Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/19835 E. 2022/16653 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19835
KARAR NO : 2022/16653
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında … … tarafından verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 23.06.2021 tarih ve 2021/İHK-15841 sayılı itirazın reddine dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya yapılan başvuru sonucunda zararın karşılanmadığını belirterek oluşan maddi zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
… Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 5.894,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 62.350,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 68.245,03 TL tazminatın 23.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2) Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
a) Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan ve Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 12.02.2020 tarihli raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlendiği ve olay tarihi itibarıyla bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca maluliyet raporunda davacının sol bacağında meydana gelen kırık nedeniyle malul kaldığının tespit edildiği, dosyada mevcut genel adli muayene formunda davacının bacağında yaralanma olduğuna dair şikayeti olmadığı gibi bu yönde bir teşhis de olmadığı, davacının kazadan 12 gün sonra hastaneye başvurusu sonucunda sol bacağında kırık tespit edildiği, hükme esas alınan maluliyet raporunda genel adli muayene formu ve olay günü çekilen röntgen sonuçlarının değerlendirilip tartışılmadığı görülmektedir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları ve çekilen röntgenleri de eklenerek davacıya ait Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK İhtisas Kurulundan, davacının ikametine en yakın üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından veya Sağlık Bakanlığının belirlediği yetkili hastanelerden, davacının yaralanması ile trafik kazası arasında illiyet bağı olup olmadığını da tespit edecek şekilde rapor alınıp sonucuna göre davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
b) Dosya kapsamına göre davacının olay tarihinde polis memuru olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının SGK hizmet dökümündeki geliri esas alınarak 5.894,78 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmış ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin itirazlar İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir.
Davacı memur olması nedeni ile geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını almaya devam etmekte olup bu dönemdeki zararı, varsa bu süre içerisinde çalışamadığı için alamadığı ek ödemeleri kadardır. Bu durumda davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşı eksik ödenmiş ise buna ilişkin fark bedeli ve varsa bu süre için mahrum kalınan ek ödemeler, döner sermaye gelirleri gibi ek gelirleri araştırılarak, çalışamadığı dönem hesabında (varsa) bu gelirler esas alınmak suretiyle hesaplama yapılması için ek bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
c) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; …’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a, b ve c) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 12.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.