Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/9937 E. 2023/3576 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9937
KARAR NO : 2023/3576
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/925 E., 2019/1505 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacılar vekili 15.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacıların çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek suçundan 14.07.2016 tarihinde tutuklandıklarını, 04.10.2017 tarihinde tahliye olduklarını, Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31.10.2017 tarih ve 2017/492 Esas, 2017/1084 Karar sayılı ilamıyla davacılar hakkında beraat hükmü tesis edildiğini ve bu kararın 28.11.2017 tarihinde kesinleştiğini belirterek, 82 gün haksız yere tutuklu kalan davacılar lehine her biri için 50.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın haksız tutuklama tarihi olan 14.07.2016 tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 16.01.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde olup olmadığının tespiti gerektiğini, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, davacıların zararını ispatlaması gerektiğini ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

3. Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.02.2019 tarihli ve 2017/965 Esas, 2019/160 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2019/925 Esas, 2019/1505 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 13.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; eksik manevi tazminata hükmolunduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde “Dava konusu haksız koruma tedbirine hükmedilen dosya olan davacının çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek suçundan yargılandığı Samsun 2.Asliye Ceza Mahkemesine yazılan müzekkereye gelen cevabi yazıda kesinleşme şerhinin davacı ya da vekiline tebliğ edilmediği, tutuklu ve gözaltında geçirdiği sürelerin başka bir cezadan mahsup edilmediği ve yazı ekinde gönderilen kesinleşme şerhinin incelenmesinde dosyanın 28/11/2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla 21.04.1975 gün ve 3-5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davacının yasal süresi içerisinde tazminat talebinde bulunulduğu,

Davacıların mahkememizin yargı çevresinde oturması ve mahkememizin tazminat konusu işlemle ilişkili olmaması nedeniyle mahkememizin görevli ve yetkili olduğu,

Dosyada alınan 07/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacıların 82 gün tutuklu ve 1 gün de süreli gözaltı sonrasında 14.07.2016-04.10.2017 tarihleri arasında haksız yere 83 gün tutuklu kaldıkları aylık asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamayla maddi kazanç kaybının her biri için ayrı ayrı 3.218,39 TL tespit edildİği, rapor edilmiştir.

Davacının maddi tazminat talebinin değerlendirilmesinde ; davacıların haksız yere tutuklu ve gözaltında kaldığı süreler içerisinde bilirkişi raporu ile mahrum kaldıkları kazanç miktarı hesaplandığı, rapor da belirtilen maaş hesabı dışında dosya kapsamında mahrum kalınan maddi bir kazancın olmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporu doğrultusunda her bir davacıya ayrı ayrı hesaplanan miktarın davacılara verilmesi gerekmektedir.
Davacıların manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; … davacının sosyal ve ekonomik durumu, maruz kaldığı koruma tedbirleri nedeniyle duyduğu elem ve ızdırap, tutuklu kaldığı süre, ülkenin ekonomik durumu, paranın satın alma gücü gözetildiğinde mahkememizce değerlendirilen manevi tazminat miktarı zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde, hak ve nesafet kurallarında uygun makul ve makbul bir miktar olması gerektiğinden 4.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalı hazineden alınarak her biri için ayrı ayrı davacılara verilmesine dair davanın kısmen kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.” denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/492 Esas – 2017/1084 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacıların fuhuş suçundan 14.07.2016 – 04.10.2016 tarihleri arasında 82 gün tutuklu kaldıkları, yapılan yargılama sonunda beraatlerine hükmedildiği, beraat hükmünün 28.11.2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacılar lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 20.09.2019 tarihli ve 2019/925 Esas, 2019/1505 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.