YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/16683
KARAR NO : 2023/4036
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
ASIL KARAR TARİHİ : 22.06.2022
EK KARAR TARİHİ : 19.07.2022
SAYISI : 2022/882 E., 2022/1100 K.
SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
Mağdure … vekilinin temyiz istemi yönünden; Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi olan Hacer’in, İlk Derece Mahkemesinde verdiği 09.01.2020 tarihli duruşma ifadesinde sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden mağdure … vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Mağdure … vekilinin temyiz istemi yönünden; Mağdure … *** vekili yokluğunda verilen hükme karşı verdiği 27.06.2022 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunulmuş ise de 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesi ve 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz sebepleri gösterilmediğinden vaki temyiz isteminin, aynı sayılı kanunun 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; Sanık hakkında bozma üzerine verilen asıl kararın ve sanık müdafii tarafından asıl kararın temyizi üzerine verilen ek kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2020 tarihli ve 2019/242 Esas, 2020/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdure …’a yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun), 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; mağdure …’ye yönelik ise çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2020/650 Esas, 2020/896 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin mağdure …’a yönelik kurulan çocuğun nitelikli cinsel istismar suçuna dair istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece hükmünün kaldırılarak sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un, 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi ile 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan sair hükümlere yönelik katılan Bakanlık vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2020/650 Esas, 2020/896 Karar Karar sayılı kararının katılan mağdure … vekili ve katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.03.2022 tarihli ve 2021/19254 Esas, 2022/2441 Karar sayılı kararı ile “Olayın intikal zamanı, mağdurelerin aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen beyanları, mağdureler haklarında düzenlenen 09.08.2019 tarihli adli muayene raporlarının içerikleri, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2022/882 Esas, 2022/1100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223’üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurelerin açık ve ayrıntılı beyanları ve sanığa iftira atmaları için herhangi bir neden bulunmaması karşısında sanığın atılı suçlardan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesine yönelik olduğu görülmüştür.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Katılma yoluyla asıl kararın temyiz edildiğine, beraat eden müvekkili lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.
C. Mağdure … Vekilinin Temyiz İstemi
Herhangi bir temyiz sebebi içermediği görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2019 tarih ve 2019/4393 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın mağdure …’u evine götürüp bazen de kendisi mağdurenin evine giderek dudağından öpüp, göğüslerine dokunup ve vajinasına ellerini sokak suretiyle mağdureye karşı cinsel arzularını tatmin etmek amacıyla aynı suç işleme kapsamında zincirleme şekilde “Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma” ve “Organ Sokmak Suretiyle 12 Yaşından Küçük Çocuğa Nitelikli Cinsel İstismar” suçlarını işlediği, sanığın mağdure …’yi evine götürüp yanağını öpüp poposunu okşamak suretiyle cinsel amaçla yapmış olduğu eylem ile “Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma” ve “12 Yaşından Küçük Çocuğa Karşı Sarkıntılık Düzeyini Aşan Cinsel İstismar” suçlarını işlediği anlatımıyla sanık hakkında kamu davası açıldığı görülmüştür.
2. Yargılama neticesinde mahkeme tarafından, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen çelişkili ifadeleri, tanık beyanları, savunma ile dosya içeriğine göre sanığın
üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı tespit ve değerlendirmesiyle sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi olan Hacer’in, İlk Derece Mahkemesinde verdiği 09.01.2020 tarihli duruşma ifadesinde sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden mağdure … vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan Mağdure … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Mağdure … vekili yokluğunda verilen hükme karşı verdiği 27.06.2022 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinde bulunulmuş ise de 5271 sayılı Kanun’un 294 üncü maddesi ve 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz sebepleri gösterilmediğinden vaki temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yapılan yargılama neticesinde mahkemece kabul ve takdir kılınmış beraat hükümlerinin tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre usul ve kanuna uygun bulunduğundan katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
D. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık müdafiinin temyiz isteminin reddine ilişkin verilen ek kararın gerekçe içeriğine göre usul ve yasaya uygun bulunduğundan sanık müdafiinin ek karara yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
A. Mağdureler Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle mağdure … vekili ile mağdure … vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekili ile Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2022/882 Esas, 2022/1100 Karar sayılı asıl kararı ile 19.07.2022 tarihli ek kararında kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi.
Hükme iştirak eden üye …’un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK’nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.