YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3769
KARAR NO : 2023/134
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
…
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1789 E., 2021/3527 K.
…
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/448 E., 2021/215 K.
Taraflar arasındaki ödeme emri iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kurumca müvekkili şirket aleyhine 2019/021934 takip numaralı dosya ile 91.995,70 TL tutarlı ödeme emrinin 10.06.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, öncelikle, davalı kurumca gönderilen ödeme emrine konu edilen borçlara karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca hesabının da yanlış yapıldığını, bu nedenle gecikme zammı hesaplamalarına da açıkça itiraz ettiklerini, müvekkiline ödeme emirleri tebliğ edilmeden önce tamamlanması gereken tarh-tahakkuk-tebliğ vs. aşamaların yerine getirilmediğini, bu aşamalar atlanarak doğrudan takip yapılmasının yerinde olmadığını, hukuka aykırı yapılan takiplerin kabulünün mümkün olmadığını, Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/303 E. sayılı dosyasından 02.07.2018 tarihinde alınan karar ile müvekkili şirket hakkında 02.07.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 (üç) aylık geçici mühlet kararı ile ” 7101 sayılı kanunla değişik İİK’ nun 288/1 maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK’nun 294/1 maddesi uyarınca mühlet içinde davacı şirket aleyhine 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaması ve evvelce başlamış takiplerin durması, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmaması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, ” hususlarında tedbir kararları alındığını, akabinde ise 02.10.2018 tarihli duruşmada alınan ara karar ile ek 2 (iki) aylık geçici mühlet ile alınan tedbirlerin devamına karar verildiğini, yine Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin ilgili konkordato dosyasının 30.11.2018 tarihli duruşmasında alınan karar ile de 30.11.2018 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet verilmesi ile 02.07.2018 tarihli tensip ara kararının 7 no.lu bendi gereğince belirlenen ihtiyati tedbirin devamına karar verildiğini, SGK prim alacaklarının takip ve tahsilinin genel çerçevesini 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında kanun belirlemekte, bu anlamda ise SGK prim borcuna istinaden başlatılan takiplerin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanuna göre yapıldığını, yukarıda belirtilmiş mahkeme kararında açıkça 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanuna göre hiçbir takip yapılamayacağı yönünde tedbir kararı verilmiş olduğunu, davalı Kurum tarafından konkordato kesin mühleti içinde bulunan ve hakkında takip yapılamayacağı yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiş müvekkili şirkete karşı takip yapılabilmesinin mümkün olmadığını, beyanla; müvekkilinin ilgili ödeme emrine konu borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı kurumca kesinleşmiş mahkeme kararına karşı hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirilen/gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı Kurum tarafından 2019/021934 takip numaralı dosya ile davacı şirket adına tahakkuk ettirilmiş olan gecikme zammı dahil toplam 91.995,70 TL tutarındaki ödeme emrinin iptali istemiyle açılan işbu dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı Kurumca, 6552 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı İş Kanun’un 7 nci maddesine eklenen ilk fıkra gereği müracaatı olup olmadığı; müracaatı var ise tarihi ile kurum kararı ve buna ilişkin düzenli devam edip etmediği ve dava konusu borcun tahsil edilip edilmediği hususunun sorulduğunu, davacı şirketin bu konuda herhangi bir başvurusu bulunmadığının ortaya çıktığını, borçların zamanaşımına uğramış olmasının söz konusu olmadığını, müvekkili Kurum tarafından borcun tahsili yönünde usulü tüm işlemlerin yapıldığını, borcun tahsili için davacıya ödeme emri gönderilmesi hakka ve hukuka uygun olduğunu beyanla; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile; SGK tarafından davacı şirkete 2019/021934 takip numaralı dosya üzerinden tebliğ edilen ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, ancak davalı tarafça bu konuda herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, borçların zamanaşımına uğramasının söz konusu olmadığını, müvekkili kurum tarafından borcun tahsili yönünde yapılan tüm usulü işlemlerin usulüne uygun olduğunu, davacı tarafın konkordato başvurusu kapsamında müvekkili kurum tarafından düzenlenen ödeme emirlerinin de iptal edilmemesi gerektiğini, mahkemece müvekkili kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum alınan tedbir ve verilen karardan haberdar olmadan önce ödeme emri çıkarttığında dava açmaya sebebiyet vermediği belirgin olup, kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bu yönüyle düzeltilerek yeniden karar verilmesi gerektiğinden bahisle,
Davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
2-Davanın kabulü ile;
3-SGK tarafından davacı şirkete 2019/021934 takip numaralı dosya üzerinden tebliğ edilen ödeme emrinin iptaline, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesi usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-Davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun’un 88/20 nci maddesi “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.”düzenlemesini içerir.
Öte yandan İcra İflas Kanunu’nun 287 nci maddesi- (Değişik: 28/2/2018-7101/15 md.) Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. (1) Bu maddenin “Konkordato talebinin nazara alınması şartları:” olan başlığı, 28.02.2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. (2) Bu maddenin “Mühlet:” olan başlığı, 28.02.2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanun’un 15 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. 1316 Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir. Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. (Ek cümle:6/12/2018-7155/14 md.) Üç komiser görevlendirilmesi durumunda komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır. Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz. Madde 288- (Değişik: 28/2/2018-7101/16 md.) Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilân portalında ilân olunur ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir. İlanda ayrıca alacaklıların, ilândan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hâl bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilir. Geçici mühletin uzatılmasına ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar da ikinci fıkra uyarınca ilân olunur ve ilgili yerlere bildirilir. Madde 289- (Değişik: 28/2/2018-7101/17 md.) Mahkeme, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir. Kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır. Madde 294- (Değişik: 28.02.2018-7101/22 md.) Mühlet içinde borçlu aleyhine 21.07.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir. Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. Takas bu Kanun’un 200 ve 201 inci maddelerine tâbidir. Bu maddelerin uygulanmasında geçici mühletin ilânı tarihi esas alınır. Hacizli mallar hakkında niteliğine uygun düştüğü ölçüde 186 ncı madde hükmü uygulanır. Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür. Konusu para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilir. Şu kadar ki borçlu, komiserin onayıyla taahhüdün aynen ifasını üstlenmekte serbesttir.
3. Değerlendirme
1.Somut olayda, Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/303 E. sayılı dosyasından 02.07.2018 tarihinde alınan karar ile davacı şirket hakkında 02.07.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 (üç) aylık geçici mühlet kararı ile ” 7101 sayılı Kanun’la değişik İİK’ nun 288/1 inci maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK’nun 294/1 inci maddesi uyarınca mühlet içinde davacı şirket aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaması ve evvelce başlamış takiplerin durması, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmaması yönünde İhtiyati tedbir konulmasına, ” hususlarında tedbir kararları alındığı, daha sonra 02.10.2018 tarihli duruşmada alınan ara karar ile ek 2 (iki) aylık geçici mühlet ile alınan tedbirlerin devamına karar verildiği, yine Kaş Asliye Hukuk Mahkemesinin ilgili konkordato dosyasının 30.11.2018 tarihli duruşmasında alınan karar ile de 30.11.2018 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet verilmesi ile 02.07.2018 tarihli tensip ara kararının 7 no.lu bendi gereğince belirlenen ihtiyati tedbirin devamına karar verildiği anlaşılmıştır.
2.Davacı hakkında 02.07.2018 tarihli geçici mühlet kararı verilmiş olduğu, borç konusu dönemin 2018/4- 2019/3 devresine ilişkin olduğu dikkate alındığında davacının 2018/6 ve önceki aylara ait borçlardan sorumlu olduğu dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…