YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8665
KARAR NO : 2023/3061
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI :2020/704 E. 2021/1392 K.
HÜKÜM :Asıl davada kabul, birleşen dava ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2015/997 E., 2019/1151 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl dosyada davalı/birleşen dosyada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosyada davalı/birleşen dosyada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 31.678,11 TL olup karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kalmaktadır.
I. DAVA
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı İSKİ Genel Müdürlüğünün “Bilgi İşlem Log Yönetimi Sistemi ve Korelasyonu ile Gelişmiş Saldırı Tespit Analiz Sistemi Alımı Mal Alımı” konusunda açmış olduğu 2014/165537 kayıt numaralı ihaleye katıldığını, ihalenin 905.000,00 TRY+ KDV bedelle müvekkiline kaldığını, 03.03.2015 tarihinde de taraflar arasında sözleşme aktedildiğini, müvekkilinin, ihale konusu ürünleri teknik şartname ve sözleşmede belirtildiği şekilde eksiksiz olarak teslim etmiş olmasına rağmen davalının, 10.08.2015 tarihli bildirimiyle işin süresi içinde teknik şartnameye uygun olarak bitirilmediği ve süresi içinde müvekkilince eksikliklerin giderilmesi için ilave süre talebinde de bulunulmadığından bahisle sözleşmeyi feshettiğini, sözleşme bedeli taraflarına ödenmediği gibi, 54.500,00 TL bedelli kesin teminat mektuplarının da irat kaydedildiğini, bahse konu sözleşmeye göre malın teslim süresinin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 100 (Yüz) takvim günü olduğunu, müvekkilinin de 20.05.2015 tarihinde davalıya muayene ve kabul işlemlerinin yapılması için bildirimde bulunduğunu, davalının da 04.06.2015 tarihinde muayene ve kabul komisyonunca inceleme ve kabul işlemlerine başlandığını bildiren dilekçesini gönderdiğini, ancak müvekkiline muayene ve kabul işlemlerinin yapılacağı tarih ve yeri bildirmediğini, Mal Alımları Denetim Muayene ve Kabul İşlemlerine Dair Yönetmeliğinin 11 inci maddesindeki düzenlemesine aykırı hareket edildiğini, hem 5 iş günü şartına riayet edilmeyerek muayene ve kabul işlemlerine 10 gün kadar gecikmeli olarak başlandığını, hem de idare tarafından yüklenicinin bu işlemler için hazır olması gereken yer ve tarihin bildirilmediğini, bu husus davalı idareye bildirilmesine rağmen, müvekkiline herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, müvekkilinin yokluğunda inceleme yapıldığını ve sonuç olarak da işin teknik şartname ve sözleşmeye uygun olarak teslim edilmediğini ve sözleşmede belirtilen süre zarfında mal teslimi yapılmaması halinde gerekli işlemlerin yapılacağını bildiren yazının 12.06.2015 tarihinde gönderildiğini, mal tesliminin 20.05.2015 tarihinde yapılmasına karşın idarece yaklaşık 20 gün beklendiğini, bunun nedeninin ise 11.06.2015 tarihinin malın son teslim tarihi olduğu, davalının bu tarih geçtikten sonra 12.06.2015 tarihinde bildirimde bulunduğunu, idarenin kötüniyetli davrandığını, müvekkilinin, sözleşme ve teknik şartnamede kapsamındaki tüm işleri süresi içinde ve gereği gibi yerine getirdiğini, bu nedenle sözleşmenin feshinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik iş olması ihtimalinde dahi idarece gerekli sürenin verilmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 34 üncü maddesindeki düzenleme gereğince işin tamamlandığı, muayene ve kabul işlemlerinin yapılması için gereğinin yapılmasının bildirildiği tarihten, incelemenin bittiği ve işin teknik şartname ve sözleşmeye uygun olarak teslim edilmediğinin bildirildiği tarihe kadar olan zamanda (20.05.2015-11.06.2015) 100 günlük malın teslimi için gerekli olan sürenin işlemediğini, bu durumda işin teslim edilmesi için son günün 03.07.2015 olduğunu, buna rağmen süre taleplerinin reddedilerek sözleşmenin feshedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun (4735 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi uyarınca müvekkili ve müvekkili şirket yetkilisi hakkında ihale yasağı kararı alındığını, bu kararın kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili mercilere bildirilmesinin söz konusu olduğunu, kamu ihale kurumu ve ilgili mercilere bildirim yapılmaması yolunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, sözleşmenin haksız olarak fesh edildiğinin tespitine, irat olarak kaydedilen teminat