YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22513
KARAR NO : 2013/26150
KARAR TARİHİ : 24.06.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükmün gerekçesinde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılacağı belirlenmiş ve hükümde çelişki olacak şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmayacağına dair karar verilmiş ise de sanığın adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan sabıkası olduğu anlaşılmış olmakla bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın, 765 Sayılı TCK’nin 191/son maddesine muhalefet nedeniyle doğrudan para cezası olarak verilen önceki mahkumiyeti, CMUK’un 305/1. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmasına, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi hükmü gözetilerek CMUK’un 305/son maddesine göre, miktar itibariyle kesin olan adli para cezalarının tekerrür uygulamasına esas alınamayacağının belirtilmiş olmasına göre sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 58. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı halde yazılı şekilde tekerrüre esas sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi uyarınca, TCK’nin 86/2 maddesinde belirlenen seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilmiş olmasına rağmen daha sonra bu cezanın aynı yasanın 50/2. maddesine aykırı şekilde adli para cezasına çevrilmesi, sanığın ertelemeye engel sabıkası bulunmadığı halde “Sanığın Mahkememizin 2008/930 Esas, 2009/326 Karar sayılı ilamı ile kasıtlı suçtan 5 ay hapis cezasına ve bu cezanın ertelenmesine Mahkememizce daha önce karar verildiği ve kesinleştiği anlaşıldığından 5237 Sayılı Yasanın 51. madde şartları gerçekleşmediği anlaşıldığından hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına,” şeklinde yanılgıya düşülmesi gerekçede sanık hakkında … para cezası seçilerek netice cezanın 3000 TL ağır para cezası takdirine rağmen hükümde az miktarda cezaya hükmedilmesi bu itibarla netice cezaya göre ayrıca bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmolunan sonuç cezanın adli para cezası olduğu ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına olanak bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasından TCK’nin 58. maddesinin uygulanması ile ilgili “Sanık hakkında verilen adli para cezasının ödenmeyerek kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilmesi halinde sanığın Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/802 Esas, 2006/85 karar sayılı ilamı ile hükmolunan hapis cezası nedeni ile mükerrir olması sebebi ile adli para cezasından çevrilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 Sayılı TCK’nin 58/2-a ve 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz hükümlerine göre çektirilmesine” dair kısmının çıkartılması ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.