Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/6048 E. 2023/3192 K. 16.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6048
KARAR NO : 2023/3192
KARAR TARİHİ : 16.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/612 E., 2015/208 K.
SUÇLAR : Tehdit, cinsel saldırı
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/612 Esas, 2015/208 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 13.06.2018 tarihli ve 14-2015/177704 sayılı, Tebliğname ile onama görüşlü olarak Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan ile aynı mahallede oturan sanığın devamlı katılanın dükkanına gelip tehdit ve cinsel saldırıda bulunduğunu, söz konusu olaylar sebebiyle katılanın çok korktuğunu ve olayı en yakın arkadaşlarına anlattığını, bu kişilerin Mahkemede yaşanılan olayı doğruladıklarını, ancak yerel Mahkemece beraat kararı verildiğini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince; “Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu olayın sanığın katılana ait dükkana olay tarihinde sabah saatlerinde giderek dudağından zorla öpüp karşı koyması üzerine sana tecavüz ederim diyerek cinsel saldırı ve tehdit suçlarından dolayı mahkememize açılan dava olup yapılan yargılama sonucunda sanığın suçu inkar eden savunmasının aksine katılanın şikayeti içerir beyanı dışında olayın oluşuyla ilgili görgüye dayalı tanık olmayıp tanıkların beyanlarının olaydan sonra durumu kendisinin tanıklarına anlatması olup tanık anlatımlarının katılanın anlatımına bağlı olup içerik olarakta incelendiğinde katılanın sanığın kendisini zorla öptüğünü tanıklara söylediğini beyan ettiği halde tanıkların öpmeden değil öpmeye teşebbüsten bahsettikleri anlaşılıp doğrudan doğruyalık, yüzyüzelik ve sözlülük ilkeleri gereğince tarafların ve tanıkların yargılama boyunca yapılan gözlemleri de dikkate alındığında hiçbirinin beyanının diğerinin beyanına üstün tutulacak nitelikte olmadığı, şikayet ve savunmanın samimi olduğu konusunda mahkememize vicdani kanaatte gelmediği, mahkumiyet için aranan her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delilin bulunması ve mahkumiyet yönünden vicdani kanaat gelmesi hususlarının davamızdaki atılı suçlar yönünden gerçekleşmediği görülmekle sanığın atılı suçları işleme ihtimali olmakla birlikte şüpheden sanık yararlanır ilkesinden hareketle atılı suçlardan delil yetersizliği sebebiyle sanığın beraatine karar vermek düşüncesiyle hukuki ve vicdani kanıya dayanılarak aşağıdaki hüküm tesisine gidilmiştir.” gerekçeleriyle sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği ve buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir

B. Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde
Sanığa isnat edilen tehdit suçunun 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenip, ön görülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımına tabi bulunduğu ve beraat eden sanığın mahkeme sorgusunun yapıldığı 20.01.2015 tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin geçtiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Bakımından
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/612 Esas, 2015/208 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Bakımından
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2014/612 Esas, 2015/208 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye ayıkırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.05.2023 tarihinde karar verildi.