miktarı olan 54.50,00 TL’nin ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olan müvekkilinin sözleşme bedeline hak kazandığının tespiti ile şimdilik 45.600,00 TL sözleşme bedelinin ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, yüklenici davalı şirket ile müvekkili İdare arasında imzalanan mal alım sözleşmesi gereğince; “4735 sayılı Kanunun 19, 20 ve 21. maddelerine göre sözleşmenin feshedilmesi halinde kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayınlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir. Güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir.” hükmüne göre TEFE endeksinin 1.355,91 TL teminat güncelleme farkı hesaplandığını, sözkonusu teminat güncelleme farkı bedelinin ödenmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, dava konusu bedelin davalı tarafından bugüne kadar ödenmediğini, teminatın alındığı tarih ile irat kaydedildiği tarih arasındaki güncelleme farkı tutarı olan 1.355,91 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde; 06.01.2015 tarihinde ihalesi yapılan. 2014/165537 İKN’li “Bilgi işlem Log Yönetim Sistemi ve Korelasyonu ile Gelişmiş Saldırı Tespit ve Analiz Sistemi” alımı işinin KDV hariç 905.000,00 TL bedel ile davacı şirketten teminine karar verildiğini, firma tarafından işin yürütülmesine dair işlemlere ve kurulumlara 16.03.2015 tarihinde başlanıldığını, yüklenici firma ile kurumları arasında sözleşme imzalandıktan iş bitimine kadar olan süre içerisinde yapılan çalışmaların yüklenici firmaya tevdi edilen 28.08.2015 tarihli yazı ekinde yer alan iş süreci raporunda da tüm ayrıntılarıyla anlatıldığını, 25.05.2015 tarihinde başlayan ve firmanın fiili olarak iştirak ettiği muayene ve kabul işlemlerinde işin teknik şartname ve sözleşme hükümlerine uygun olarak tamamlanamadığının tespit edildiğini, işin teslim süresi olan 11.06.2015 tarihinde bitirilmemesi ve teknik şartnameye uygun olarak gerçekleştirilmemesi sebebiyle muayene ve kabul komisyonunun tespit ettiği eksikliklerin tutanak haline getirilerek 12.06.2015 tarihli yazının yüklenici firmaya tevdi edildiğini, yüklenicinin muayene ve kabul komisyonu hakkında yaptığı itirazın tamamen yersiz ve usule aykırı olduğunu, firmanın eksikliklerin giderilmesi yönünde hiçbir çalışma yapmadığını, kabul komisyonunun değiştirilmesi yönünde yasal süresi içerisinde herhangi bir talepte bulunmadığını, işi gerçekleştirdiğini beyan etmesinin sadece firmayı bağladığını, firma tarafından kabul komisyonunun tespit ettiği eksikliklerin kabul edilmediğine dair 30.06.2015 tarihli yazının gönderilmesi üzerine güvenlik grubu uzman personeli, muayene kabul komisyonu ve daire yöneticileri tarafından teknik şartnamede eksik görülen hususların teknik inceleme tutanağı haline getirildiğini ve eksikliklerin giderilmesi yönünde 14.07.2015 tarihli yazı ile yüklenici firmaya tevdi edildiğini, tutanakta işin teknik şartname ve sözleşme hükümleri çerçevesinde tamamlanamadığının açıkça görüldüğünü, 30.07.2015 tarihli yönetim kurulu kararı ile sözleşmenin feshedildiğini, işin eksik olması ihtimalinde yüklenici firmaya gerekli sürenin verilmediği iddiasının da doğru olmadığını, yüklenici firma tarafından muayene kabulü raporunda eksikliği zikredilen hususların ikmal için herhangi bir şekilde süre talebinde bulunulmadığını, idarenin kötüniyetli davrandığı iddiasının doğru olmadığını, müvekkili idarenin işlemlerinin yürürlükteki mevzuata sözleşme hükümlerine ve hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında sözleşme akdedildiğini, davacı usul ve yasaya aykırı işlemlerle müvekkinin haklarını kullanmasını engellemiş ise de müvekkilinin ihale konusu ürünleri teknik şartname ve sözleşme de belirtildiği şekilde eksiksiz olarak teslim ettiğini, buna rağmen sözleşme bedeli ödenmediği gibi 54.500,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun da haksız olarak irat kaydedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada, taraflar arasındaki 03.03.2015 tarihli sözleşmenin 2.1.4, 2.1.19, 2.3.12 maddelerinde tanımlanan iş nedeniyle taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu, sözleşmenin diğer maddelerinde tanımlanan işin dışında kalan işlerin İSKİ tarafından kabul edildiği, sözleşmenin 2.1.4, 2.1.19, 2.3.12 maddeleri tek tek incelendiğinde davalı İSKİ’nin yazılımdan beklentisi olan ve sözleşmenin haklı feshi için gerekçe gösterdiği