YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2065
KARAR NO : 2023/3653
KARAR TARİHİ : 04.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/112 E., 2021/927 K.
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
KARAR : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık … ‘ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2018 tarihli ve 2018/70 esas, 2018/534 sayılı kararının 11.05.2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 27.05.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2021 tarihli ve 2021/112 esas, 2021/927 karar sayılı kararının 16.11.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16/03/2022 tarihli ve 94660652-105-35-29973-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2022 tarihli ve KYB-2022/47917 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.04.2022 tarihli ve KYB-2022/47917 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesinde yer alan,” (2) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen … kullanan kişi yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251. Maddesinde yer alan “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” ve anılan Kanun’un geçici 5. maddesinde yer alan “(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; …c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde düzenleme uyarınca trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun basit yargılama usulüne tabi olduğu, Mahkemesince de 30/03/2021 tarihli tensip zaptı ile sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği ve Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/10/2021 tarihli kararının gerekçesinde de basit yargılama usulünün uygulandığının belirtildiği,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Basit yargılama Usulü” başlıklı 251/3. maddesinde yer alan “Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Mahkemesince sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla, sonuç cezadan dörtte bir oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. İnceleme konusu hükümde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık … Ayaydın’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2018 tarihli ve 2018/70 esas, 2018/534 sayılı kararının 11.05.2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 27.05.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2021 tarihli ve 2021/112 esas, 2021/927 sayılı kararının 16.11.2021 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de; Mahkemesince 30.03.2021 tarihli tensip zaptı ile sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği ve Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2021 tarihli kararının gerekçesinde de basit yargılama usulünün uygulandığının belirtildiği halde, sonuç cezadan dörtte bir oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, fazla ceza tayin edildiği belirlenmiştir.
3. Buna göre; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin olunan 2 ay 15 gün hapis cezasından, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince (1/4) oranında yapılan indirim yapılarak “1 ay 26 gün hapis cezası” yerine, sehven (1/4) oranında indirim uygulanmayarak “2 ay 15 gün hapis cezası” olarak sonuç cezanın belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2021 tarihli ve 2021/112 esas, 2021/927 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasındaki (2) numaralı paragrafın devamına, “Sanığın üzerine atılı suçun 7188 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle basit yargılamaya tabi suçlar arasına alındığı ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında derdest dosyalara da basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği, buna göre Mahkememizce sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmasına karar verildiğinden, 7188 sayılı Yasayla değişik 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi uyarınca sonuç cezadan 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın sonuç olarak 1 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi ve diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.