YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8389
KARAR NO : 2023/2436
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2569 Esas, 2021/1222 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/868 E., 2018/632 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının 01.02.2008 tarihli bayilik sözleşmesi imzaladıklarını, 23.09.2008 tarihli protokol ile de bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, protokolde müvekkilinin davalıya satmış olduğu tüm cihazların iade edilmesine karşılık 394.000,00 TL tutarlı bononun 15.10.2008 tarihine kadar eşit vadelerle 3 ay içinde ödenmek üzere çeklerle değiştirilmesinin kararlaştırıldığını, verilen senetlerin çeklerle değiştirildiğini, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının cihazları teslim etmediğini ve ayrıca davalı yanca 194.000,00 TL tutarlı çekin teslim alınmadığı ileri sürülerek açılan alacak davasının Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 10.07.2013 tarih, 2009/73 E. sayılı dosyasında reddedildiğini, 2009 yılı itibariyle 592.000,22 TL alacak olduğunu, bu tutardan 56.376,00 TL teslim yapılmayan malzemenin düşümü sonucunda bakiye 536.499,85 TL alacak için başlatılan icra takibine itirazın haksız olduğunu, cihazların teslimine yönelik ihtarnamenin ödeme emrinin tebliğinden sonra yapıldığını ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; protokol hükümlerine göre davacıya cihazların teslimi amacıyla ihtar çekildiğini, davacının ise karşı ihtarla cihazların 6 yılı aşkın süre teslim edilmemesi nedeniyle cihazlar için yıllık 35.000,00 TL kira bedeli ödenmesi ve yıpranma payı karşılığı dikkate alınarak 3.000 USD üzerinden fatura edilmesi halinde ifa anlamına gelmemek kaydı ile cihazların teslim alınacağının belirtildiğini, davacının taleplerinin yerinde olmadığını, cihazlardan birinin davacı tarafından dava dışı bir şirketin girdiği ihale sonucunda davacı tarafından bizzat hastaneye götürülerek kurulduğunu, teknik servis ve desteğin davacı tarafından verildiğini, dava dışı şirketten cihazın istenmesine rağmen iade edilmediğini, bu hususun Sivas Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/45 D. İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiğini, talebin mükerrer olduğunu, davacının edimlerini yerine getirmemesi üzerine sözleşmenin feshedilerek, söz konusu protokolün imzalandığını bildirerek haksız olarak açılan davanın reddine, davacının %20’den az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bayilik sözleşmesinin feshi kapsamında protokol düzenlendiği, bu protokole göre davacının 394.000,00 TL’lik bono ve 56.376,00 TL’lik malzeme vereceğinin, davalının ise leasing sözleşmesi ile alınan ve kendinde bulunan iki adet cihazı davacıya teslim şartının kararlaştırıldığı, davacının protokolde belirlendiği gibi bonoyu çekle değiştirdiği, çek bedelini ödediği, buna rağmen cihazların kendisine teslim edilmediğini ileri sürerek hem ödenen çek bedelini hem de bakiye alacak tutarını davalıdan tahsili için icra takibine giriştiği, davalının ise protokole göre teslimi gereken malzemenin verilmediği, cihazların ise ihtara rağmen teslim alınmadığı, cihazların birinin ise davacı tarafından hastanede işletildiği, diğer cihazın ise teslime hazır olduğunu savunduğu, Sivas 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/45 D. İş sayılı dosyasında davalının başvurusu üzerine cihazın bulunduğu Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Bölümünde makine mühendisi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, alınan raporda cihazın Garanti Finansal Kiralama A.Ş. tarafından finansal kiralama yolu ile alınan cihaz olduğunun belirlendiği, cihazın davacı tarafından dava dışı kişiye verildiği ve onun tarafından kullanıldığının tespit edildiği, dosya içerisindeki 10.04.2009 tarihli “… Dikkatine” başlıklı davacı şirket kaşesi ile imzalanan yazıda da adı geçen cihazın davacı ve davalı arasındaki sözleşmeye istinaden laboratuvara verildiği, bu duruma göre anılan cihaz yönünden, yazı tarihinin de protokol tarihinden sonra olduğu dikkate alındığında cihazın davacının kendi bilgisi dahilinde Sivas Üniversitesine verildiği davalının bu cihazı teslim etmediği yönündeki iddianın ispat edilemediği, taraflar arasındaki protokolde bahsi geçen diğer cihaz yönünden yapılan incelemede ise davalının cihazı teslime hazır olduğunun usulünce bildirilmesine yönelik yapılan ihtara rağmen davacı tarafından teslim alınmadığı, yine protokolde yazılı 56.376,00 TL tutarındaki testlerin davacı yanca davalıya teslim edilmediği, bu nedenle bu cihaz yönünden de davacının cihazın teslim edilmediği iddiasının yerinde olmadığı, karşı tarafın protokol gereği edimlerini yerine getirmediğinden bahisle protokolden dönülerek davaya konu bedelin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine takibin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davacının kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı yanca 14.07.2009 tarihinde çekilen ihtarnamenin mahkemece dikkate alınmadığını, bu ihtarname ile müvekkilinin yaptığı ödemelerin inkar edildiğini, cihazların teslim edilmeyeceğinin belirtildiğini, ayrıca cihazların leasing borçlarının da ödenmediğinin ikrar edildiğini, davalı yanın protokolü tek taraflı olarak fesih ve ihlal ettiğini, dolayısıyla söz konusu protokolün uygulanabilirliği yahut bir geçerliliğinin bulunmadığını, geçerliliği bulunmayan ve feshedilmiş bir protokol/sözleşme uyarınca müvekkilinin cihazları teslim almaması sebebiyle temerrüde düştüğü bu sebeple alacağını talep edemeyeceği gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bayilik sözleşmesi ve sözleşmenin feshi kapsamında düzenlenen protokole göre alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2.Taraflar arasındaki 23.09.2008 tarihli tasfiye protokolünün 1 nolu maddesine göre davalının tüm cihazları iadesine karşılık davacı yanca 394.000,00 TL bedelli senet verilecek ve söz konusu senet 15.10.2008 tarihine kadar eşit vadelerle 3 ay içinde ödenmek üzere çeklerle değiştirilecektir. Nitekim, 10.07.2013 tarih 2009/732 E. 2013/429 K. sayılı Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında da 394.000,00 bedelli senedin ilk olarak davalıya teslim edildiği, çeklerin davalıya verilmesi akabinde bu senedin davacıya iade edildiği hususları açıklığa kavuşturulmuştur. Kesinleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 10.07.2013 tarih, 2009/732 E. ve 2013/429 K. sayılı kararında davanın reddine ilişkin mahkeme kararı kesinleşmekle birlikte icra edilebilir hale gelmiş ise de o davadaki iddia ve savunmalar dava tarihindeki bulgu ve veriler çerçevesinde sonuç doğuracağından mahkemece işbu davadaki davalı ediminin temerrüdü de o dosyadaki dava tarihi olan 26.11.2009 tarihi olarak belirlenip sonuca ulaşılması gerekirken, karar tarihi olan 10.07.2013 tarihinin esas alınması usul ve yasaya aykırıdır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş öncelikle 394.000,00 TL ödeme ile taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin tasfiye anına dek oluşan cari hesap bakiyesinin hesaplanması ve bundan protokolün 4 üncü maddesinde sözü edilen 56.376,00 TL miktarın mahsubu ile varılacak sonuca göre karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ile karar tesisi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.