YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10222
KARAR NO : 2023/4035
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/20 E., 2015/361 K.
SUÇLAR : Reşit olmayanla cinsel ilişki, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2012/20 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararı ile sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine, karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 21.06.2019 tarihli ve 14-2015/421563 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Herhangi bir temyiz gerekçesi içermediği görülmüştür.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Yetersiz delile, eksik incelemeye, suç işlemediğine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ile katılan mağdure …’in suç tarihinden öncesinde bir otobüs yolculuğunda tanıştıkları ve bu tanışma ile arkadaş oldukları, süreç içerisinde zaman zaman görüştükleri, katılan mağdurenin 08.11.1993 doğumlu olup, suç tarihi olan 21.10.2011 tarihi itibarı ile on beş yaşını ikmal etmiş olduğu, bu görüşmeler esnasında sanık ile mağdurenin 06.10.2010 tarihinde sanığın katılan mağdure ile buluştuğu ve sanığın katılan mağdureyi adresi tespit olunamayan bir eve götürüp burada organ sokma olmaksızın cinsel münasebet yaşadıkları, keza sanığın yine katılan mağdureyi 21.10.2011 tarihinde arkadaşının evine götürdüğü ve burada mağdureye onunla evleneceği vaadinde bulunup razısı dahilinde onunla organ sokmak suretiyle cinsel münasebette bulunduğu şeklinde olay kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden Temyiz İncelemesinde
Suç tarihi itibarıyla sanığın işlediği reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun üst sınırının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “Kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Temyiz İncelemesinde
1. Olay tarihinde mağdurun on beş on sekiz yaş aralığında bulunduğu, mağdurenin sanıkla evlenme niyetiyle evden kaçtığı anlaşılması karşısında ve mevcut haliyle olayda mağdurenin evi terk etme iradesinin bulunması nedeniyle çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluştuğu gözetilmeden sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı
Kanun’un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 02.06.2015 tarihli mahkeme sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2012/20 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.11.2015 tarihli ve 2012/20 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.