YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4543
KARAR NO : 2023/4188
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1241 Esas, 2020/620 Karar
HÜKÜM : Ret
Taraflar arasındaki tenfiz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, Amerika Birleşik Devletleri New York Güney Bölge Mahkemesinin 21.11.2011 tarih ve 06 Civ. 5861 (JSR) sayılı kararının kesinleştiğini ileri sürerek bu kararın tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; tenfize konu yabancı mahkeme kararının MÖHUK’un 54 üncü maddesi gereğince tenfizinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tenfizi istenilen kararın asıl karar ya da ek karar olmadığı, asıl kararın tadil edilmiş şekli olduğu ve nihai bir karar olmadığı, ayrıca tenfizi istenilen bu kararın usulüne uygun olarak kesinleştiğinin ABD yetkili makamlarınca belgelendirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 20.01.2022 tarihli ve 2020/6596 Esas, 2022/479 Karar sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili; Mahkeme kararının kesinleştiğini, tenfiz şartlarının oluştuğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili; kararın gerekçesinde esasa ilişkin değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
2. 7194 sayılı Kanun’un 41 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda onamış olduğu bir hükmü, karar düzeltme talebi üzerine bozabilir.
2. Mahkemece verilen karar, Dairemizce yukarıda yazılı gerekçe ile onanmış ise de 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 41. maddesinde 25.3.1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve 3182 sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ”31.12.2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 6.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.1.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun’un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
3. Bu durum karşısında, mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu’nun 16 ncı maddesi ve anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmekte olup
hükmün bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen onama kararının kaldırılarak, mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile resen bozulmasına karar vermek gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Karar düzeltme istenilen Dairemiz ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre taraf vekillerinin karar düzeltme itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının istekleri halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine,
06.07.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Dairemizin 2020/6596 E., 2022/479 K. sayılı ilamında yazılı karşı oy görüşleri dikkate alınarak davacının karar düzeltme itirazının kabulü ve yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğinden aksi yöndeki çoğunluğun başka bir gerekçeyle bozma görüşüne katılmıyoruz.