YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19372
KARAR NO : 2023/3204
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/2 E., 2016/100 K.
SUÇ : Cinsel taciz
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Bafra 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2016/2 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel taciz suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 05.02.2021 tarihli ve 4-2016/221627 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, koşulları oluşmadığı halde hükmün ertelenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin Kapsamına Göre;
Mahkemenin Kabulü;
1. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; sanığın savunması, katılanların beyanları, küçük katılanlar vekillerinin beyanları, bilirkişinin beyanları, uzlaşma teklif formları, ses kaydı çözüm tutanağı, rızaen cep telefonu inceleme tutanağı, olay ve araştırma tutanağı, mesaj bilgisini içeren fotoğraflar, Emniyet fezlekesi, soruşturma aşamasında alınan beyanlar, nüfus ve adli sicil kayıtları, CD. çözümünü gösteren bilirkişi raporu ve fotoğraflar, vekil görevlendirme belgeleri, mahkemenin 2015/283 Esas sayılı dava dosyası, iddianame ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; sanığın 13.03.2015 şikayet tarihinden bir ay önceki zaman diliminde, katılan mağdurenin kullanmış olduğu telefonuna “Sadece tanışmak senle tek isteği,.. çok kötü aşık oldum sana, benimle çıkarmısın?…” şeklinde farklı tarihlerde mesajlar atarak taciz ettiği; işbu eylemin cinsel taciz suçunu oluşturduğu ve suçun zincirleme olarak, sanık tanarfından işlendiği anlaşılmıştır.
2. Bu itibarla; sanığın sabit görülen, çocuğa karşı cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine göre; suçun işleniş biçimi, failin güttüğü amaç ve saiki dikkate alınarak takdiren altı ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. Yüklenen suç; elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlendiğinden; verilen cezanın aynı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince kanunen 1/2 oranında artırılarak, sanığın dokuz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. Cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri, lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek sanığın cezası aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasına göre takdiren 1/6 oranında indirilerek; sanığın takdiren ve neticeten yedi ay on beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. Sanığa verilen hapis cezasının miktarı ve daha önce üç aydan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olmamış oması, sanığa verilen cezanın ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkemede olumlu kanaat oluştuğundan verilen hapis cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca Ertelenmesine karar vermek gerekmiştir. Aynı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren bir yıl denetim altında bulundurulmasına karar vermek gerektiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece kabul edilen olayda; sanığın cinsel taciz içerikli herhangi bir söz veya eylemi ile cinsel tatmin amacıyla hareket ettiğine dair bir delil bulunmayıp devamlılık ve ısrar içeren eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu, bu bozma nedenine göre de öngörülen cezanın üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Yukarı bentte açıklanan nedenle Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bafra 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2016 tarihli ve 2016/2 Esas, 2016/100 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.