YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5528
KARAR NO : 2023/4765
KARAR TARİHİ : 05.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/381 E., 2015/90 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’un (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/110213 soruşturma numaralı ve 27.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/381 Esas, 2015/90 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.03.2018 tarihli ve 14-2015/153867 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdure ile sanık arasında rıza kapsamında cinsel münasebet yaşandığına, mağdurenin yaşını on beşten büük söylediğine, sosyal medyada da yaşını büyük olarak yazdığına, mağdurenin mahkeme aşamasında beyanından döndüğüne, ailesinin baskısı ile kolluktaki gibi beyanlarda bulunduğuna, tüm bu sebeplerle sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanarak beraat kararı verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinden önce Facebook isimli sosyal paylaşım sitesi üzerinde tanışan sanık ve mağdurenin bir müddet arkadaşlıklarının bu sitede devam ettiği, aralarındaki mesajlaşmanın sürdüğü, süreç içerisinde aralarında duygusal bir ilişkinin başlaması üzerine buluşmaya karar verdikleri, mağdurenin okulunun önünde buluştukları, suç tarihi olan 03.11.2014 tarihinde keza sanığın mağdurenin okumuş olduğu okulun girişine sabahleyin gittiği, burada mağdure ile buluştuğu ve onu yine kendi evine götürdüğü, eve vardıklarında başlangıçta sanığın annesinin evde olmasına karşın annesinin bir müddet sonra evden ayrıldığı, annesinin ayrılmasından sonra sanığın mağdure ile basit istismar kapsamında cinsel yakınlık kurduğu, mağdurenin okula gitmediğini anlayan şikâyetçinin mağdureyi sıkıştırması ve söylememesi üzerine sosyal medyadaki hesabını kontrol etmesi ve yazışmaları görmesi ile intikalin gerçekleştiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hüküm, olayın intikal şekli ile zamanı, sanığın aşamalarda mağdurenin yaşını büyük bildiğine dair beyanları ve sanık beyanlarını destekleyen tanık beyanları, mağdurenin sosyal medya hesabı ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda dosya kapsamı ile uyumlu değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 230 uncu maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Gerekçeye istinaden Tebliğname de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2015 tarihli ve 2014/381 Esas, 2015/90 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.09.2023 tarihinde karar verildi.