hususların teknik şartnamede açıkca gösterilmeyen ayrıntılar olduğu, İSKİ’nin teknik şartnamede detaylandırarak yazmadığı hususlar nedeniyle ayıp/ eksik iddiasında bulunmasının mümkün olamayacağı, davacı tarafça yapılacak iş ve hizmetin yazılım DEMO’sunun İSKİ’ye verildiği, yazılım DEMO’sunun kabul edildiği, ihtirazi kayıtla itirazda bulunulmadığı, 25.05.2015 tarihli tutanakta belirlenen ve teknik şartnameye, sözleşme hükümlerine uygun olan işin kabulü gerekeceğinden İSKİ nin eksik/ayıp iddiası ile sözleşmeyi feshetmesi haksız bulunduğu, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtlarının birbirini teyit ettiği, buna göre davalı İSKİ tarafından ödenmeyen bakiye ihale bedeli 1.068.900,00 TL miktarında davacının alacaklı olduğu, davalı İSKİ tarafından 54.500,00 TL teminatın irat olarak kaydedildiği gerekçesiyle, davacı talebi doğrultusunda, sözleşmenin haksız olarak fesih edildiğinin tespitine, irat olarak kaydedilen 54.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının sözleşme bedeline hak kazandığının tespiti ile dava dilekçesi ile istenen 46.500,00 TL sözleşme bedelinin dava tarihi 16.10.2015 den itibaren ticari avans faiziyle, ıslah dilekçesiyle artırılan 1.022.400,00 TL’nin ıslah tarihi 25.12.2017’den itibaren ticari avans faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine, birleşen davada, davacının sözleşmeyi feshinin haksız olduğundan davacı teminatları irat kaydedemeyeceği, teminatın alındığı tarih ile irat kaydedildiği tarih arasındaki güncelleme farkını da isteyemeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen karara dayanak olan bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, yargılama sırasında ve bilirkişi incelemesinde cevap ve itirazları hakkında yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, son bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen yeniden bilirkişi incelemesi yapılmadan ve ek rapor alınmadan karar verildiğini, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nın bilirkişi raporuna itiraz ile ilgili karşı görüşünün belirtildiği yazıya göre, İhale Teknik Şartnamesinde kabulü yapılmayan maddelerde geçen raporlama, korelasyon ve güvenlik zekası konularının başlık niteliğinde kalmadığını, şartnamede alarm ve korelasyonla ilgili maddelerin bulunduğunu, iş süreci öncesi ve esnasında log alınacak sistemlerin ve yapılacak korelasyonların detaylarının belirtildiğini, yazılım ürününün kalitesi, kapsamı, performansı ve mevcut 3. Parti sistemlerle entegrasyonunun şartname maddelerinde belirtildiğini, teknik şartnamenin 2.1.1 maddesinde log toplanacak kaynak sayısı, 2.1.5 maddesinde log toplama kapasitesi, 2.1.6 maddesinde saniyede işleyebileceği log miktarının belirtildiğini, Teknik şartnamenin 2.6 maddesinin altında toplanan maddelerde log yönetim sistemi donanım özelliklerinin ayrıntılı olarak belirtildiğini, Teknik şartnamenin 2.1.11 maddesinde LDAP entegrasyonunun belirtildiğini, sistem 5651 sayılı kanun gereksinimlerini desteklemek için 3. Parti yazılımlarıyla tam entegre olarak çalışmayı desteklemelidir ifadesinde, genel olarak şartnamede yazılı olan log imzalama ile ilgili bir entegrasyonun yapılmak istendiğinin kolaylıkla anlaşabileceğini, teknik şartnamenin 2.1.19 maddesinde de, daha fazla analiz yeteneğinin eklenmesi ek sistem bileşenleri ihtiyacını en aza indirmeli ve lisans anahtarı yükseltmeleriyle gerçekleştirilebilmelidir ibaresinde, sisteme güvenlik ile alakalı istihbarat sağlayacak güvenlik ürünlerinin (zaafiyet tarama, USOM zararlı bağlantı, kullanıcı davranış analizi vb.) entegrasyonunun anlaşılması gerektiğini, idarenin dava konusu ürünle alakalı teknik beklentilerini şartname maddelerinde açıkladığını, ürün kabiliyetlerinin daha iyi görülebilmesi için bir kısım isteklerini de iş sürecinde ilgili firmadan talep ettiğini, şartnamede belirtilen 2.1.4, 2.1.19 ve 2.3.12 maddeleri asgari koşulları sağlamadığından ürünün kabulünün yapılmadığını, Demo sürecinin, belirli kaynaklarla ve sınırlı olarak gerçekleştirildiğini, müvekkili idare gibi bilgi işlem alt yapısı büyük olan sistemlerde tüm sistemleri kapsayan ve tüm kabiliyetlerin görülebileceği bir demo gerçekleştirilmesinin teknik olarak mümkün olmadığını, ayrıca, demo aşamasında bilgi işlem alt yapısında olmayan yeni ürünlerin sisteme dâhil edilmesi, yeni teknoloji ve hizmetlerin ortaya çıkması sebebiyle demo