YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1192
KARAR NO : 2023/4162
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/360 E., 2021/423 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli ve 2020/104 Esas, 2020/350 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan davada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) bendi ile 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 02.03.2021 tarihli ve 2021/360 Esas, 2021/423 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulup re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik, sanık, sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.01.2023 tarihli ve 9-2023/11108 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin uzun yıllar psikolojik tedavi gördüğüne, beyanlarının gerçeğe aykırı olduğuna, mağdurenin beyanı dışında da cezalandırma için somut delil bulunmadığına, 06.12.2019 tarihli “Çocuklar hakkında özel gereksinim” raporuna göre beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, raporda orta düzeyde özel gereksinime ihtiyacı olduğunun belirtildiğine, iddia ettiği eylemler hakkında net bir tarih vermediğine, sanığın üvey annesi ve üvey annesinin kardeşi ile arasının iyi olmadığına, bu nedenle evden gönderilmek istendiğine, bu nedenle asılsız ithamda bulunduğuna, dosyada dinlenen tanıkların beyanlarının görgüye dayalı olmayıp ifadelerinin çelişkili olduğuna, mağdurenin abisinin anne ve babasına zarar vereceğini söyleyerek tehdit etmediğini söylemesine rağmen tanıkların mağdurenin kendilerine abisinin tehdit ettiğini söylediğini ifade ettiklerine, şikayetçi anne ve babanın sanığın suçsuz olduğunu bildikleri için şikayetlerinden vazgeçtiklerine, ayrıca sanığın tüm gün çalıştığından mağdure ile evde yalnız kalmasının mümkün olmadığına, suçu kabul etmemekle birlikte eylemin sarkıntılık boyutunda kaldığının değerlendirilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Gerekçe gösterilmeden 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasının doğru olmadığına, katılan olmalarına rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkemece; “Mahkememizce yapılan yargılamanın sonucunda; suç tarihinde 12 yaşından küçük olan mağdurenin, üvey kardeşi olan sanık … ile aynı evde ikamet ettiği, ay ve gün olarak kesin suç tarihi belli olmamakla birlikte 2019 yılı içerisinde sanığın mağdure ile evde yalnız olduğu zamanlarda yanına giderek cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla kıyafetleri üzerinden mağdurenin cinsel organına dokunduğu, farklı bir tarihte mağdure odasında iken odaya gelerek mağdurenin yanına uzandığı, mağdureye arkasından sarılarak kendisine yasladığı, bu esnada ereksiyon halindeki cinsel organını mağdureye değdirdiği, aynı anda eliyle mağdurenin cinsel organına dokunduğu, yine farklı bir tarihte mağdure oturma odasında yalnız iken mağdureye arkasından sarıldığı ve mağdurenin cinsel organına dokunduğu; iddia, savunma, mağdur beyanları, tanık beyanları, mağdur hakkında tanzim edilmiş adli görüşmeci raporları, Görüşme Bilgileri Formu ile tüm dosya kapsamından anlaşılmış; sanığın bu şekilde suç tarihinde 12 yaşından küçük mağdureye karşı zincirleme olarak çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği sonucuna varılmıştır.
Sanık savunmasında özetle; mağdurenin üvey kardeşi olduğunu, mağdurenin psikolojik sorunları bulunduğunu, mağdure ile boğuşurken babasının kendilerini gördüğünü ve ayrıldıklarını, mağdureyi ağabey- kardeş ilişkisi çerçevesinde yaklaştığını, cinsel bir eyleminin bulunmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
Sanık, suçlamaları kabul etmemekte ise de; mağdurenin anlatımlarına benzer bir şekilde mağdure ile boğuşurken babaları olan müşteki …’un kendilerini gördüğünden bahsetmektedir. Sanık, dava konusu olmamakla birlikte kendi öz teyzesi olan dava dışı … *** ile cinsel bir takım olaylar yaşadığını anlatmıştır. Mağdurenin, okul arkadaşlarına başına gelen cinsel istismar olayını anlatması ile bu olay mağdurenin öğretmenine intikal etmiş, ardından mağdure ile yapılan görüşme sonrası bir tutanak tutularak adli birimlere bildirim yapılmıştır. Bununla birlikte, mağdure kendi el yazısı ile başından geçen cinsel istismar olayını ‘Görüşme Bilgileri Formu’ adı altında yazıya dökmüştür. Mağdurenin yaşı dikkate alındığında iddianameye konu cinsel eylemleri bizzat yaşamadan bilebilmesi ve bu şekilde ayrıntılı olarak anlatması beklenemez. Mağdurun haksız yere sanığı suçlaması için bir sebep ile taraflar arasında bu tarz bir iftiranın atılmasını gerektirecek bir husumet bulunmamaktadır. Mağdure, Adli Görüşme odasında uzman eşliğinde dinlenmiştir. Olayın ortaya çıkış şekli, olayın üzerinden uzun bir süre geçmesine rağmen mağdurenin beyanlarının önceki beyanlarına benzer şekilde ve ayrıntılı oluşu dikkate alındığında; sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilerek bu savunmaya itibar edilmemiştir. Mağdurenin beyanları tüm aşamalarda ayrıntılı ve tutarlıdır. Mağdure, bu olayların pek çok kez yaşandığını beyan etmiştir. Müşteki … da mağdurenin anlatımına uyacak şekilde sanık ve mağdureyi yan yana gördüğünü Mahkeme huzurundaki beyanında dile getirmiştir. Mağdurenin cinsel istismar olayını anlatmış olduğu okul arkadaşları ve rehber öğretmeni de tanık olarak dinlenmiş, mağdurenin beyanlarını doğrulamışlardır.
Açıklanan nedenlerle; sanığın, farklı zamanlarda ve birden fazla kez mağdureye cinsel amaçla dokunduğu, sanığın eylemlerinin ani ve kesintili olmadığı, sanığın eylemlerinin sıklığı ve süresi dikkate alındığında sarkıntılık boyutunu aştığı ve cinsel istismar suçunu oluşturduğu sonucuna varılarak sanığın eylemlerine uyan cinsel istismar suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın, mağdurenin aynı babadan olma üvey kardeşi olması sebebi ile TCK.’nın 103/3-c maddesi gereğince cezasında ½ oranında artırım yapılmıştır. Sanığın cinsel istismar suçunu, değişik zamanlarda ancak bir suç işlemek kararının icrası kapsamında, birden fazla kez işlemiş olduğu ve işlenen suç sayısı nazara alınarak sanığa verilen cezada TCK.’nın 43/1. maddesi uyarınca ¼ oranında artırım yapılmış, sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları lehine indirim sebebi kabul edilerek yapılan açık yargılama sonunda sanığın sabit olan suçundan dolayı cezalandırılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” şeklindeki gerekçeyle karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 02.03.2021 tarihli ve 2021/360 Esas, 2021/423 Karar sayılı kararında sanık müdafiii ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.