Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/4789 E. 2023/5696 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4789
KARAR NO : 2023/5696
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/751 E., 2022/713 K.
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Dairemizin 2022/13080 Esas numaralı dosyası ile bağlantılı olduğundan birlikte yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2021 tarihli 2018/571 Esas, 2021/180 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 … maddesinin birinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca iki kez 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli, ve 2021/731 Esas 2021/637 Karar sayılı kararının katılanlar vekili ve sanık müdafiince istinaf edilmesi üzerine sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün bozulmasına ve sanık …’nin gerçekleşen öldürme olayına ne şekilde, nasıl yardım eden olarak iştirak ettiğinin, dosyanın, yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/731 Esas, 2021/637 Karar sayılı bozma kararı üzerine Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.02.2022 tarihli, 2021/531 Esas 2022/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye yardım suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine, karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25/04/2022 tarihli 2022/751 Esas, 2022/713 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk derece Mahkemesince kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi; suçun sabit olduğuna, sanığın her iki maktule yönelik olarak tasarlayarak öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Temyiz dışı sanık … ile maktul … arasındaki alacak borç ilişkisi bulunduğu, olay tarihinde tarafların bu meseleyi görüşmek amacıyla olay yerinde buluşma kararı verdikleri, temyiz dışı sanık … ile …’nin, sanık …’a ait araç ile maktullerin ise yanlarında tanıklar …, … ve … varken … plakalı araç ile olay yerine geldiği, taraflar arasında alacak verecek husumeti oluşturan konu ile ilgili
görüşmelerin yapıldığı sırada ilk başta tartışma ve kısa süreli arbedenin çıktığı fakat o ana kadar herhangi bir silahlı çatışmanın yaşanmadığı, daha sonra temyiz dışı diğer sanıklardan …, … ve …’ın içinde bulundukları aracın olay yerine gelir gelmez taraflar arasında silahlı çatışmanın başladığı, meydana gelen olay neticesinde maktullerin baş bölgelerine aldıkları birer adet ateşli silah yaralanması neticesinde hayatlarını kaybettikleri, olayda;
Olay öncesinde maktulleri öldürme kararı aldıklarına ilişkin de her türlü şüpheden uzak, kesin somut bir delil bulunmadığı, olay yerinde sanık …’nin alınan beyanına göre temyiz dışı sanık …’ın isteği üzerine bulunması dışında, silahlı çatışma başlamadan önce temyiz dışı sanık … ile yine …’a ait araçla olay yerine giden, maktullerle herhangi bir tanışıklığı ve husumeti bulunmayan sanık …’nin gerçekleşen öldürme olayına ilişkin husumetli olan ve maktul yakını olan tanık …’nun beyanı dışında söz konusu eylemi gerçekleştirdiğine dair soyut beyan dışında somut, her türlü şüpheden uzak herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Katılanlar vekilinin; suçun sabit olduğuna, sanığın her iki maktule yönelik olarak tasarlayarak öldürme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, yönelen temyiz sebepleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın savunmalarının aksini gösterir üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, kanuni ve takdiri delil elde edilemediği, atılı suçu işlediği hususunun sabit olmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25/04/2022 tarihli, 2022/751 Esas 2022/713 Karar sayılı kararında katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
Sanıklardan … ile maktul … arasında alacak-borç ilişkisi nedeniyle husumet bulunduğu, olay günü telefonla konuşup bu konu hakkında görüştükleri ve buluşmaya karar verdikleri sanık …’ın buluşmadan önce diğer sanıklara haber verdiği ve öncesinde bir parkta buluşarak konuyu görüştükleri çoğunda silah ve bir kısmında sopa olacak şekilde hazırlık yaptıkları ayrı ayrı 4 araç halinde buluşma yerine hareket ettikleri, bu arada olay çıkacağını anlayan maktulün de akrabalarına haber verdiği ve onlar gelmeden tek başına araçla olay yerine giderek beklemeye başladığı, sonrasında mahkeme ile dairemizin kabulünde belirtilen öldürme olaylarının gerçekleştiği sübut bulmuştur.
Her ne kadar sadece maktullere ateş eden sanıklar …, … ve …’in mahkumiyetleri diğer sanıkların ise beraatlerine ilişkin kararın onanmasına karar verilmiş ise de sayın çoğunluğun bu görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki, mahkumiyet ve beraat kararlarının gerekçesi ateş ettiği sabit olan veya sabit olmayan esasına dayandırılmış ise de bu anlayış TCK’nin 37 nci maddesi ile 39 uncu maddelerinin uygulanmasına ilişkin gerek Dairemizin ve gerekse Ceza Genel Kurulunun yerleşik içtihatlarına aykırıdır. Olay yerine transit araçla en son gelen ve biraz yavaşladıktan sonra hiç durmadan yine aynı araçla oradan ayrılan sanıklar … ve …’ın suçun icrası sırasında orada bulundukları sabit olmadığından bu sanıklar yönünden verilen beraat kararları isabetli ise de suç işleme kararı alınırken orada bulunan … ile …’nin suçun icrası sırasında olay yerinde oldukları, sanık …’nin ateş edip etmediği kesin olarak kanıtlanmasa da silahlı olarak olay yerine gittiği, maktul …’ın sanık …’dan silahını almaya çalıştığı sırada maktule engel olduğu ve sanığın bu silahla olayı gerçekleştirdiği, yine sanık …’da silah olup olmadığı anlaşılmamış ise de sanığın suçu doğrudan doğruya icra eden sanıklarla birlikte olay yerine ikinci gelen araçta olduğu, fiilin işlenişi üzerinde ortak hakimiyet kurduğu kanıtlanamasa da araçtan inerek orada
bulunmak suretiyle diğer sanıklara cesaret verdiği, kalabalık görünerek maktullerin direncinin kırılmasına yol açtıkları, suç işleyen sanıklarla birlikte olay yerinden kaçtığı nazara alındığında sanıklar … ve …’nın TCK’nin 39 uncu maddesi anlamında sorumlu oldukları ve cezalandırılmaları gerektiğinden kararın bu yönüyle bozulması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum. 11.10.2023