süreci ile ürünün alım sürecinin farklılık arz ettiğini, Logu alınarak korelasyona tâbi tutulup raporlanacak ve alarm üretecek sistemlerin listesinin iş süreci başında firma ile paylaşıldığını, hatta hangi yöntemlerle loğların alınacağının firma ile yapılan çalışmada belirlendiğini, davacının daha önce idarelerine “Bilgi Güvenliği Yazılım ve Donanımları” ihalesi işi kapsamında güvenlik tarama yazılımları tedarik ettiğini ve bu kapsamda da idareleri ağında geniş çaplı güvenlik zaafiyet taramaları yaptığını, bu çalışma neticesinde iş gereği idarede kullanılan sunucu sistemlerine ait bilgilere sahip olduğunu, Bilgi Güvenliği Yazılım ve Donanımları işi ile alınan Zaafiyet Denetim Yazılımı (Nessus) ve Web Uygulama Denetim Yazılımının (Appscan) Logsign ile entegre edilmesinin idarelerince teknik şartnamenin 2.1.19 maddesinde geçen güvenlik zekası kavramı ile açıklandığını, iş sürecinin başında firma ile mutabık kalınarak oluşturulan logu alınacak kaynaklar (IskiSources) listesinde, davacının daha önce idareye tedarik ettiği “Bilgi Güvenliği Yazılım ve Donanımları işi ile alınan Zaafiyet Denetim Yazılımı (Nessus) ve Web Uygulama Denetim Yazılımının (Appscan) bilgilerinin de bulunduğunu, firmaya sunulan uzak bağlantı üzerinden ve yerinde ortak yapılan çalışmalar, eposta üzerinden yazışmalarda, kabulü yapılmayan şartname maddelerine istinaden yapmış oldukları talepler ve sonuçlarının belirtildiğini, bilirkişi raporunda; davacının, ihale öncesinde de davalı tarafa yazılım ürünleri sağladığı, bu nedenle davacının, davalı tarafta Windows tabanlı sunucu ve bilgisayarlardan oluştuğunu bildiği, davacının, davalı idareye verdiği teklifte “loğların logsign’ın okuyabilmesi için line-log’a çevrilmesi gerektiği” bu işlem sırasında hataların oluşabileceği ve bir geliştirmenin gerekebileceği yönünde bir uyarının bulunmadığını, Windows tabanlı bir sunucuda çalışacak bir yazılımda, Windows sunucularının domain yapısı ve güvenlik araçları ile uyumsuzluk yaşanabilecek ise, bu durumun ihaleye verilen teklif içerisinde belirtilmesinin “Culpa in contharendo” sorumluluğu kapsamında olup olmadığının hukuki yorum gerektirmesinden dolayı mahkemenin takdirine bırakıldığı belirtilmesine rağmen, gerekçeli kararda mahkeme heyeti tarafından bu hususta değerlendirme yapılmadığını, dava konusu ihtilaf bakımından ihale süreci dikkate alınarak sözleşme ve şartname hükümleri gözetilerek teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı bakımından inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, bu şartlarda teminat mektubu bedelinin iadesine karar verilmesinin sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, davacı tarafın ıslah talebine karşı da itiraz edildiğini, dava konusu miktar bakımından da ayrıca inceleme ve araştırma yapılmadığını, davacı tarafın talebi doğrultusunda karar verildiğini, Teknik şartname koşullarını sağlayamayan bir ürünün kabulünün mümkün olmadığını, yazılı yargılama usulünde duyuma dayalı iddiaların hukuki değeri bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan mal alım sözleşmesinin 36.2 maddesi gereğince; 4735 sayılı Kanun’un 19, 20 ve 21 inci maddelerine göre TEFE endeksine göre 1.355,91 TL teminat güncelleme farkı hesaplandığını, söz konusu teminat güncelleme farkı bedelinin ödenmesi için davalıya ihtarname gönderilmişse de dava konusu bedelin davalı tarafından ödenmediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve asıl davada davanın reddine, birleşen davada davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, asıl dosyada davalı/birleşen dosyada davacı vekilinin, asıl ve birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dosyada davalı/birleşen dosyada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl dosyada davalı/birleşen dosyada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenlerini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada taraflara arasındaki sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 97 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl dosyada davalı/birleşen dosyada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan, birleşen dava yönünden REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesinin asıl davaya yönelik kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl dava yönünden asıl davada davalıya yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.