığından …231/5 maddesindeki HAGB kurumu ile TCK.50-51 maddelerindeki seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme kurumlarının sanık hakkında uygulanmasına ayrı ayrı yer olmadığına karar verilmiştir.” şeklindeki gerekçeyle kabul edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 16.01.2023 tarihli ve 2023/73 Esas, 2023/47 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.05.2023 tarihinde karar verildi.