YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5893
KARAR NO : 2023/4804
KARAR TARİHİ : 05.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/378 E., 2015/206 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/378 Esas, 2015/206 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma yapıldığına, katılan mağdurenin beyanlarının gerçek dışı ve çelişkili olduğuna, delil bulunmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemenin Kabulü
Sanık ve katılanların soruşturma ve yargılama aşamasında alınan beyanları, kolluk tarafından tutulan tutanak tüm dosya kapsamının incelenmesi ile sanığın olay tarihi itibariyle on sekiz yaşından küçük katılan mağdureye para karşılığı cinsel ilişki teklifinde bulunmak ve bu sırada omuzlarından tutarak kendisine doğru çekmek suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği sonuç ve kanaatine mahkemece varılmıştır. Sanık her ne kadar savunmasında, hakkındaki suçlamayı kabul etmediğni, mağdurenin erkek arkadaşı ….’nın uyuşturucu kullandığını bildiği için kendisinden uyuşturucu istediğini, vermediğini, bunun üzerine yanına mağdureyi gönderdiğini, mağdurenin yeğeni ile arkadaş olduğunu, dört senedir evine gidip geldiğini, mağdure yanına gelince istediğini yapmadığını, uyuşturucu vermediğini, bunun üzerine hakkında bu şekilde isnatta bulunduğunu, mağdurenin annesinin mağdureyi altı erkekle aynı arabaya bindirdiği şeklinde kendisini savunmuş ise de sanığın mağdurenin kendisine suç isnadı için gösterdiği sebep mahkemece makul görülmediğinden ve sanık hakkında mahkemeye benzer suçtan kamu davası açıldığı bilinmekle savunmasına mahkemece itibar edilmemiştir. Sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan eylemine uyan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaleti ile aynı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Suç tarihinden sonra 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinde değişiklik yapılmış olup sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin incelenmesi ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının sanığın lehine olduğu anlaşılmaktadır. Sanığın yargılama sırasındaki davranışları, yargılama sırasında savunmasını yaparken mağdurenin annesinin mağdureyi altı erkekle aynı arabaya bindirdiğine ilişkin beyanı, suçu işledikten sonra yargılama aşamasında suçtan pişmanlığının bulunmayışı ve olaydan sonraki tutumu dikkate alınarak sanık hakkında aynı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Sanığa verilen hapis cezasının iki yılın üzerinde olması nedeniyle şartlar oluşmadığından sanık hakkında aynı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmü uygulanmamıştır. Sanık hakkında öngörülen hapis cezası nedeniyle hak yoksunluklarına ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmiştir. Tüm bu sebeplerle, sanığın üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilerek hüküm kurulduğu belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mağdurenin soruşturma aşamasında alınan beyanında, sanığın kendisine para karşılığı birlikte olma teklifinde bulunup omuzlarından tutarak kendisine doğru çekmek istediğini beyan etmesine karşın kovuşturma aşamasında olay sırasında sanığın kendisine yönelik fiziksel herhangi bir eylemi olmadığını beyan etmesi karşısında, sanığın mağdureye yönelik fiziksel teması hususunda şüphe oluştuğu gözetilmeden yazılı şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/378 Esas, 2015/206 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.09.2023 tarihinde karar verildi.